Değerli Dostum
Çok uzun yıllar oldu
goÅNrüşmeyeli. Mahallemizden
taşındığınız o günden
beri; seninle olan dostluğumuzu,
kardeşliğimizi, beraber
geçirdiğimiz güzel
anları asla unutmadım.
İçimde hep senin gibi bir
dostun boşluğunu hissettim.
Hiç kimseyle dost olamadım
seninle olduğum
kadar.
Hatırlarsın; babanlar
taşınma kararını son anda almışlardı ve o telaşla
oturup düzgün bir şekilde konuşma fırsatımız olmamıştı.
Taşınacağınız şehri söylemiştin; fakat gerisini sen
de bilmiyordun. Siz gittikten sonra da bana senin tam
adresini verebilecek biri çıkmadı.
O zaman ikimiz de on bir yaşındaydık. Aradan
dokuz yıl geçmiş, dile kolay. Dokuz yılda neler unutulmaz
ki! Lakin ben, senin dostluğunu, sıcaklığını
asla unutamadım. Geçen gün bizim mahallenin
bakkalı Hamit Amca ile babam arasında geçen bir
konuşmaya kulak misari oldum. Hamit Amca,
birkaç gün öncesinde bir taziye için Malatya’ya
gelmiş ve orada tesadüfen, senin babanla
karşılaşmışlar.
Sonra size misar olmuş, biliyorsun. Babandan da
ev adresinizi almış. Hamit Amca tüm bunları
babama anlatırken, içimde tarif edemediğim bir
heyecan belirdi. Emin olmak için sordum: ‘’Mahallemizden
uzun zaman önce taşınan Deniz’in
babası mı?’’ ‘’Evet’’ yanıtını alınca da adresini almakta
gecikmedim ve nihayet sana mektup yazmaya
karar verdim.
Belli olmaz, belki bir gün yolum sizin oralara düşer.
Büyüdük; fakat inan çocukluğumuzu seninle tekrar
yad etmek isterim. Mahalledeki birçok arkadaşın
sana mektup yazacağımdan haberi var. Hepsinin tek
tek selamı var.
Kimse seni unutmuş değil. İnanıyorum ki sen de
bizi unutmuş değilsindir. Yazacaklarım şimdilik bu
kadar. Mektubunu dört gözle bekleyeceğim. Umarım
en kısa zamanda yüz yüze goÅNrüşme fırsatımız da
olur. Allah’a emanet ol.