SON DAKİKA
reklam
reklam

Tabiattan manzaralar (!)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 30 Ekim 2022, Pazar - 23:44   Okunma Sayısı:

Trakya-Istranca Dağları

Trakya’daki Istranca Dağlarının demirbaş ağaçlarından olan ardıç ağaçları tükeniyormuş. Hangi ağaç türü azalmıyor ki? Şurası iskâna açılacak vur baltayı, buradan yol geçecek getir elektrikli testereyi, ötede maden ocağı açılacak indir ağaçları…

Kapadokya bölgesinde 12 asır öncesinde yer altı şehirleri inşa edilmiş… Günümüzde denizin 60 m. altında tünel inşa edilip araç ve trenlere geçit sağlanıyor. Çok yüksek viyadükler yapılabiliyor. Günün teknolojisi bu kadar ileri düzeyde iken neden ağaç kesilir, anlamak mümkün değil?

 

Şile’ye gidiş

Ben de Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yolundan Şile’ye gittim. Yol açılacak diye binlerce ağacın kesildiğini içim titreyerek gördüm. Yaş kesenin baş keseceği konusu hem dinimizde, hem de edebiyatımızda yer bulmuştur. Baş kesmeyi bir yana bırakırsak bu kadar ağaç kesen ellerin onmayacağını söylemek herhalde yanlış olmaz?

Karadeniz’e bakan bu güzel yerleşim yerinde eski Osmanlı mahallesini canlandırabilecek tarihi eser niteliğinde metruk ve yıkılmaya yüz tutmuş ahşap yapılar gözüme ilişti. Derme çatma, şekilsiz ve beton binaların arasında onulmaz hastalığa yakalanmış hastalar gibi acziyet içinde ve sonlarını bekliyor. Kocaeli Yarımadası’nın üzerinde neredeyse tüm yerleşim yerlerini gezdim diyebilirim. Birçok yerde plansızlık öne çıkıyor.

 

Sahildeki Gözetleme Kulesi (Ocaklı Kulesi)

Karadeniz sahil şeridi boyunca Bizans döneminden itibaren düşman gemilerinin izlenerek İstanbul’a yönelmeleri durumunda hükümet merkezine bildirilmek amacıyla belli aralıklarla gözetleme kuleleri, kaleler inşa edilmiştir.

Dost gemilerin yardım istemeleri halinde emniyetlerinin alınması, basit onarım işlemlerinin yürütülmesi (ip, kanca, zift, urgan temini, yelken ve kürek onarımı), erzak ve sıhhi malzeme bütünlemesi, yaralı tahliyesi gibi işlemlerin yerine getirilmesi amacıyla da su ikmal noktaları yapılmış, deniz fenerleri inşa edilmiştir.

Ocaklı Kule, ağırlıklı olarak bir gözetleme kulesi sıfatını taşır. Bu adaya kışın karadan ancak atla gelineceği, erzak ve mühimmat ikmalinin ve karlı havada ulaşım güçlüğü dikkate alındığında ikmalin uygun havalarda ve çok seferle yapılması ve kulenin alt katında muhafaza edilmesi gerekir. Alt katının kiler, bir bölümünün cephane olması doğaldır.

Adanın kara tarafına bakan yüzü küçük bir koydur. Burada yüzen insanlar sararmış bir suda ve mikrobik ortamda yüzmektedirler.

 

Görüşler

  1. Araçla giderken Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne giden yoldan Şile Sapağı’na kadar üç

ayrı yerden (iki HGS + bir nakit ödeme noktası) geçtik. Nakit ödeme noktasında durunca otoyolun kullanmadığımız bölümünün parasının iade edileceğini zannederken bizden nakit para istendi.

Sebebini sorduğum memure, “Şile’ye giriş ücreti” dedi. Bunu ödedik. Şile içinde plajlar bölgesine girişte nizamiye şeklinde kameralı kapıdan geçtik. Allahtan fazla kalmamışız, çıkışta ödeyeceğimiz paraya baktılar ve bir şey ödemeden çıktık. Bu uygulama biçimi herkesin tepkisini çekmektedir. Bir kez daha gözden geçirilmesinin uygun olacağını düşünüyorum.

  1. İnsanların bu kadar çok olduğu bir yerde mikrobik bir bulaşmanın, boğulmanın nasıl

gerisinde kaldığını anlamak zor oluyor. Belediye, plaj olarak kullanılan mahallerin hemen yakınına özel arıtımlı tuvalet sistemleri kurmalıdır.

  1. En azından 1500 yıllık bir geçmişe sahip olan gözetleme kulesinin restore edilmiş

olması sevindiricidir. Röleve çalışmalarının yürütülmesinde Kocaeli Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden destek alan Şile Belediyesi takdire şayan bir çalışma yapmıştır. Bununla birlikte küçük turist gruplarının kuleye çıkışını kolaylaştırıcı tedbirler alınmalıdır (Karadan adaya yürüyen merdiven sistemi veya asansör vb).

  1. Kule’nin kara tarafında bir mermer kitabeye tarih bilgisi yazdırılabilir.
  2. Sahil kentlerinde küçük belediyelerin kendi memurları vasıtasıyla yeme içme yerlerini

denetlemesi, fiyat kontrolü ve portör muayeneleri yapması biraz zor olabilir. (Tanıdık olmak, aynı ilçeyi veya köyü paylaşmak, akrabalık vb) Özellikle yaz aylarında Büyük Şehir Belediyesinin bir plan dahilinde kendi memurlarıyla denetleme yapması uygun bir yöntem olabilir.

  1. Devletin sahil belediyelerine daha fazla destek ve imkân sağlaması gerekir. Bence

bunların başında da yerel yöneticilerin seçildikten sonra üç hafta veya bir ay süreyle oryantasyon eğitimine tabi tutulması, şehir plancılığı, eski eser özelliği, SİT alanı, çevre koruma gibi konularda bilgilendirilmesi uygun olabilir. Gerek icra eden gerekse denetleyen kişi veya kuruluşların partizan tutum ve davranışlardan uzak kalarak mimari ve hukuki mevzuata uygun çalışma yapmaları birçok olumsuzluğu baştan yok edebilir.  

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam