SON DAKİKA
reklam
reklam

Safsata üstüne safsata

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 13 Eylül 2022, Salı - 18:20   Okunma Sayısı:

ABD’nin Michigan eyalet meclisi, müfredata Holocaust’ı ve diğer soykırımları anlatacak dersler koymayı kararlaştırmıştı. Bravo! Umarım konu Afganistan’ı, Irak’ı ve hatta Kızılderilileri de kapsamıştır.

 

Hangi yöntemler

Kristof Kolomb’un 1492 yılında Amerika’ya ulaşmasından sonraki beş asır boyunca Beyaz Avrupalıların ve Amerikalıların, kıtanın yerlileri olan Kızılderililere karşı yaptıkları soykırım, herhalde hatırlarındadır.

Etnik temizliğe ve tehcire tabi tutmak suretiyle topraklarından ayrı yaşamaya mahkûm ederek, Kızılderililere tahsis edilen alanlara kapatarak, bağışıklık sistemlerine yabancı oldukları çiçek hastalığını bulaştırarak (çiçek soykırımı ya da smallpox genocide) soykırım çeşitlerini uyguladınız.

Uzun süre Hristiyan misyonerlerince eğitim verilen Kanada yatılı okulları ve ABD yerli yatılı okullarında ailelerinden kopardığınız Kızılderili çocuklarını anadilleri dışında eğitim almaya ve anadillerini konuşamamaya (dil soykırımı ve kültürel soykırım ya da linguistic genocide, linguicide ve cultural genocide, culturicide) tabi tuttunuz.

Soykırıma uğratma yöntemleriniz arasına Kızılderilileri fiziksel olarak imha etmeyi, topraklarını gasp etmeyi, kültürel baskıya boyun eğmeyi ve zorla kısırlaştırmayı (forced sterilization) da kattınız. Bunları da derslere katmanızı ben öneriyorum.

Ha bir de kopya vereyim. Bizim hakkımızda önce İsveç sonra da Avustralya bir “Süryani soykırımı” safsatası üretmişti. Umarım bunu da bizim aleyhimize kullanmayı ve derslerinize dahil etmeyi unutmamışsınızdır. Belki sizi biraz rahatlatır (!).

 

Doğum günü kutlaması

Afrika’nın yoksul ülkesi Zimbabve’nin Devlet Başkanı Robert Gabriel Mugabe (d. 21 Şubat 1924 - ö. 6 Eylül 2019), 1987 ile 2017 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur. Mugabe makamdaki son yıllarında dünyada görevdeki en yaşlı devlet başkanı olarak görev yapmıştır.

92 yaşındaki Devlet Başkanı Robert Mugabe, bir hafta süren görkemli etkinliklerle doğum gününü kutlamış, bu kutlamalarda 800 bin dolar harcanmıştı.

Mugabe’nin doğum günü şerefine yapılan en büyük kutlama, UNESCO Dünya Mirası listesindeki Zimbabve Harabeleri’nde gerçekleşmiş. Yüzlerce hayvanın kurban edildiği şölene en az 50 bin kişinin katıldığı, parti için Afrika Kıtası ve Zimbabve Harabeleri şeklinde yapılan 92 kg pastanın dikkat çektiği diğer haberler arasında verilmişti.

Zimbabve basını, “ülke aşırı kuraklık ve kriz ile boğuşurken cumhurbaşkanının doğum günü için bu kadar para ve emek harcamasının” ülkedeki muhalifleri kızdırdığını dile getirmişti.

 

Orta Doğu sen nelere kadirsin!

Orta Doğu ile uğraşan bu bölgenin huyundan veya tüyünden kapıyor galiba? Türkiye üzerinden bir boru hattı geçirilecekti. 23 Mart 2014’te Kırım’ın Rusya’ya ilhakına kadar görüşmeler sürüyordu.

Türkiye Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesine ve daha sonra Ukrayna’yı hedefe oturtmasına karşı tavır almıştı. Rusya da Avrupa’ya sevk edeceği gazın miktarını ve boru hatlarının yönünü değiştirmekle kızgınlığını ortaya koymuştu.

Kuzey Avrupa ovalarından başlayıp Baltık Denizi kıyısında biten, Finlandiya, Estonya, Letonya ve Litvanya’nın doğal gaz tedarikine imkân veren Baltık Denizi geçişi ilk projeydi. Rus gazını Baltık Denizi’nin altından, Baltık ülkeleri ve Polonya’dan kaçınarak Almanya’ya gaz nakleden, yıllık 110 milyar metreküp kapasiteli North Stream (Kuzey Akım) boru hattı ikinci projedir.

Üçüncü stratejik boru hattı, Rusya’dan başlayıp Ukrayna’nın doğusunu ve güneyini aştıktan sonra Slovakya’dan Bratislava’ya oradan da Viyana’ya ulaşan hattır.

Dördüncü hat, Balkan güzergâhıdır. Biri Ankara’dan başlar, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını aşarak İstanbul’dan geçer. Rus şirketi Gazprom, Ankara’ya kadar varmak için, Karadeniz’i aşan Blue Stream (Mavi Hat) boru hattını hizmete sokmuştu.

Sevgili Putin, uçağının düşürülmesinden sonra Türkiye’ye kızdı. İki ülke arasındaki ticareti kendi kafasına göre şekillendiriyor, baskı kurmayı amaçlayan demeçler veriyor. Ukrayna’nın gazını kesmiş, Türkiye’ye tahsis ettiği gazın fiyatını arttırmıştı. Simdi de bütün Avrupa’nın gazını keserek cezalandırma yöntemini uyguluyor.

NATO’nun son dönemde pasif kalması, “NATO’nun üye ülkelere desteği şartsız değildir” şeklindeki açıklamaları, Gürcistan’ın hizaya getirilmesi ve Kırım’ın ilhakında etkinliğini gösterememesi gibi hareketler Rusya’nın değişik çıkışlar yapmasına neden olmuş, Ukrayna’nın işgaliyle acımasız bir boyuta ulaşmıştır..

 

 

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam