SON DAKİKA
reklam
reklam

15 Temmuz Darbe Girişimi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 27 Temmuz 2022, Çarşamba - 21:46   Okunma Sayısı:

15 Temmuz 2016’da meydana gelen ve demokrasimize vurulmuş en ağır darbe olarak kabul edebileceğimiz bu kalkışma hakkında darbeden hemen sonraki günlerde beş bölüm halinde yazı yazmıştım. Tünaydın gazetesi arşivlerinde mevcuttur.

Önemli iki husus, hayatını kaybeden insanlarımızın olması ve Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in ve milli egemenliğin tecelligâhı Meclis’in bombalanmasıdır. Bu iki konu milletimizin yüreklerini burkmuştur. Meclisimiz zor günlerin ve bunaltıcı şartların içinde en ağır kararların alındığı Gazi Meclis’tir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmetler, yaralılarımıza şifalar diliyorum.

 

Halkın tepkisi

 

Darbeye karşı çıkan halk, temiz duygularla darbecilerin önünü kesmiş; ancak halkın içine sızmış heyecanını kontrol edemeyen veya aşırı uçların kışkırtıcısı durumundaki bazı fanatikler, özellikle bir kısım erlere karşı acımasız hareketlere yönelmişlerdir.

Anası babası onu darbe yapsın diye mi gönderdi asker ocağına? Ne olduğunu bile bilmediği bir olayın içinde buluverdi kendisini... Diğer erler gibi hepimizin çocuklarının başına gelemez miydi? Asıl suçlular, onları yanlış istikamette kullananlardır. Böyle olmakla birlikte;

 

1.Darbeyi uygulamaya koyan failler adaletin pençesine düşmüş, yargılanmışlar ve gereken cezalara çarptırılmışlardır.

 

2.Darbeyi planlayanlar kimlerdir? Kimler destek vermiştir? TBMM’de bunun tahkikatı yapılmış, raporlar kayboldu denilmiştir. Birçok ses kaydı silinmiş, Boğaz Köprüsü’nde askerimizin boğazını kesen kişi veya kişiler yok edilmiştir. Bu kişiler kimdir, neden adalete teslim edilememiştir?

 

TSK’nın gücü test edilmek istendi

 

Silahlı Kuvvetlerimiz, milletimizin içine düştüğü her zor durumda (savaş, terörle mücadele, deprem, sel...) halkımızın yaralarını sarmasını bildiği gibi kendi yaralarını sarmasını da bilmiştir. Bunu hazmedemeyen terör örgütleri, devlet aleyhinde işbirliği içinde hareket etmişlerdir.

 

**Gelişmeleri TSK’nın içine düştüğü bir zafiyet olarak göstermeye çalışan terör örgütleri, yeni bir strateji belirleyerek, hiyerarşik yapının dışında oluşan grubun, “Milletini ve Meclis’ini bombalayan bir ordunun Kürt halkı üzerindeki acımasızlığı” temasını işlemeye,

  1. Darbeci zihniyetin kökleri, her uygun ortamı fırsat bilecek ve filizlenmeye çalışacaktır.

 

**TSK’dan, Emniyet teşkilâtından ve özel güvenlik kuruluşlarından disiplin yoluyla atılanlardan faydalanmaya, temin edecekleri üniforma, araç ve gereçlerle (muhabere malzemeleri, patlayıcı madde vb) legal kuruluşlara sızmaya, diğer terör örgütleriyle işbirliği yapmaya, suikast ve sabotaj eylemleri düzenlemeye,

 

**Türkiye’ye karşı hasmane duygular besleyen ülke ve kuruluşlar, etnik ve mezhepsel kışkırtmalarla terör örgütlerinin yanında yer almaya devam etmişlerdir.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam