SON DAKİKA
reklam
reklam

20’nci yy İran’ından

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 23 Kasım 2022, Çarşamba - 10:13   Okunma Sayısı:

Bir travmanın yaratılması

İslam Devrimi sonrasında İran’dan atılan adam…  Amerikan ve İngiliz gizli servisleri 19 Ağustos 1953’te yaptıkları bir ortak darbeyle İran’da hükümeti değiştirmişlerdi. Bugünkü hükümet 1953 darbesini –aslında İranlılar için travma- halen unutmamıştır.  Musaddık’ın mirası yeniden gündemde. İranlılar 1953 darbesini bir türlü atlatamıyorlar.

 

Musaddık kimdir?

1913’te İran’a dönen ve bir sonraki yıl Fars kentine vali olarak atanan Musaddık, 1925’e kadar Dışişleri, Maliye Bakanlıkları ve Ulusal Danışma Meclisi üyesi olarak görevler yapmıştır. Musaddık, 1925’te şah olan Rıza Han ile fikir ayrılığına düşünce 1944 yılına kadar siyasetten uzaklaştırılmıştır.

  1. Dünya Savaşı sırasında 1941’de İttifak devletleri İran’ı işgal edince Şah Rıza’nın yerine oğlu Muhammed Rıza geçmiş ve Musaddık tekrar milletvekili seçilmiştir. Milli cepheyi simgeleyen Musaddık’a göre tam bağımsızlık için Pehlevi Hanedanlığının ve İngiliz güçlerinin ülkeden çıkarılması gerekiyordu.

Petrol komisyonunun millileştirme tasarısı 1951 yılında Meclis’ten geçirildi. İngiltere ve ABD’nin hasetliği ve Şah’ın anayasaya aykırı davranışları devam ederken Musaddık, İngiliz ve Ameriklı yöneticilerle görüşmelerini sürdürüyordu. Musaddık, Şah tarafından görevden alındı. Halk sokağa dökülünce Şah, Musaddık’ı yeniden başbakan olarak atamak zorunda kaldı.

 

Darbeye 5 kala

Musaddık’a karşı darbeyi tetikleyen olay, İngiliz-İran Petrol şirketlerinin elindeki petrolün millileştirilmek istenmesiydi. Plan uygulamaya konulunca İngiltere, İran petrolünün satışını engellemiş ve İran’a yapılan demir, çelik, şeker ve petrol ürünlerinin satışını yasaklamıştı.

İş bununla kalsa iyi…  Petrol üretiminin 2 yıl içinde 241 milyon varilden 10 milyon varile kadar düşürülmesi kısıtlaması da getirilmiş, İran ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşur hale getirilmişti.

Siyasi, sosyal ve ekonomik kriz derinleşiyordu. Musaddık referandum önerdi ve 16 Ağustos 1953’te gerçekleşen oylamadan galip çıktı. Hükümeti kurma görevi verilmesi beklenirken Şah tarafından Başbakanlık’tan uzaklaştırıldı ve ordu Musaddık’a karşı darbe girişiminde bulundu. Musaddık ve Şah taraftarları 19 Ağustos 1953 günü meydanlara indi.

Yaşanan krizleri bertaraf etmek için Musaddık, meclisten olağanüstü yetkiler almıştı. Şah’ın yetkileri kısılacaktı. Ordunun kontrol altında tutulması ve toprak reformunu gerçekleştirme girişimleri muhalif görüşlerin ortaya çıkmasına yol açmıştı. İngiliz ve Amerikan istihbarat örgütlerinin programladığı siyasi ve askeri aktörler, ülkenin bölünmesi ve kaosa sürüklenmesi için kolları sıvadılar.

ABD tarafından ambargo uygulanan İran’da ABD ve İngiltere, Şah taraftarlarını örgütleyerek yeni bir darbe düzenledi. Tahran Radyosu’nun işgaliyle işaret fişeği atılan darbeye destek veren bazı din adamları, Şah’ın elini güçlendirirken halkın seçtiği Musaddık gözaltına alındı ve tutuklandı.

 

Suçlamalar

24 Ağustos 1953’te, “İran’ın lideri” olarak ülkeye dönen Şah’ın, ABD ve İngiltere’yle yaptığı anlaşmaya göre petrol tesisleri İran’ın himayesinde kalacaktı. Fakat petrol satışı ve gelirlerinin dağılımında, sütre gerisindeki bu iki ülkenin sözü geçecekti. Aracı elbette Muhammed Rıza Pehlevi’ydi.

Şah, ABD ile İngiltere’den aldığı destek ve yetkiyle Musaddık’ın “vatana ihanet” suçlamasıyla yargılanıp üç yıl hapis cezası almasını ve sonra ömür boyu ev hapsinde gözetim altında tutulmasını sağladı.

İran Şahı, kendi gizli örgütü SAVAK’ın operasyonlarıyla devrik başbakanı halkın gözünde küçültücü çalışmalar yaptırdı. Musaddık’ın arkadaşlarını öldürttü ve işkencelerden geçirtip hapse attırdı Musaddık’ın başını çektiği Millî Cephe’nin destekçisi aydınlar, öğrenciler ve TUDEH üyeleri de aynı akıbeti paylaştı.

 

Günümüzde derinlerde beslenen hisler

Gelişmeler ülke açısından kötü sonuçlara yol açıyordu. Duruma set çekmek için darbe gerçekleştirilmişti. Ülke dışındaki Şah geri dönmüştü. Musaddık askeri mahkemede "ihanet" suçlamasıyla yargılanıp mahkûm edilmiş, üç yıllık hapis cezasından sonra kendi köyü Ahmadabad’da ölünceye kadar ev hapsinde tutulmuştu.

Musaddık, 1979 İslam Devrimi öncesi Şah karşıtlarının önemli referansıydı. İranlılar, ABD’nin nükleer anlaşmayı çöpe atıp petrol ve bankacılık sektörü dahil İran ekonomisini felç etmeye dönük stratejisini, şiddetle tenkit ediyor ve o zamanın emperyalist güçlerinin tertiplediği komplonun devamı olarak görüyorlar.

İran dün ve bugün ağır ambargo şartları yaşamış, darbelere maruz kalmıştır. Halk bilinçlidir. Yapılanların İran üzerinde oynanmak istenen bir oyun olduğunun farkındadır. Bu kez Amerikan oyununa gelmeyecektir.

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Merhaba Sevgili Okurlarım. 


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam

sinop web tasarım