SON DAKİKA
reklam
reklam

Milli Marşlar

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 5 Temmuz 2022, Salı - 14:16   Okunma Sayısı:

SSCB yılışından sonra 

                                                                          

1991 ve 1992 yılları arasında çeşitli anlaşmalar imzalandı. Önce Sofya Belgesi, ardından Edirne Belgesi gibi anlaşmalarla askeri eğitim konusunda işbirliği ve sınırın 15 km yakınında askeri manevralar yapmama konularında anlaşmaya varıldı.

 

Taraflar askeri alanda güven artırıcı önlemler almayı kabul ettiler ve her iki taraf da 1992’de sınırdaki birliklerini geri çektiler. Ayrıca 06.05.1992’de iki ülke arasında “Dostluk, İşbirliği ve Güvenlik Anlaşması” imzalandı.

 

Bu arada, Bulgaristan aynı hükümleri içeren bir anlaşmayı Ekim 1991’de Yunanistan’la imzalamıştı. Bu da Bulgaristan’ın bu dönemde gerçekleştirmeye çalıştığı üçlü diyalog politikasına uygundu. Bulgaristan, Yunanistan aracılığıyla NATO’yla bağlarını güçlendirmeye çalıştı.

 

Türkiye’de, Bulgaristan’ın NATO’ya üyeliğini desteklediğini Mart 1992’de açıkladı. Askeri alanda başlayan bu yakınlaşma ekonomik ve kültürel alanda işbirliği şeklinde devam ettirildi.

 

Avrupa’da 

 

  1. Dünya Savaşı’nın ardından, UNESCO’nun çağrısıyla harekete geçen Avrupa ülkeleri, gelecek nesillerin birbirlerine düşman olarak yetişmemesi için ders kitaplarında ciddi bir temizlik yapmaya karar verdiler.

 

UNESCO tüm dünyaya çağrı yaptı. Avrupa ülkeleri mesafe alabildi. Özellikle 1980’li yılların başından itibaren Almanya, Fransa ve İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerde okul kitaplarını tek tek gözden geçirildi. Irka, ulusal kökenlere yönelik aşağılayıcı ve saldırgan ifadeler değiştirildi.

 

Yunanistan ile 1952’de…

 

Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkiler II. Dünya Savaşı yıllarında pek gelişme gösterememiştir. Her iki ülkenin NATO’ya girişinden itibaren görüşmeler daha yapıcı daha olumlu olmuştur.

1952’de başlatılan ve beş yıl süreyle üzerinde çalışılan ders kitaplarının karşılıklı değiş-tokuşunu içeren, düşmanca ifadelerin çıkarılmasını öngören bir antlaşma imzalamıştır. Türkiye,

 

“kesmek, kan içmek, insafsızca öldürmek, alçakca öldürmek, namussuz ve şerefsiz düşman, alçak düşman, Yunan palikaryaları, Yunan sürüleri” gibi pek çok ifadeyi ders kitaplarından çıkarmıştır.

 

İtalyan ressam Vittorio Pisani’nin ders kitaplarında yer alan vahşet tablolarına da yer verilmemiştir.

 

Yunan Milli Marşı

 

Milli Marşlar, öğrenim hayatına başlayan tüm öğrenciler tarafından öğrenilir. Hayat boyu açılış, kurtuluş, kuruluş ve anma gibi özel günlerde söylenir. Marşların özelliği kendi milletini yüceltmek, halkını heyecana getirmektir.

 

Milli Marş, bir başka ulusun adını zikrederek küçük düşürmek, aşağılamak, onların değerlerine hakaret etmek gibi sözler taşımamalıdır. İnternette bazen dakikalarca dolaştığım oluyor. İlginç konular ve yazılar buluyorum. Bunlardan birisi de Yunan Milli Marşı’dır. Yunan Milli Marşı’nın Türkçe tercümesini yayımlayan Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezine bu çabalarından ötürü teşekkürler.

 

Konvansiyonel silahlarda indirim, nükleer araştırma ve çalışmalarda frenleme ve kontrol, ders kitaplarında düşmanlık içeren sözlerden arındırma… Hepsi güzel! Milli marşlara konusunda herhalde hiçbir devlet yerinden kımıldamak istemez; hatta çoğunun ayranı kabarır. 1821’de yazılan ve 158 kıtadan oluşan Yunan Milli Marşı’nın sözlerini internetten okuyun. Değerlendirmeyi sizlere bırakıyorum.

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam