Rusya, 19’uncu yüzyılın sonlarında İstanbul-Bağdat demiryolu hattının daha kuzeydeki illerimize uzanmasına karşı çıktığı gibi I. Dünya Savaşı’nda doğu sınırımızı delerek Van Gölü Havzası’na kadar inmiştir. Daha güneye sarkarak İskenderun’a uzanmak istemişse de muvaffak olamamıştır. Dolayısıyla dün yapamadığını bugün yapmış ve Suriye’de deniz ve hava üsleri elde etmiştir.
Orta Doğu’daki gelişmeler Rusya’yı hem şimdiye kadar kazandığı değer, imkân ve servetlerden kopmamaya hem de muhtemel bir dünya savaşı çıkması halinde Türkiye’yi şimdiden kendi tarafına çekmek suretiyle güney yanını emniyete almaya itiyor.ABD’nin terör örgütleriyle iki taraflı oynaması ve Türkiye’nin sürekli olarak bundan yakınması, elbette Rusya’nın işine geliyordur. Rusya, İran’a nükleer alanda sağladığı bilgi ve teknoloji uzmanlığı yanında bu tesisler üzerinde BM’nin denetim isteğini kırıcı çabalar sarf etmiştir. Yani İran’ın aleyhine olan edimlerde “çabasavar” görevi yapmıştır.
Rusya temkinli, ancak…
Barzani’nin referandum isteği tüm dünyayı meşgul ettiği gibi Rusya’yı da meşgul etmektedir. Rusya, bağımsızlık referandumu ile ilgili yapılan açıklamalarda dengeleri gözeten ve en ortada yorumda bulunan ülkedir. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, referandumu “Kürt halkının isteklerinin ifadesi” olarak nitelemektedir.
Kürt meselesinin Irak’ın dışına taştığını ve Irak’a komşu ülkelerin de durumdan etkileneceğini belirten Dışişleri Bakanı Lavrov, bu nedenle bu ülkelerin düşüncelerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtmekte ve dolaylı olarak Türkiye’yi işin içine sokmaya çalışmaktadır...
Kuzey Kore konusunda
Asya’nın yaramaz çocuğu Kuzey Kore kıtanın doğusunu huzursuz etmeye yetiyor. Uzun menzilli füze denemeleri son olarak hidrojen bombası testine kadar geldi. ABD, kurusıkı tehditler savururken frenleyici unsurlar Çin ve Rusya’nın engellemesine takıldı.Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Amerika’nın füze savunma sistemlerini Rus sınırlarına yakın bir yerlerde yerleştirmesine Moskova’nın askeri yanıt verebileceğini bildirmiştir.
Savunma sistemleriyle ilgi açıklamalar
Rus resmi haber ajansı Ria Novosti’de yer alan habere göre Ryabkov, THAAD sistemlerinin Güney Kore’ye yerleştirilmesi konusuna ilişkin yaptığı açıklamada, “Eğer her şey bu endişe verici tempoyla devam ederse, bizim askeri anlamda tepki gösterme konumuz bir yerde patlak verebilir. Ben hiçbir şeyi büyütmek istemiyorum. Fakat bazı şeyleri görmezden gelemeyiz” demiştir.
Temmuz ayında ABD ve Güney Kore’nin, Kuzey Kore füzelerini yakalayacak THAAD sistemlerinin yerleştirilmesi konusunda anlaşmalarının hatırlatılması üzerine Ryabkov, “Moskova, hızlandırılan bu planlara olumsuz tepkisini hiçbir zaman saklamamıştır. THAAD kolaylıkla uzak mesafe füze sistemlerine dönüşebiliyor. Ve tüm bunlar Amerika’nın füze savunma sisteminin elementleri haline geliyor” demek suretiyle kendileri için tehlikenin boyutlarını çizmeye çalışmıştır.
Bir tepki de ABD’ye
Her yönden kuşatılma korkusu yaşayan Rusya çok kanallı bir savunma atağı başlatmıştır. ABD yönetimi, Kuzey Kore’nin nükleer silah ve balistik füze programlarını destekledikleri gerekçesiyle çoğu Rus ve Çinli 16 kişi ve kuruluş hakkında yaptırım kararı almıştı.Bu gelişmeler karşısında Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasily Nebenzia, Rusya’nın Kuzey Kore’nin nükleer silah ve balistik füze programlarını desteklemesini gerekçe göstererek yaptırım uygulayan ABD’ye tenkitlerini sıralamıştır.Rusya’ya yaptırım uygulama kararına ilişkin olarak Nebenzia, “Rusya ile ilişkilerini düzeltmek istediğini söyleyen ABD’nin bu hasmane adımı pozitif atmosfer oluşturulmasına yardımcı olmayacak” demekle Rusya’nın ABD’ye bakışını da net bir şekilde ortaya koymuştur.Nebenzia, kendi üzerlerindeki dikkatleri dağıtmak için de Yemen’de yaşanan insanî krize gönderme yaparak “Yemen'deki insanî durum dehşet verici ve yardıma muhtaç insanlar için acilen harekete geçilmeli” çağrısını yapmıştır.
Sorun çözülebilecek mi?
ABD ve Rusya’nın kendi aralarındaki imkân, değer ve servetlerle ilgili paylaşım sorunlarını çözmeden Suriye’nin rejim karşıtlarıyla, Irak’ın IŞİD’le, Kuzey Kore’nin dünya barışıyla olan sorunlarını çözmeleri beklenemez. I.Dünya Savaşı sonunda çizilen sınırlar bugün tartışılmıyor mu? II. Dünya Savaşı’nın yarattığı tahribat için bugün hâlâ tazminat istenmiyor mu?
Bu konular;
1. Petrolün ömrü bitene kadar bu konular yine gündemde olacak,
2. Dün devletlerarası anlaşmalara imza koyan ve bu çıkmazları sağlayan ülkelere bakarsanız bugün de onları görürsünüz. Bu ülkeler yeni anlaşmalara imza koyduğu, taraf olduğu sürece belki bu asrın sonunda da tartışılacak…