SON DAKİKA
reklam
reklam

Galiba imana geldi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 15 Kasım 2022, Salı - 23:37   Okunma Sayısı:

Yunanistan'ı Amerikan üssüne çeviren Yunan hükümetinin Dışişleri Bakanvekili Varvitsiotis Miltiadis, NATO Parlamenter Asamblesi (NATOPA) Akdeniz ve Orta Doğu Özel çalışmaları kapsamında parlamentoda yaptığı konuşmada Türkiye’yi,

 

*İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğini engellemek,

*Enerji, turizm ve ihracatla ilgili olarak Yunanistan ve diğer Avrupa ülkelerinin bedel ödemesinin aksine, Batı'nın yaptırımlarını atlatması için Rusya Federasyonu’na pencereler açmak ve bundan özel mali faydalar elde etmek'

*Avrupa müktesebatına uyum sağlamamakla suçlamıştır.

 

Bununla da kalmayan Yunan hükümeti, Türkiye’ye karşı bazı ülkelerle dostluk ve ticari işbirliği anlaşmaları da imzalama çabası içindedir. Suudi Arabistan ile askeri işbirliğine gitmek istemesi ise düşündürücüdür.

AB ülkelerine karşı ağlamayı ve Türkiye’yi şikâyet etmeyi adet haline getiren Yunan hükümetine Belçika’dan tokat gibi bir cevap çıkmıştır. Oysa Belçika da teröristleri Türkiye’ye karşı geçmişte kışkırtmış ve onlara yardım etmiştir.

 

Belçika’dan Yunanistan’a tavsiyeler

Belçika Dışişleri Bakanı Hadja Lahbib, Yunanistan’a yaptığı resmi ziyaret kapsamında Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmüştür. Lahbib görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada Yunanistan’ın Türkiye ile iyi komşuluk içinde olması gerektiğini belirterek, "Türkiye benzersiz bir komşudur. Farkında olmalısınız. Bir NATO müttefiki ve bölgede önemli bir aktördür" demiştir.

 

Yunanistan ile Türkiye arasındaki gerilime de değinerek diyalog çağrısında bulunan Lahbib, "Bu gerilimlerle başa çıkmak için Avrupa Birliği içinde olumlu bir yaklaşıma bağlı kalmalıyız. Geçen yıl üzerinde anlaşmaya vardığımız pozitif gündem, Ankara'nın ortak hedeflerimiz olan gerilimi azaltma ve işbirliğine bağlı kalması durumunda yolunda gitmeye devam edecek.

 

Bu pozitif gündem, ikili ve Avrupa düzeyinde, ülkemizin insan ve azınlık hakları, konsolosluk işleri, terörle mücadele, yabancı terörist savaşçılar, göç, ekonomik ve ticari konular ile bölgesel ve uluslararası konularda çok sayıda siyasi temas ve istişarenin sürdürülmesinden yana olduğu anlamına gelir" ifadelerini kullanmıştır.

 

Bu açıklamaları duyunca insanın inanası gelmiyor veya Belçika acaba imana mı geldi diye düşünüyor. Neden mi?

 

Belçika’nın geçmişi ve silah satışları

Avrupa’da olup bugünkü Batı değerlerini savunan ülkelerin geçmişine göz attığımızda bazı nahoşluklar görüyoruz. Bunlardan biri de Belçika’dır. 0,528 km²'lik bir alana ve yaklaşık 10,8 milyon nüfusa sahiptir. Avrupa Birliği’ne üye ve birliğin ve NATO gibi bazı uluslararası organizasyonların merkezinde bulunur. 20’nci yüzyıl boyunca Afrika’da birçok ülkeyi kendi koloniler arasına katmıştır.

Dünya ülkeleri içinde en fazla silah ihracatı yapan ülkelerin isimleri ve bu ticaretin malî akışları geçtiğimiz yıllarda Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü tarafından

yayımlanmıştı. Rakamlar milyon dolar olarak telâffuz edilmişti. Belçika’nın silah satışlarında oldukça üst sıralarda olduğu görülmektedir.

 

2002 yılında İsrail hükümeti Batı Şeria’da 17 gün süren askeri operasyonlara yöneldiğinde İsrail’e ayda 250-300 milyon dolarlık elmas satan Belçika, ticari boykota hazırlandığını açıklamıştı. Satışlarının büyük bir kısmını gerçekleştirdikten veya tamamını sattıktan sonra kararı uygulamıştı.

 

Yaptığı silah satışlarıyla Irak’ın mahvına sebep olanlardan birisi de AB üyesi Belçika’dır. 2006 yılında asılan Saddam’ın ülkesinde bir Belçika şirketi kimyasal silah üreten fabrika kurmuştur. 2009 yılında Belçika, ABD aracılığıyla Irak’a 100 milyon euro’luk silah satış sözleşmesi imzalamıştı.

 

Satış sözleşmesiyle ilgili bilgilerin ABD Kongresine aktarıldığı, 80 bin adet M16 ve 25 bin M4 tüfek, 2 bin 550 adet M203 bomba atıcı ve çeşitli yedek parçaların söz konusu olduğu basında yer almıştı. Bugün Irak’a demokrasinin gelemeyişini izah edecek olaylardan biri de bu olsa gerektir.

Belçika’da FN Herstal adlı silah şirketinin 2009 yılında Libya’ya 11,5 milyon euro’luk silah ve askeri mühimmat satmış olması tartışmalara neden olmuştu. Libya’ya yapılan mühimmat satışına Belçikalılar tepki göstermiş, para ve iş imkânlarının önemli olduğunu fakat bunların insan hayatı ve etik davranışın üzerinde görülmesinin acı olduğunu söylemişlerdi.

 

1994 yılından beri Kürt siyasî kuruluşlarının Belçika topraklarında siyasî faaliyet gösterdikleri bilinmektedir. Hristiyan Demokrat Partisi üyesi bazı parlamenterler, “Kürt sorunu” konusunda hazırlanan karar tasarılarını Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’na getirerek destek vermişlerdi. Belçika hükümeti, MED Tv’nin uzunca bir süre Belçika’dan yayın yapmasına imkân sağlamışlar, Özdemir Sabancı’nın katili Fehriye Erdal’ın Türkiye’ye teslim edilmesine karşı çıkmıştı.

 

Türkiye-Belçika ilişkileri

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) 2004 ile 2009 yılları arasında Belçikalı silah üreticilerinden yaklaşık 12 milyon euro değerinde silah ve çeşitli askeri mühimmat satın aldığı belirtilmişti. Flaman Bölgesi hükümetinin Belçika’nın diğer ülkelerle gerçekleştirdiği silah ticareti raporuna göre, Türkiye’ye yaklaşık 12 milyon euro değerinde çeşitli silah ve mühimmat satışı yapıldığı belirtilmiştir.

 

Flaman Bölge hükümetinin açıkladığı raporlarda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Belçika’dan en fazla askeri araç satın aldığı, bunun dışında radar aletleri ve savunma silahlarına da yüksek miktarda ücret ödediği görülüyor. Rapora göre en çok alım 6,72 milyon euro ile 2008 yılında gerçekleştirilmiş. Türkiye'nin Belçika'ya askeri ihraç kalemleri arasında tabanca ve çeşitli silahlarla mühimmat yer alıyor.

Başka ülkelerle ilişkilerini tamamen kendi çıkarlarına dayandıran Belçika’nın boyu küçük ama icraatı büyüktür. Sorgulanmaya değer olmasının yanında Yunan hükümetine söyledikleri bir samimiyet göstergesi midir?

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam