SON DAKİKA
reklam
reklam

Katar’ın kısaca geçmişi -I-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 14 Ağustos 2022, Pazar - 22:55   Okunma Sayısı:

Katar’ın kısaca tarihi

Katar halkının tarihi Yavuz Sultan Selim zamanında Arap Yarımadası’nın alınmasından itibaren şekillenmeye başlamıştır. Körfez halkı, İslamiyetin yayıldığı yıllarda İslamiyeti kabul etmiştir.

Uzun yıllar aşiret beylerinin emri altında yönetilen Katar halkı, Osmanlıların Arap Yarımadası’nı hâkimiyetleri altına almalarından sonra, kısa süreli dönemler halinde İran Safevîlerinin ve Kaçarların egemenliği altına girmiştir.

Geçmişte Osmanlı İmparatorluğu’nun bir ilçesi diyebileceğimiz Katar’ın devlet olma özelliği çok yenidir. Katar toprakları, 16’ncı yüzyıldan I. Dünya Savaşı’na kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olmuş ve merkezî yönetimin tayin ettiği kaymakamlarla yönetilmiştir.

Osmanlı Devleti, 19’uncu yüzyılın ilk senelerinden itibaren Katar üzerindeki hâkimiyetini kaybedince yüzyılın sonlarına doğru Al Tani Emirliği kurulmuş ve Katar 20’nci yüzyılın başlarına kadar İngiliz himayesinde kalmıştır. İngilizler, Hindistan’a yerleştikten sonra Katar Şeyhliği ile bir antlaşma yapmış ve Katar’ı iç işlerinde serbest, dış işlerinde İngiltere’ye bağımlı bir ülke durumuna getirmişlerdir.

Bölgedeki mücadeleler geçmişte kabileler arasındaki çekişmelerden kaynaklanmış, kabilelerin Katar’ı ele geçirme çabaları sadece İngiltere’nin işine yaramıştır. İngiltere’nin yerinde de bugün Birleşik Amerika var!

 

I.Dünya Savaşı’nın sonu

11 Mart tarihli Osmanlı Bakanlar Kurulu kararına göre, “İngiltere’nin Katar Yarımadası’ndan Osmanlı Devleti’nin ilgisini kesmesine yönelik ısrarı artarak devam etmektedir. Bundan dolayı Katar Yarımadası’nda hâkimiyetin kuvvetlendirilmesi ve teşkilatlanmanın sürdürülmesi yolundaki faydasız çabalara son verilip, aradaki ihtilafın izâlesi zarurî görülmektedir” denilmektedir.
29 Temmuz 1913’te Londra’da imzalanan antlaşmanın ilgili maddesinde Osmanlı Devleti, Katar Yarımadası üzerindeki bütün taleplerinden feragat ettiğini bildirmesi üzerine bölgenin Şeyh Câsim bin Sânî ailesi tarafından yönetilmesi konusunda mutabakata varılmıştır.

Mutabakat maddelerine göre Osmanlı askerleri bir süre daha Katar topraklarında kalmış, I. Dünya Savaşı’yla birlikte çekilince bölgedeki Osmanlı hâkimiyeti sona ermiştir.

1971 yılında İngiltere, Basra Körfezi’nden çekilince hep himaye ve gözetim altında yaşamaya alışmış olan Katar halkı, diğer şeyhlikler tarafından kurulan federasyona katılmış ise de aynı yıl federasyondan ayrılarak 1972’de bağımsızlığını ilan etmiştir.

1972-1995 yılları arasında ülkeyi yöneten ilk emirin ardından, yönetime el koyan Katar Emiri Hamad bin Halife Al Tani göreve gelmiştir. Al Tani Emirliği döneminde, önemli siyasî ve iktisadî reformlar gerçekleştirilmiş, seçimler konusunda önemli adımlar atılmıştır. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Gaz ve petrol sektörlerinde liberalleşme yolunda önemli adımlar atılmıştır.

 

1980’lerde Yarımada üzerindeki nüfuzlar

İran’da Şah rejimi yıkılmış Şiî lider Humeyni, İran’da yönetime gelmiş ve Nisan 1979 referandumuyla İran’da İslam Cumhuriyeti kurulmuştur. Batı dünyası, İran’daki bu değişiklikten rahatsızlık duymuş, ABD ve İsrail de tedirgin olmuştur. Haklılık payı tabii ki vardır, çünkü ABD, İran’da önemli bir askeri üssünü yitirmiştir.

ABD ve İsrail’in kaygıları ve Körfez ülkelerinin korkuları İran’daki yeni rejimi hedef haline getirmiştir. Hedef tahtası yapılan İran’daki yeni rejimin karşısına yıllarca silah, mühimmat ve kimyasal savaş malzemeleriyle donatılan Irak çıkarılmıştır. Amerikan ve İsrail istihbarat örgütleri Irak’ı devreye sokarak İran’a karşı savaşmaya ittiler.

İki Müslüman ülke kapıştırılarak İran’daki değişimin kontrol altına alınması ve bölgedeki diğer Müslüman ülkelere yayılması önlenmek istenmiştir. İran askeri gücünün komuta heyeti devrim karşıtı gösterilerek ölüm ve hapis cezalarına çarptırılmış ve özellikle hava kuvvetleri büyük zafiyet içine düşürülmüştür. Sonuç: Bir milyon insan kaybı…

 

1990’lara gelirken

Körfez, zenginlikleriyle her defasında birilerinin ağzından salyalar akıtmasına neden olmuştur. Irak Devrim Komuta Konseyi lideri Saddam, 8 yıllık savaşın harcamalarını kapatmak maksadıyla tarihten gelen bağları olduğunu iddia ettiği Kuveyt’e saldırmıştır. Yıl 1990’dır. Bu harekâtın sonunda Saddam devrilmiştir.

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam