Gaspçı zihniyet
14 Temmuz günü Bodrum’da bir restoranın müşteriye kestiği fatura internet ortamına düştü. Tutarı 27.000 TL. Burada en dikkat çeken ayrıntı 1 adet küçük şişe suyunun 68 TL, bir hamburger 395.00 Tl, 1 adet pizza 425.00 TL olarak gösterilmiş, servis ücretine de 3.100,00 TL fiyat çıkarılmış olmasıdır.
*Fatura bedeli euro cinsinden alınıyor ve değeri gittikçe düşen Türk parasına çevrilerek telâffuz ediliyorsa aynı gün biz aynı menüyü Kos Adası’nda üç kişi yedik. Tutarı 55.00 euro idi…
*Fatura restoranın sahibinin kontrolünden geçmiş midir, birisi fazla kazanç peşinde midir, bilmem ama sadece servis ücretini ele alırsak;
--Yemek yiyecek olan kişi orada en fazla iki saat oturur. Kaldı ki, hamburger vb şeyler için de bu kadar süre oturulmaz. Günlük çalışma süresini 4 saat olarak ele alsak 12.000 TL eder. Ayda ise 36,000 TL kazanç getirir. Bir garson için iyi para…
İşletmenin geliri
--İşletmenin gelirinin ise astronomik olacağını söylemeye gerek var mı?
--Bu kadar kazanç elde eden bir işletme sahibinin verdiği vergiyi kim inceler?
--Restoranların mutfaklarını az çok bilirim. Ne kadar hijyen olduğu konusunda ne zaman denetlenmiştir? (Şimdi denetlenmeye kalkılsa partizan hisler veya adam bulma arayışları öne çıkar.)
Ben hiç şaşırmadım. Bu gasp düzeninde kimler neler yapmıyor ki, kime hesap soruluyor? Yağma Hasan’ın böreği özdeyişi ülkemizde pek meşhurdur. Ne var yani, onlar da kazana kepçeyi sokmuşlar, dibinden bu kadarlık masraf çıkmış (!).
İki ay önceki gelişimde ben de halk plajına yakın yerdeki tuvaletten istifade etmek istemiştim. Genç garson yasak olduğunu belirterek beni içeriye almamıştı. Maalesef restoranların daha bilmediğimiz ne varyasyonları vardır! Allah bu gaspçı zihniyetin eline düşürmesin kimseyi…
Bodrum’da böyle de İstanbul’da yok mu yani? Beyoğlu’nun ara sokaklarında gidin bakalım gece kulüplerine. Fiyatlara itirazınız olursa bir güzel de odun yersiniz fazladan (!). Ne yazık ki ülkemizin yapısı, insanımızın vicdanı budur, yasalarımızın koruması bu kadardır.
*** *** ***
Plaj ve kumsallar
Beach’lerde –hadi Türkçesini de yazayım, plaj, kumsal- tül çekilmiş, kum ile bağlantısı kesilmiş, halktan soyutlanmış locaları Kos Adası’nda göremedim. Halk, plajda ve kumun üzerinde. Denizden istifade ediyor.
Bu zenginlik göstergesi midir, görgüsüzlükten mi kaynaklanır, ihtiyaç mıdır? Yoksa buraları yüksek fiyatlarla kiralayanlar acaba kocaman göbeklerini, yağlı bedenlerini gizlemek için mi seçerler, ya da kollarındaki ve boyunlarındaki takıları yoksullara göstermemek için mi tercih ederler?
*** *** ***