SON DAKİKA
reklam
reklam

1 Temmuz-Beşiktaş

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 15 Temmuz 2022, Cuma - 14:34   Okunma Sayısı:

 

Gazetemizin yazarlarından sevgili Başak, 1 Temmuz Kabotaj Bayramı günü Eminönü’de gençlerle ve öğrencilerle bir röportaj yapmış. Beşiktaş önlerindeki harp gemimizin yanında göğe su püskürten gemilerin görsel güzelliğini bizlere yansıtmış.

Aklına da günün önemini belirten bir soruyu değişik kişilere yöneltmek ve aldığı cevapları yazmak gelmiş…

Bu konu benim dikkatimi çekti. O gün Eminönü bölgesinde daha çok kişiye sorulmuş olsa benzer cevaplar alınacağına şaşmazdım.

 

Makarayı geriye sararsak

1918-1922 yıllarının Mütareke dönemi İstanbul’unda dikkatimizi çeken çok olay vardır. Bunlar arasında İstanbul’daki Rumların son derece hızlı bir şekilde silahlanmaları en baş sıradadır. Rum çeteler, Rum halkı silahlandırma amacıyla silahları ya Yunanistan’dan gemilerle gönderilenlerden temin etmekte ya da Zeytinburnu depolarından silah ve mühimmat çalmaktaydı. Hatta depoların emniyetine memur bir Osmanlı yüzbaşısının silah sattığı da raporlara yansıtılmıştır.

Bundan bir asır geriye gidecek olursak, Mondros Mütarekesi’nden sonra İstanbul’a gelen işgal kuvvetleri, önce Beşiktaş önlerinde toplanmış, sonra İzmit Körfezi’ne doğru görev yerlerine gitmişlerdir.

 

Yunan muhribi

Beşiktaş önünde demirlemiş olan Kılkış gibi Yunan harp gemilerinden her akşam bir subay komutasında iki veya üç neferden ibaret olan devriyelerin karaya çıktıkları, geceleri Beşiktaş mıntıkasında gezmekte oldukları ve palaska taktıkları ve tabancalı oldukları görülmekteydi.

Bu devriyelerle vapurdan Rumlara dağıtılmak için çıkarılan silahların gelişini kolaylaştırmak ve çeşitli müdahaleleri engellemek amacı güdülmekteydi. Devriyelerin gezmesi halk üzerinde olumsuz etki yaratmaktaydı.

Sinsi faaliyetler ve çetelerin Osmanlı insanı üzerine taciz ve tecavüzkâr hareketleri İngilizlerin destek ve kontrolünde yürütülüyordu. Arnavutköy’de sahile yakın gazino üzerindeki apartmanda oturan Hristos Opsolidis namındaki Yunan süvari yüzbaşısı, İngiliz subaylarıyla sıkı temas halinde gizli faaliyetler yürütmüştür.

 

Toplantı yerleri

Yerli Rumların ve Ermenilerin toplantı merkezi Bebek’tedir Kunduracı Yani, fırıncı Koço, kalaycı Eftim, köy papazı Sarraf Vangel, mandıracı Sava, sobacı Agop gibi isimler işin elebaşılarıdır. Averof zırhlısından verilen silahlar ise bir çete için gereken silahlar verilmiş, bu silahlar Arnavutköy ve Kuruçeşme’de bir yerde saklanmıştı. Faaliyetleri;

 

  • Sık sık toplantılar yaparak,
  • İstanbul’daki nüfus yapısını kıracak şekilde Balkanlardan, Kafkaslardan ve Anadolu içlerinden gelenleri belli ilçelere yerleştirmek,
  • Kendilerinin kurdukları gazete ve dergilerde belirledikleri hedefleri halka anlatmak,
  • Rum okullarına daha çok sayıda öğrenci kaydettirmek,
  • Silahlı gruplar için İngiliz ve Yunan üniformaları temin etmek
  • Kiliselerdeki dini toplantıları sıklaştırmak,
  • Zengin ailelerden para yardımı ve erkek çocuklarını Rum silahlı gücüne katmalarını istemek,
  • Osmanlı asker, polis ve memurlarına saldırarak, dövmek, silahlarını almak şeklinde sıralanabilir.

 

Her ne kadar Rum halktan yıkıcı faaliyetlere karışan, liderliğini yapan olmuşsa da, büyük çoğunluk çocuklarını silahlı gruplara katmak ve para yardımı yapmak istememiştir. Mübadele döneminde buradan Yunanistan’a gidenler olduğu gibi gitmeyenler de olmuştur. Önemli olan yaşadığın ülkenin yasalarına uymak olmalıdır.

 

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam