Ukrayna'nın Rus işgali altındaki Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgeleri… Luhansk, Donetsk, Zaporijya ve Herson, Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor. Rus parlamentosunun her iki kanadı da önümüzdeki hafta toplanarak bu bölgelerin Rusya’ya katılmasını öngören anlaşmaları onaylamış ve imzalanması için Putin’e göndermişti.
Ukrayna’nın doğusunda bulunan ayrılıkçı Donetsk ve Luhansk bölgeleri, Kırım Yarımadası’nın ilhakından sonra 2014 yılında bağımsızlıklarını ilan etmişti. Moskova ise bu iki bölgedeki ayrılıkçı faaliyetleri destekliyordu.
Putin’in icraatından
Rus lider Putin, 30 Eylül Cuma günü Moskova’da düzenlenen törende Rusya'nın yeni 4 bölgesinin daha olduğunu resmen açıklamış ve Ukrayna’nın doğusu ve güneydoğusunu kapsayan bu bölgelerin ilhakına gerekçe olarak referandum sonuçlarını göstermişti. Seçimlere katılım oranının Donetsk’te 86.89, Luhansk’ta yüzde 83.61, Zaporijya’da yüzde 66.43 ve Herson’da yüzde 63.43’e ulaştığı ifade edilmiştir.
Putin, Ukrayna'yı yedi ay devam eden çatışmaları sona erdirmek için müzakere masasına çağırmış ve dünyaya da kurallara uyduğu mesajını vermek istemişti. Bu nedenle geçtiğimiz gün Moskova’da bir tören düzenlenmiş, Rusya Devlet Başkanı Putin, törenden önce bir konuşma yaparak ülkesinin bu dört bölgeyi savunmak için tüm gücünü kullanacağını söylemiştir.
Ukrayna’ya karşı baskıcı tavrını devam ettirmek isteyen Putin, Ukrayna’nın referandum sonuçlarına saygılı davranması gerektiğini belirten Putin Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerinin kontrolünü asla geri vermeyeceklerini ifade etmiştir.
Putin, konuşmasının devamında Ukrayna’yı bu bölgeleri geri almak için herhangi bir saldırıya geçmemesi konusunda açıkça uyarmış, Rusya’nın bunu egemen topraklarına karşı bir saldırı eylemi olarak göreceğini ve misilleme olarak nükleer cephaneliğe atıfta bulunarak "mevcut tüm araçları" kullanmaktan çekinmeyeceğini vurgulamıştır.
BM ve AB’nin tepkileri
Ukrayna ve Batılı müttefikleri, bu referandumları "düzmece" olarak nitelemiş ve Rusya’nın ilhak kararını tanımayacaklarını açıklamışlardır. Aslında Rusya bu referandum olayını 2014 yılında Kırım için de yapmış ve bunu alışkanlık haline getirmiştir.
BM Siyasi ve Barış İnşası İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Dicarlo, referandumların uluslararası hukuka göre yasal olmadığını söylemiştir. BM Güvenlik Konseyi’nde konuşan Dicarlo, “Halkın iradesini temsil ettiğini iddia ederken başka bir devletin topraklarının bir devlet tarafından zorla alınmaya çalışılmasına meşruiyet kazandırmayı amaçlayan tek taraflı eylemler, uluslararası hukuka göre yasal olarak kabul edilemez” ifadelerini kullanmıştır.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB’nin referandumları ve sonuçlarını kınadığını açıkladı. Borrell, twitter hesabından yaptığı açıklamada, “AB, yasadışı referandumların düzenlenmesini ve bunların tahrif edilmiş sonuçlarını kınıyor. Bu, sistematik insan hakları ihlalleri arasında Ukrayna’nın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün bir başka ihlalidir” dedi.
Çıkarılabilecek sonuç
Rusya’nın daha önce Kırım’ın ilhakında gerçekleştirdiği referandum yoluyla ilhak yöntemi Batılı kurum ve devletler tarafından tenkit edilmektedir. Eğer eylemli veya daha ağır yaptırımlı bir tepki ortaya konmazsa Çin’in, Tayvan’ı yutmak için sıraya gireceği kaçınılmaz olacaktır.