Türkiye Irak’ın kuzeyinde ne yapamaz?
Büyük abinin (!), referandumun IŞİD’le mücadele sonrasına alınması isteği kabul görmeyince üzüntü duymuş olduğunu belirtmesi, herkese olduğu gibi bana da ilginç gelmiştir. Karşılığı var mı, yok… yaptırım uygulanıyor mu, hayır… O zaman Barzani’yi konuşturan, ona cesaret veren konumunda olmuyor mu ABD?
19’uncu asrın ortalarından itibaren Rusya’nın Kürtçülük politikasını nasıl yarattığı ve bu sorunu nasıl kaşıdığını üç gün süreyle yazılarımla açıklamaya çalıştım. Rusya’nın bu politikasından vaz geçtiğini mi sanıyorsunuz? İsrail’in bölgeye duyduğu ilgi ve Türkiye ile ilişkileri belliyken bu ilgisinin zayıflayacağını mı zannediyorsunuz?
İşadamlarımızın Barzani bölgesindeki yatırımları, sınır ticareti, petrol boru hattı, tanker filoları, ihracatımız gibi nedenlerle ve Türkiye’yi doğrudan ve kısa vadede etkilemeyecek bir referandum sonucu için Türkiye’nin petrol akışını kesmesi biraz uzak ihtimaldir. Kısa süreli kesmiş olsa bile bunu uzun vadede devam ettiremeyeceği de açıktır.
Türkiye’nin Koalisyon güçleri olan, ABD, Rusya ve merkezi Irak hükümetiyle koordine edip fikirlerde ittifak sağlamadan kendi hava gücünün desteğiyle bir zırhlı birliğini Barzani kontrolündeki bölgede bulundurması biraz külfet getirecektir. Şimdiye kadar meydana getirilmiş olan Kürt koridorlarına karşı Türkiye’nin icraata geçmesi, bu bölgelerin halen ABD ve Rusya’nın denetiminde olması nedeniyle zordur.
Neden mi?
Zikredilen faktörler ve bir harekâtın devamı halinde kaçınılmaz olan zamlar göz önüne alınacak olursa Türkiye’nin bir harekâtta bulunmasının güçlüğü anlaşılacaktır. Esas olan Türkiye’nin ne yapacağı değil neleri yapmaması gerektiğidir. Ülkemizin gücünü sınamak isteyenlere verilecek cevap her zaman vardır.
Yabancı topraklarda bir harekâtı hangi çapta yapacağımız ve kaç gün devam ettirebileceğimiz konusu siyasi kararlılıktan ziyade ekonomik sonuçlarıyla ölçülmelidir. Bunu en güzel anlatacak harekât Kıbrıs Barış Harekâtıdır.