SON DAKİKA
reklam
reklam

Bayramdan izlenimler

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 8 Eylül 2017, Cuma - 11:00   Okunma Sayısı:

Çatalhöyük
Bayramdan önceki hafta İstiklâl Caddesi’nde açılan Çatalhöyük araştırmaları sergisini gezdim. 7100 yıl önce Anadolu’nun bakir köşelerinden bir yerdir Çatalhöyük… Daha insanlar yerleşmeden önce kaplumbağalar, su hayvanları, kuşlar ve yumurtaları ilk sakinleri olmuş bu sulak düzlüğün… Bereketli yağmurlar tarım yapılmasına imkân sağlayınca çekmiş insanları bu sulak alana…
O insanların yaşam kültürüne ait bulgu ve tespitleri ortaya çıkaran araştırmacı grubun katlandığı zahmetleri hissetmemek mümkün mü? Heyecanlarınız heyecanımız oldu, yaptıklarınızla gurur duymanız bizleri onurlandırdı. Kazılara duyduğunuz ilgi Anadolu topraklarına olan sevgimizi arttırdı.
Sevgili Araştırmacılar,
“Mala’nın ucundan sergideki masaya” taşıdığınız kültür hazinesiyle övünüyor, sizlerle yüceliyoruz. Kazılarda gösterdiğiniz titizlik sergide özene dönüşmüş. Tüm araştırma ekibini ve sergiyi düzenleyenleri kutluyorum.
Ellerinize sağlık, gönlünüze ferahlık…
          Bayram gezisinden
    İki aile bayram gezisi yapıyoruz. Muğla-Milâs’tayız. Camisiyle gözüken köye uğradık. Girişteki ilk avlulu eve yöneldik. Burada el dokuması halı üreten bir eve girdik. Üç hanım ve kız çocukları tezgâhın başında harıl harıl çalışıyorlardı. 
    Eşlerimiz hemen dokunmuş halıların serildiği odaya geçtiler. Bir hanım onlara izahat veriyor. Kök boya, ilmik atma, düğüm sayısı veya yoğunluğu, dokunaca şeklin çıkarılması vb… Biz de orta yaşın biraz üzerindeki üç çocuklu hanımla konuşuyoruz.
    ---Dokumalar size bir kazanç sağlıyor mu?
    ---Nerede beyim? Dınnağımızla dohuyok, paranın böyyünü elin herifi alıyo.
    ---Eşiniz ne iş yapar?
    ---Yohdur, godu getti pezevanğ’adamı… Üç sıpayla galdım yalnız başıma.
    ---Ne zaman terk etti sizleri?
    ---Neredeyse beş yıl oldu…
    ---Evlenmeden önce hiç konuşmadınız mı, kulağını hiç çekmedin mi?
    ---Nerden bileca’n, gavın değel ki dibini gohlıyan?
            Bedava mezar
İSKİ kör bir boruyu çıkarmak için çukur kazıyordu. Derinliği göğüs hizasına kadar gelmişti. Sol tarafı Parkinson hastalığı nedeniyle sürekli titremeler halinde olan bastonlu bey, dışarıya atılan toprakların üzerine basarak geçerken kazı yapan işçiye gülerek,
    ---Evladım, madem kazmayı eline aldın. Onun yanına bi’ tane de benim için kazıver, dedi. Yoldan geçen diğer yaşlı:
    ---Bedava buldun, mezara gireceksin galiba? 
                 Nasıl anlaşılır?
    ---Abi sen Beşiktaşlı mısın?
    ---Nereden anladın?
    ---Saçın beyaz elbisen siyah da
Kekeme bayramlaşması
Bir bayram günü sağır ve dilsiz okuluna müfettiş gelecekmiş. Müfettiş de sağır ve dilsizlere bayramlaşmayı öğretecekmiş. Bayramlaşma için koluna bir kez dokunmak esas alınmış. Müfettiş sınıfa girmiş. 
Tüm öğrenciler müfettişin koluna bir kez dokunmuş; ama bir öğrenci sekiz kere dokunmuş. Müfettiş öğretmene sormuş; 
    ---Niye sekiz kez?
    ---Efendim, o kekemedir… 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam