SON DAKİKA
reklam
reklam

Şehirlerin kurtuluş günleri: -IV-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 9 Eylül 2022, Cuma - 13:10   Okunma Sayısı:

Sonuç

 

1.Koca bir muharebe alanının küçük bir bölgesinde yapılan muharebedeki şehit ve yaralı sayısını verdim sizlere… Gece baskınları, mevzilerden esir kaçırma, donanma topçusunun ateşlerine maruz kalma, iklim koşullarıyla ve ordumuzun kıyafet ve teçhizatındaki yetersizliklere rağmen ordumuzun ve halkımızın oluşturduğu gönüllü birliklerin verdiği mücadeleler küçümsenemez.

 

  1. Sıhhi tahliye, ilk müdahale ve hastane tedavileri ise başlı başına bir sıkıntıdır. Doktorlarımız sayıca çok yetersizdir.

 

  1. Silah tedarik edilse bile süreklilik isteyen cephane sıkıntısı çekilmiştir. Yem sıkıntısı, hastalık ve bakım yetersizliği atlı birliklerimizi olumsuz yönde etkilemiştir.

 

  1. Sahildeki gözetleme ve kıyı koruma birliklerimizle dağlık alandaki birliklerimiz arasında telgraf ve telefon hatlarının Rus donanma ateşinin tahripkâr etkisiyle devre dışı kalması nedeniyle irtibatlar çok zor olmuştur.

 

  1. Doğu Karadeniz sahili boyunca hava üstünlüğümüz hiç olmamıştır. Donanmamız, bir veya iki gemiyle sınırlıdır.

 

  1. Kıyı şeridi hemen güneyinde dik yükseltiler ve dağlarla sınırlıdır. Kıyı boyunca kara birliklerimiz çekilme dahil manevra yapamamışlar, böyle bir icraata geçtikleri anda Rus donanması tarafından açılan ateşle zayiat vermişlerdir.
  2. Rus donanmasının ateş menzili dağlık alandaki birliklerimizi dahi etkilemiş, dağlık alanda tertiplenmiş birliklerimizin elindeki üç beş topun menzilli olması nedeniyle Rus donanmasına etki edemediği görülmüştür.

 

  1. Milli Mücadele ve I. Dünya Savaşı yıllarındaki muharebeler yeteri kadar incelenememiştir. Halkımız kendi şehirlerinin nasıl mücadele verdiğini bilmemektedir. Bir kişinin aksini savunmaya ve şehirlerimizin düşmana karşı koymasını inkâra kalkmasını kabul edemeyiz. Bilerek yapılıyorsa Cumhuriyet karşıtlığı söz konusudur.

 

  1. 1914 yılı 22 Aralık’ta Sarıkamış Harekâtı gibi büyük bir muharebe başlatılacaktır. Ruslar, Doğu Karadeniz kıyılarını israrla ele geçirmeye ve elde bulundurmaya çalışmışlardır. Bu nedenle kıyılarımızdaki silo, tahıl ambarı, teçhizat depoları, hayvan çiftlikleri, telgraf istasyonları gibi yerleri ele geçirmek için çaba sarf etmişlerdir. Hava gücünü ve donanma üstünlüğünü sivil halka karşı da kullanmaktan geri kalmamışlardır. Durum böyle olunca halkın da zayiatı olmuştur. Her olayın arşivlerde kaydı vardır. Devletin resmi makamlarının yazışmalarında raporlar belirtilmiştir. Bunların hep araştırılması gerekir. Sonraki günlerde buradaki illerimizin işgal günlerini yazacağım.

 

  1. Yüce Atatürk, kendi korumalarını Karadeniz çocuklarından seçmiştir. 12 Eylül 1924 yılında Mudanya’dan hareketle Hamidiye kruvazörü ile çıktığı Samsun ve diğer iller gezisinde 15 Eylül günü Trabzon2a gelmiştir. Burada yaptığı temaslardan sonra Rize’ye gelmiş, vali ve belediye başkanı ve halk fırkasını ziyaret ettikten sonra onuruna düzenlenen fener alayını izlemiştir.

Gece, Mataracı Mehmet’in evinde misafir edilmiştir. 18 Eylül günü Trabzon’a tekrar dönüş yapmış ve 19 Eylül günü Giresun’a gelmiştir. Burada verdiği söylevde;

“Afyonkarahisar, Dumlupınar’da sizin uşaklar da vardı. Bundan dolayı müsterih ve memnun olabilirsiniz.” ifadesini kullanmıştır.

Atatürk, 20 Eylül’de Ordu’ya, buradan da Samsun’a geçmiştir.

 

  1. Yokluk içinde canı pahasına topraklarımızı savunan kahraman halkımızın önünde saygıyla eğiliyorum. Başta Atatürk olmak üzere, onun silah arkadaşlarına, aziz şehitlerimize, gazi olup sonradan vefat eden yiğitlerimize rahmetler diliyorum.

 

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam