SON DAKİKA
reklam
reklam

Türkiye’nin imajı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 8 Kasım 2022, Salı - 16:36   Okunma Sayısı:

 

İdam cezası

Bazı davalarda mahkemeden çıkan kararlar tenkit edilebiliyor. İdam verilmesi yönünde görüşler ileri sürülüyor. Tenkitler, hoşnutsuzluklar ve karşı görüşler aradı ardına sıralansa bile ülkemizde idam cezası kaldırılmıştır. Hatta bir ara idam cezası yeniden konulsun diye dillendirilmeye başlanmıştı.

 

İdam cezası yeniden getirilirse, suçsuz olduğu anlaşılan kişiyi geri getirme olanağı var mıdır? Kaldı ki, Osmanlı devlet adamlarından bile -en başta sadrazamlar- nice insanın boynu vurulmuştur. Bu kişiler devleti mi satmıştır, ihanet mi etmiştir? Tam bir ilkellik göstergesi olan bu tutum günümüze bir daha taşınmamalıdır.

 

Bir de idam cezası yeniden getirilse bile biz daima suçluyu koruruz. . Suçlunun yedi sülâlesi ile 4-5 avukat mahkemeye gelir, ağlar sızlarlar… Hatta 1-2 de yalancı tanık bulur, adamı ipten kurtarırlar.

 

Ben idam cezasına kesinlikle karşıyım. Bu ülkenin yasaları vardır ve yeterlidir.  Sadece yasalar herkese ve âdil şekilde uygulansın. Gerek duruşmadaki gerekse cezaevindeki iyi hal kavramı dikkate alınmasın.

 

Trafik suçları

Trafikte geçiş üstünlüğü veya önceliği olan araçlar bellidir. Ambulans, polis, itfaiye… Devlet adamlarımızın trafikte sıkışıp kalmalarının bir saldırıyla sonuçlanma ihtimaline karşı geçiş önceliği olabilir. Belki bir iki özel durum daha sayılabilir.

 

1,5-2 ay öncesine kadar ışıklı çizgilerini yakarak emniyet şeridinden ilerleyen araçlar yeniden türedi. Eğer bu kişi gerçekten sivil plakalı bir araçla gidiyorsa geçiş önceliğinin olmaması gerekir. Anonsla, uyarıyla, ışıkla emniyet şeridinin bu şekilde kullanılmasının uygun olmadığını düşünüyorum. 

 

Cezaların affı (trafik, imar, vergi vb)

Namuslu insanlar suç işlememeye özen gösterirler. Yasalara her zaman saygılıdırlar. Elde olmayan nedenlerle bir suça bulaşmışlarsa cezalarını hemen öderler. Bir de bir kesim var ki, polisin kestiği ceza tutanağını muhabirlerin gözünün önünde yırtıp atıyor, umursamaz tavırlara giriyor.

İmar affı için bekleyen nice mevzuatı tırmalayan insan vardır. Önce kendilerine kesilen cezaları ödemezler, sonra da yarım bıraktıkları işlerini kaldığı yerden devam ettirmek isterler. Vergi borcu daha farklıdır. Nasıl olsa affa uğrayacağı düşüncesine sahip olan bu kişiler, yurt dışına çıkacaksa havaalanında bu cezanın ödetilmesiyle burun buruna geleceğini bilir ve yurt dışına çıkışa yakın bir tarihte öderler. Bu ceza da yeniden yapılandırma adıyla üç beş takside bölünerek ödetilir.

Peki, dürüst olup vergisini, cezasını zamanında ödeyen ve vatandaşlık görevlerini yerine getiren kişiler için nasıl bir kolaylık vardır?

 

Mobil standlar

Şehrin muhtelif yerlerinde kulübe şeklinde standlar görüyorum. “… Bebek… hastası,   … Bebek tedavi için şu kadar paraya ihtiyaç var,  … Bebeğimiz için sizin de katkınız olsun!” türünden anonslar dinliyoruz. 

Trenlere görevlileri atlatarak veya kollayarak kucağında çocuklarıyla binen hanımlar, yolculara kendilerini acındırarak para isteğinde bulunuyorlar.

 

Ülke dönmüş darülacezeye… Onuruyla kazanıp geçinemese bile düşkün olan nice insanımız varken bu uygun olmayan görüntüler ülkemizi küçük düşürüyor. Belediyeler, düşkünlere ve muhtaçlara yardım yapmıyor mu, yoksa yetersiz mi? Gerçekten artık bu konulara köklü çözümler gerektiği düşüncesindeyim.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam