İdam cezası
Pınar Gültekin davası sonuçlandı ve gerekçeli karar açıklandı. Kamuoyundan tepkiler gecikmedi. Tenkitler, hoşnutsuzluklar ve karşı görüşler ardı ardına sıralanmaya başladı. Hatta öyle bir boyuta taşındı ki, idam cezası yeniden gündeme getirildi. Oysa daha üst mahkemeler safhası var. Bundan sonrası hukukun takip edeceği iş ve yöntemlerdir.
İdam cezası yeniden getirilirse suçsuz olduğu anlaşılan kişiyi geri getirme olanağı var mıdır? Kaldı ki, Osmanlı devlet adamlarından bile -en başta sadrazamlar- nice insanın boynu vurulmuştur. Başbakan Menderes ve Bakanları ile Deniz Gezmiş ve arkadaşları da idam edildiler. Bu kişiler devleti mi satmıştı? Tam bir ilkellik göstergesi olan bu tutum günümüze bir daha taşınmamalıdır.
Bir de idam cezası yeniden getirilse bile biz daima suçluyu koruruz. . İnsan hayatına kastetmiş bir caninin yedi sülâlesi ile 4-5 avukat mahkemeye gelir, ağlar sızlarlar… Hatta 1-2 de yalancı tanık bulur, adamı ipten kurtarırlar.
Cezaya karşı olmak
Ben idam cezasına kesinlikle karşıyım. Bu ülkenin yasaları vardır ve yeterlidir. Sadece yasalar herkese ve âdil şekilde uygulansın. Gerek duruşmadaki gerekse cezaevindeki iyi hal kavramı dikkate alınmasın. Cezaevinde kaldığı sürece her gün insan hakları, insan hayatına kastetmenin yasalardaki, toplumdaki ve dindeki karşılığı, Türk örf ve adetleri gibi konularda her gün ders verilmesinin yararlı olacağına inanıyorum.
Bu kişiler can almış bir yapıya sahip olsa da içeriye girince hukuktaki haklarından dem vurmaya başlarlar. Disiplin dışı en küçük hareketlerinin bile karşılığı olmalı veya ceza görmelidirler. Hiçbir çaba gideni geri getirmeyecektir.
Orman yangını
Muğla’nın Marmaris ilçesi Hisarönü Mahallesi Bördübet mevkiinde 21 Haziran’da başlayan orman yangını, son açıklamaya göre tamamen kontrol altına alınmıştır. Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, soğutma çalışmalarının gün boyu devam edeceğini açıklamıştır.
Orman yangınında zarar gören alanların havadan görüntülerini inceledim. Yemyeşil olan orman alanı, yürekleri burkan karalara bürünmüş. Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, 4 bin 500 hektar alanın yandığı bilgisini vermiş ve 72 saat dolmadan çalışmaların tamamlanmış olduğunu belirtmiştir.
Ormanın yandığına mı yanarsınız, içinde yanan yüzlerce dilsiz varlığın yandığına mı acırsınız bilemem. Yarın bir gün ormanı yakan kişi yargının karşısına çıkacak. Yanında mutlaka avukatı olacak. Karşısında da belki Orman Genel Müdürlüğünün bir veya iki avukatı bulunacak. Ceza olarak ne alacağını bilemeyiz ama önemli bir ceza almayacağına da kalıbımı basarım.
Peki, yanan o dilsiz dünya güzeli varlıkları kim savunacak? Her birinin avukat tutacak hali yok ya? Yangın sonrasında yanan yerlerde inceleme yapılmış. Bir eşeğin hali yürekler acısı. Tedavisine geçilmiş. Nasıl sonuç verecek bilmiyoruz. Benzer şekilde bir de dana var. Karnı, gözleri ve kulaklarıyla bacakları yanmış. İyileşmesi mümkün görülmezse onu ikinci bir facia bekliyor. Kesilmek…
Yok olan sincaplar, tilkiler, kirpiler, kuşlar, yaban keçileri ve bunların yavruları, yumurtaları vb… Vah yavrucaklar vah!
Cani herif! Biraz da sana sesleneyim: Bu hayvanların yaşam haklarını yok ettin, âhını aldın. Ne ceza alırsan al, hayatın boyunca onmayacaksın. Mazlumların âhını almayı sen ne zannediyorsun? Baban bile “Keşke oğlum ölseydi de orman yanmasaydı!” diyor. Yani seni bile gözden çıkarmış. Hayatta eşinden ayrılan sadece sen mi varsın? Bu ülkede ne dertliler var. Utan utan! Yazıklar olsun sana!
Fazla merak da etme, şimdi herkesin ayranı kabarmış durumda. Yarın senin için de hafifletici neden bulurlar ve tahliye olursun. Yeni yangınlar için hazırlık yaparsın. Duruşmaya çıkınca babanla geçinemediğini, kömür haline gelmiş kaplumbağanın sana küfrettiğini filân söylemeyi unutma! Efendim’li konuş, saygılı ol, sarhoştum ne yaptığımı bilmiyordum falan demeyi ihmal etme!
Caniler! Şunu da unutmayın ki, liyakat sahibi hâkim ve eli öpülecek savcılar da var bu ülkede. Sizin icabınıza bakacaklardır. Rahat olun (!).