İstanbul’da her mevsim başkadır. Resimler 2016 Aralık ayının ilk günlerine aittir. Hava, gayet soğuk ve kurak, mesaiye gidiş dönüş saatleri karanlıktır. Kadıköy’den Karaköy’e geçerken vapurdan çekilen resimler Karaköy-Beşiktaş arasındaki sahil kesimini, akşam güneşi olmamasına rağmen kızıllık içinde gösteriyor. Karaköy’den Kadıköy yakasına baktığımızda da aynı renkleri görüyoruz. Bu bir tesadüf müdür acaba? Yaprakların hazin hali
Diğer resimler ise Gülhane parkında çekilmiştir. Sararmış yapraklar dökülmekte, insan ömrünün sonunu çağrıştıran bir manzara ortaya koymaktadır… Esen rüzgâr yerdeki yapraklara yeni bir hayat vaat ediyor sanki. Yapraklar, rüzgârın peşine takılmış, koşarak gidiyor, yaşamamışlar sanki baharı… Gün batacak; ama kuşlar baharın neşesiyle ötemeyecek… Güneş en çok aranan konuğumuz olacak.
Hayvancıklar ne yapacak?
Kuşlar, sıcacık vücutlarıyla soğuk kış mevsimine hazırlanıyor. Köylü, pekmezini yapmış kışı bekliyor. Karıncalar rahat, erzakını yazdan temin etmiş… Kedi ve köpekçikler yine bir barınak bulamamanın çaresizliğini yaşayacak. Ninelerimizin öğütleri kulaklarımızda çınlayacak ve kapı pencere önlerine darı, ekmek kırıntısı bırakacağız onlar için…
Yahya Kemal Beyatlı, şiirlerini topladığı “Kendi Gök Kubbemiz” isimli kitabında sonbaharı bakın nasıl tasvir ediyor:
Sonbahar
Fâni ömür biter, bir uzun
sonbahar olur.
Yaprak, çiçek ve kuş dağılır,
târümâr olur.
Mevsim boyunca kendini
hissettirir veda
Artık bu dağdağayla uğuldar
deniz ve dağ.
Yazdan kalan ne varsa
olurken haşır neşir
Günler hazinleşir, geceler uhrevileşir
Teşrinlerin bu hüznü geçer tâ iliklere
Anlar ki yolcu, yol görünür serviliklere
İstiklal Caddesi’nde yürüme kuralları
Caddede görecekleriniz
Koca bir yazın toz toprak içinde yaşandığı caddede rayların sökülmüş ve yerlerin kazılmış olduğunu söylemekle başlayayım. Şimdi raylar döşeniyor. Ancak her tarafta çukur, uyarı panosu ve çevrilmiş bir alan görebilirsiniz. Caddeyi sabah saatlerinde hal veya kamyon boşaltma istasyonuna benzetebilirsiniz.
Her an bir çukura ayağınız girebilir veya biraz süratli geçen bir arabanın çıkardığı tozları yutabilirsiniz. Bunu önlemenin bir yolu ya gaz maskesiyle yürümek ya da ağzınızı burnunuzu mendille kapatmaktır.
Caddede yaşayacaklarınız
Öncelikle son derece kalabalık ve bilinçsiz bir kitlenin dolaştığı caddede yürüdüğünüzü unutmayın. Önünüzde giden kişi/lere karşı daima aralık bırakın. Önünüzde yürürken aniden durup mağazaya dönen veya aniden geriye dönerek bir yere gitmek isteyen kişilerle nahoş bir çarpışma yaşayabilirsiniz!
İnşaatların civarına uyarıcı şeritler çekilmiş, inşaat kamyonlarıyla yol daraltması yapılmış, koca cadde bu daraltmayla dar bir koridora veya dehlize dönüşmüştür. Sürtünme ve çarpma katsayınızı yüksek tutmalısınız!
Simitçi ve diğer seyyar satıcıların önündeki yığılmalar, polis, zabıta, ambulans ve seyrek de olsa itfaiye araçlarının siren çığlıkları, bilinçsiz sürücülerin korna sesleri, özellikle sabah saatlerinde duyacağınız motosiklet bağırtıları tahammül edilmez bir hal almaktadır. Sükûnetinizi muhafaza ederek kulaklarınızı tıkamalı ve asla sinirlenmemelisiniz.
Beyin tutulması etkisinde kalmış, boş gözlerle bakan nice insan üzerinize doğru gelebilir. Sağa veya sola çekilmeniz yetmez; çünkü siz sağ yönelseniz o da sağa, sola yönelseniz aynı anda sola yönelecektir. Çarpıştığınızda özür dileme veya gülümseme gibi bir davranış beklemeyiniz!