SON DAKİKA
reklam
reklam

Kos Adası gezisi –I-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Temmuz 2022, Perşembe - 15:05   Okunma Sayısı:

 

Kesinlikle gitmeyecektim, ama bir karşılaştırma yapmak ihtiyacını hissettiğim için gitmeye karar verdim.  Kos veya eski adıyla İstanköy Adası, kıyılarımıza yaklaşık 3 mil mesafededir. Katamaran veya orta boy teknelerle yarım saat kadar bir sürede karşıya geçebiliyorsunuz.

Bir yandan körelmekte olan Yunanca bilgimi biraz canlandırmak amacıyla iki haftadan beri yoğun şekilde çalışırken, bir yandan da Ada’daki Osmanlı eserlerinin yerlerini, durumlarını, zamanın idarecilerini araştırıp notlar çıkarıyordum.

 

Kos Adası hakkında ilk bilgiler

 

Yüzölçümü 290 km2, Bodrum’a yaklaşık 17 km’dir. Ada’daki en yüksek tepe Dhikios, 846 m. rakımlıdır. Yerleşim tarihi Antik döneme kadar uzanıyor. Ada halkı M.Ö. yıllarda Delos Birliği’ne katılmıştır. M.Ö. 336’da Büyük İskender’in hâkimiyeti altına girmiş, daha sonra Roma İmparatorluğu’na bağlanmıştır.

Ada, 9’uncu yüzyılda Arap akınlarının hedefi olmuşsa da Latin egemenliğine boyun eğmek zorunda kalmış, 1258’de Bizans’a bağlanmıştır. Rodos’a yerleşen Saint Jean şövalyeleri, 1315 yılında Ada’yı alarak kendilerine bağlamışlar, limanı ve bir köprü ile şehire bağlanan kaleyi tahkim etmişlerdir. 1391-1396 yılları arasında Yıldırım Bayezid’in akınlarına karşı koyabilmek amacıyla kalenin güneydoğu ve güneybatı kısmına iki kule inşa etmişlerdir. İstanköy Adası yaklaşık 200 yıl kadar Şövalyelerin egemenliğinde kalmıştır.

 

Osmanlı dönemi

 

İstanköy Adası, ilk ciddi Osmanlı hücumu ile 859’da (1455) karşılaşmıştır. Hamza Bey idaresindeki donanma buraya saldırarak Andimahya Kalesi’ni muhasara ve tahrip etmiştir. 1522 yılındaki Rodos’un fethi sırasında anlaşma şartları gereği İstanköy Adası da 1523 yılında Osmanlılara terkedilmiştir.

alınır alınmaz buraya bir kadı, dizdar ve yeterli muhafız gönderilmiş, en büyük ve müstahkem kalesi olan Narence tamir edilmiş, Ada’nın Ortodoks halkı kale dışındaki varoşta ikamet etmek üzere serbest bırakılmıştır.

Pîrî Reis’in verdiği bilgilere göre Ada, dağlık ve ovalıktır. Dört müstahkem kalesi vardır. Asıl kale Narence,  Anadolu sahilleri karşısında olup limanın hemen yanında yer almaktadır. Diğer kaleleri Andimahi, Kefalos ve Pili adlarını taşır. Narence Kalesi’nin kapısı Lonca meydanına açıldığı ve burada Hipokrat ağacı olduğuna inanılan bugün de mevcut çınar ağacı yer aldığı aynı eserde belirtilmiştir.

Osmanlı idaresi altına girdikten hemen sonra yapılan tahrire göre Kal‘a-i Narence, Nefs-i Narence adlarıyla anılan kasabada 2500 Hristiyan nüfus, Kale’deki 297 muhafızla birlikte 1000 civarında da Türk nüfus sayılmıştır.

1570’lerden sonra Kos limanı ve Kalesi, Osmanlı donanmasının önemli deniz üslerinden biri haline gelmiştir. Deniz seferlerinin artmasıyla birlikte bir ara Naksos (Nakşa) sancağına sonra Rodos’a bağlanmıştır (989/1581).

Seyahatname’de Ada’nın sulak ve otlak olduğundan, bol miktarda narenciye ürünü yetiştirildiğinden ve Anadolu’dan Türkmen obalarının buraya gelip yerleştirildiğinden söz edilmiştir.

 

Dayılar dönemi

 

1603’ten itibaren Trablusgarp’te hüküm süren Dayılar dönemi, 1626’dan itibaren kargaşalıklar geçirmeye başlamış, 1677’de İstanköylü Büyük Mustafa, “Dayı” olarak seçilmiştir. 1711-1835 arasında Karamanlı Hanedanı Bahr-i Sefid Adalarında yöneticiliğe namzet olmuştur.

Muharrem 1084 (Nisan 1673) tarihli bir fermanda, Batı Anadolu bölgesine göç eden Boz-ulus Türkmenlerinden bir kısmının İstanköy adasına yerleştikleri belirtilmektedir (Su, s. 36-38).

XVII. yüzyılın sonlarına doğru Venediklilerin adalardaki faaliyetleri, XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Rus donanmasının harekâtı sırasında adanın askerî önemi oldukça arttı; hatta 1773’te otuz gemilik bir Rus filosunun adaya çıkarma yapma teşebbüsü ada halkının da büyük gayretiyle geri püskürtüldü.

Ada Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın imar hareketlerine de sahne oldu. Hasan Paşa, Lonca meydanında bugün de mevcut büyük bir cami yaptırdı (1190/1776). Germe köyünde de bir cami ile (1199/1785) kasabada su yolları ve çeşmeler inşa ettirdi. XIX. yüzyılda adada Aspenye adlı yeni bir yerleşme yeri ortaya çıktı.  (Devam edecek)

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam