SON DAKİKA
reklam
reklam

Afganistan ve Çin

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 5 Aralık 2022, Pazartesi - 13:39   Okunma Sayısı:

Her ne kadar Batılı ülkeler Afganistan ile işbirliğini dondurduğunu açıklasalar da Japonya ve Güney Kore, Çin’in Afganistan'daki etkisini artırmasından endişe duyuyor. Bu iki ülke, son 20 yılda Afganistan’da çok sayıda kalkınma ve altyapı projelerine destek vermiştir.

Örneğin; Japonya 2001’den beri Afganistan’ın alt yapı harcamalarına karşılık yaklaşık yedi milyar dolar tahsis etmiştir. 2021 ile 2024 arasında da ayırdığı 720 milyon dolar yardımı ise dondurmuştur.

Güney Kore ise, 2018 yılında 2 milyon 200 bin dolar tutarındaki yardımı tehdit altındaki kadın ve çocukların güvenliğine yönelik projelere destek olarak vermiştir. Güney Kore, mali yardımların büyük kısmını kiliselerin onlara yakın kuruluşların üzerinden yapmıştır.

Her iki ülke de Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesi üzerine yardım desteğini şimdilik dondurduğunu açıklamış, ancak Pekin yönetimi Kabil’i ele geçiren radikal İslamcıları yani Taliban’ı tanıdığını belirtmiştir.

 

Çin’in Afganistan ile yakınlaşma isteğinin ardında,

 

*Hint Okyanusu’na ulaşmak isteyen Pakistan ile örtülü bir mücadeleye girmek amacıyla Afganistan’ın Orta Asya’da önemli bir stratejik ortak olma özelliğini göz ardı etmemek,

*Afganistan’a uluslararası yardımların dondurulmasıyla oluşan boşluğu tamamlamada rol oynamayı deneyebilmek amacıyla Afganistan’ın dağlık bölgesindeki 76 kilometrelik koridordan desteğini sürdürmek,

*Bölgedeki ABD ve NATO güçlerinin Afganistan’dan çekilmesini aceleci ve sorumsuzca bulduğunu gizlemeye çalışsa da Afganistan’a yeniden Amerikan askerini sokmamak ve Amerikan nüfuzunu kırmak,

*Orta Doğu’ya, Orta Asya’ya ve Güney Asya’ya açılımda Afganistan’ın önemini görmek ve Afganistan’ın toprak altı servetlerinden (platinyum, lityum ve uranyum gibi stratejik madenlerle, bakır, altın, gümüş ve kromit gibi madenler) istifade etmek,

 

Güvenlik endişeleri

Çin’in Afganistan’a ilişkin kısa ve orta vadede duyacağı temel güvenlik endişeleri şu başlıklar altında ele alınabilir:

 

**Taliban’ın Doğu Türkistan İslami Hareketi ile işbirliği yapması ve bu işbirliğinin Çin’in Uygur bölgelerine sirayet etmesi,

**Afganistan’daki istikrarsızlığının derinleşmesi ve bu istikrarsızlığın Kırgızistan, Tacikistan’a yayılması oradan da Çin’in Uygurların ve diğer etnik grupların yoğun yaşadığı batı sınırında ciddi bir güvenliksiz ortamıyla karşı karşıya getirmesi

**Özellikle Uygur bölgesinde meydana gelebilecek çatışmaların Pekin yönetimi için yorucu, uzun ve enerji tüketen bir sürece yol açması,

Çin’i, bölgede ABD ve diğer rakip güçlere karşı dezavantajlı konuma düşürebilir.

Çin, ABD’yi dışlamadan Rusya’yı da merkeze alarak dengeli bir Afganistan politikası oluşturmaya çalışıyor. Bu politikası için Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)’nden Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan ve Hindistan ve Pakistan gibi Afganistan’ın yakın çevresindeki ülkelerden destek beklemektedir.

 

Çin-Rusya ilişkileri

Soğuk Savaş sonrası Çin-Rusya ilişkileri karşılıklı çıkar temelinde gelişmiş, ancak ABD’nin hegemonik politikaları her iki güç tarafından da tehdit olarak algılanmıştır. Bu durum, Pekin ve Moskova’nın yakınlaşmasının yolunu açmıştır.

Çin, ABD ve NATO’nun zafiyetini hissettiği bir dönemde Akdeniz’de hakiki mermilerle büyük çaplı bir deniz tatbikatı yapmış, AB’nin bağrına kadar girmişti. 2001 yılının Ağustos-Eylül aylarında Tacikistan, Özbekistan ve Kırgızistan ile Barış Misyonu adı altında Anti-Terör Askerî Tatbikatını, Ağustos ayında da Çin toprakları üzerinde Orta Asya’nın güvenliğinin hedeflendiği Zapad/Interaction-2021 adlı askerî tatbikatını icra etmiştir.

Bütün tatbikatlar, karşı eylem ve söylemler, Çin’in bölge ülkeleriyle yakınlaşmalarının bir amacı var; o da ABD’yi bu bölgeye bir daha sokmamaktır. Kaynak zengini yönetim yoksulu Afganistan çıkarcı ülke ve grupların odağı, açgözlülerin otlağı olmamak için mücadele vermektedir.

Çin’in en büyük endişesi ise Uygur Türklerine uyguladığı baskı ve şiddet nedeniyle Türkiye’nin Çin’in karşısında yer alması olacaktır. Bu nedenle Türkiye ile ilişkilerini yumuşak tutmaya özen göstereceğini göz ardı etmeyecektir.

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam