SON DAKİKA
reklam
reklam

Fransa’nın Afrika ve Doğu Akdeniz’e ilgisi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 14 Ekim 2022, Cuma - 18:19   Okunma Sayısı:

Suriye’deki durum nedeniyle Türkiye, sınırdaşı Rusya ile ticari, siyasi ve turizme dayalı bir yakınlık içindedir. Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi Rusya ile her yakınlaşması Batı’da bir kaynamaya neden olmuştur. Özellikle Fransa ve İngiltere Osmanlı Devleti’ni karşısına almış, dayatıcı ve buyrukçu bir politika ile Osmanlı Devleti’ni baskı altına almışlardır.

 

Türkiye, 27 Kasım 2019’da Libya ile yaptığı Denizcilik Anlaşması veya Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması, 27 Kasım 2019 tarihinde münhasır ekonomik bölge anlaşması yapmıştı. Her iki ülke arasında 3 Ekim 2022 günü de Hidrokarbon Anlaşması yapılmıştır.

 

Fransa’nın Akdeniz’deki ilgi alanları; Mısır, Suriye, Libya, Tunus, Cezayir, Fas’tır.

Fransa’nın Afrika’daki ilgi alanları ise; Senegal, Fildişi Sahili, Mali, Kamerun, Nijer, Burkina Faso, Çad, Benin ve Togo’dur.

 

Fransa, Afrika ülkeleri arasında yerleşmesinde;

*Yerli diktatörlerini rejimlerini ve darbelerini desteklemek,

*Suikastleri desteklemek ve göz yummak,

*Kendi ideal ve emellerini gerçekleştirmek için yerel halka işkence yapmak, 

*Yandaşı olduğu siyasi partilere maddi güç sağlamak gibi faaliyetlerle öne çıkmıştır.

 

Afrika’nın zenginlikleri

 

Yer altı zenginlikleri oldukça zengin olan Afrika, emperyalist devletlerin ağzını sulandırıyordu. Doğu Akdeniz’deki ticaret yollarını ve Doğu Akdeniz’de bulunan Mısır’ın servetlerini ele geçirme hayalleri İngiltere ve Fransa’yı 18’inci yüzyılda harekete geçirmiştir.

 

Fransa’nın Mısır ve Akdeniz üzerindeki hâkimiyet çalışmaları, Napolyon Bonaparte’ın (1798-1801) Mısır Seferi ile başlamıştır. Fransızların Mısır’ı işgal etmesi ise en çok İngilizleri rahatsız etmiştir.

 

Osmanlı topraklarındaki servetlere sarkma eğilim ve isteği sonraki yüzyılda Rusya’ya da yansımış, bu durumu sezen Fransa, Çarlık Rusya’sının baskılarına rağmen Osmanlıya yardım ediyor kisvesi altında kendi çıkarlarını gözetmiştir. 19’uncu yüzyıl, Osmanlı devleti için kâbuslarla geçmiştir.

 

Bu dönemde Osmanlı Devleti;

 

*Fransızların ekonomik ayrıcalıklarından,

*Rusların yayılmacı politikasından,

*İngilizlerin siyasetinden çok çekmiştir.

 

Fransızların Doğu Akdeniz’e hatta Akdeniz’in tamamına olan ilgisi hiç bitmemiştir. Bu ilgiler;

 

*I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale cephesinde Osmanlı Devleti’nin karşısında yer almak, *İstiklâl Savaşı yıllarımızda Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgemizi işgale kalkışmak, *Kaddafi’nin devrilmesinde baş rolü oynamak,

*Körfez Harekâtı’nda ve Irak’a saldırı planlarında yer almak,

*Bugün için de Türkiye-Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması anlaşmalarına karşı çıkmak şeklindeki tavırlarını devam ettirmektedir.  

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam