“Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama
hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.”
Tolstoy
Bu sözün iki yönü
1.Kişinin insanlığı değiştirmek istemesi
- Ama kendini değiştirmemesi…
O halde bu sözü daha farklı şekillerde dile getirebiliriz: İnsanlığı değiştirmek isteyenler önce kendilerini değiştirmelidirler. İnsanlar kendilerini değiştirmeyi düşünmeden insanlığı değiştirmeye kalkışmaktadırlar.
Bu cümleden hareketle ve bu cümleyi destekleyen başka cümleler de kurabiliriz:
İnsanlar demek ki kendilerini beğenmekte insanlığı beğenmemektedirler ki, kendilerini değil de insanlığı değiştirmeyi düşünüyorlar. İnsanlığı beğenmeyenler önce kendilerini değiştirmelidirler.
Bir binanın barometre ile yüksekliğini ölçmek
Bu soru Kopenhagen’deki bir üniversitenin fizik sınavından alınmış: “Bir gökdelenin yüksekliğini barometre ile nasıl bulursunuz, anlatınız” Öğrencilerden birinin cevabı:
- “Barometrenin ucuna bir ip bağlanır. Sonra gökdelenin tepesinden aşağıya
sallandırılır. Barometre yere değdiğinde ipin boyuyla barometrenin boyunun toplamı gökdelenin yüksekliğini verecektir”
Bu oldukça orijinal cevap hocayı çileden çıkartmaya yetmiş ve öğrenciyi bu dersten sınıfta bırakmış. Öğrenci cevabının doğruluğu konusunda itirazda bulununca üniversite durumu çözmek için başka bir hoca göndermiş. Görevlendirdiği kişiyi “Bu noktada öğrenci hakkında ne düşünürdünüz? Sizin kararınız ne olurdu? Çocuk kalmalı mı geçmeli mi?” sorularıyla yönlendirmiş.
Yeni hoca, cevabın aslında doğru olduğuna; fakat kayda değer bir fizik bilgisinin varlığını göstermediğine karar vermiş. Sorunu çözmek üzere öğrencinin en azından asgari bir temel fizik bilgisi olup olmadığını anlamak için ona altı dakika vererek sorunun cevabının sözlü olarak vermesini istemiş.
İlk beş dakika genç sessizliğe gömülmüş, alnı düşünceden kırış kırış olmuş. Hoca zamanın tükenmekte olduğunu hatırlattığında genç, çeşitli cevaplarının olduğunu fakat hangisini kullanacağına karar veremediğini söylemiş. Tekrar acele etmesi tavsiye edilince genç şöyle cevaplamış:
2.“İlk olarak, barometreyi gökdelenin tepesine çıkartıp kenarından aşağı bırakıp yere inene kadar geçen süreyi ölçersiniz. Binanın yüksekliği (H=0.5x g x t kare) formülü uygulanarak hesaplanabilir. Fakat barometre için kötü bir secim...”
- “Güneş parlıyorsa, barometrenin yüksekliğini ölçersiniz. Sonra onu bir yere dikip gölge uzunluğunu ve sonra da gökdelenin gölge uzunluğunu ölçebilirsiniz. Bundan sonrası basit bir orantıyı çözmek olacaktır”
- “Gökbilimsel bir cevap istiyorsanız barometrenin ucuna bir sicim bağlayıp onu bir sarkaç gibi sallandırabilirsiniz; önce yer seviyesinde daha sonra da gökdelenin tepesinde. Yüksekliği T=2π √ (I/g) formülündeki farktan yararlanarak bulabilirsiniz"
- “Gökdelenin dışarısında bir yangın çıkış merdiveni varsa barometreyi bir cetvel gibi kullanarak yukarıya çıkarken gökdelenin boyunu barometre yüksekliği biriminden sayıp bunları toplayabilirsiniz"
- “Eğer ille de sıkıcı ve ortodoks olmak istiyorsanız, tabii ki barometre ile gökdelenin tepesindeki ve yer seviyesindeki basıncı ölçer milibar cinsinden çıkan farkı feet’e çevirebilir ve yüksekliği bulabilirsiniz"
- "Ancak bizler daima zihnin bağımsızlığı ve bilimsel metotlar kullanma konusunda teşvik edildiğimiz içindir ki en iyi yol şüphesiz hademenin kapısını çalmak ve yeni bir barometre isteyip istemediğini sorarak gökdelenin yüksekliğini söylemesi durumunda ona bu barometreyi vereceğimizi söylemek olurdu"
Şimdi genci dinledikten sonra hala aynı şeyi mi düşünüyorsunuz? Geçmeli mi kalmalı mı? Öğrencinin adı: Niels Bohr, Fizik dalında Nobel ödülü kazanan tek Danimarkalı.