bir ozan yitirdik yakın zamanda
Soyadı kızıltuğ adı da ali Her birimiz kendini buldu onda
Sözü sözümüzdü dilimiz dili İli Sivas idi ilçesi Divriği Ozan yatağıdır orası
hepten
Doğduğu yer ise Mursal
köyü
Orda doğan saza
vurgundu zaten
On dördünde sazı aldı eline Âşık abbas oldu onu eğiten Dertli dertli vurdu sazın teline Sesini de ona kattı yürekten
Yamadağlarıyla tanıdık onu Sesinde can yakan bir hüzün vardı nice dokunaklı ve nice yanık Dinleyeni hepten sarıp sarardı
Sılaya duyduğu derin hasretle Tutuşup yanardı ozan yüreği Sitem ediyordu asrı gurbete bu olmuştu yaşamının gerçeği
köylerinde vardı çok alacağı Sözü onlaraydı sazı onlara alamadı hepsi sonraya kaldı ne çok geçer idi nazı onlara
araya girmişti dağlar denizler
Öööf öööf diye inler oldu o yüzden İşi zora soktu kapanan izler
uzak mı kalmıştı gönülden gözden
Sevdayı bilene sitem etmedi Sevda bilmeyene var idi sözü ali’nin yolunu hiç terk etmedi Hüseyin’in derdiyle göynüktü özü
Yoksulluk onu da gurbete attı ankara’ya düştü yolu ilk önce Ünleyip sesini sazına kattı Hakkıyla tanındı günü gelince
Yaşıyorken adı düştü dillere ne mutlu ona ki çok da ünlendi Öylesine girdi ki gönüllere
Her bir yerde türküleri dinlendi
Şehirde olsa da özlemi köye Orda değilse de ordaydı aklı Türkü söylüyordu kendi köyüne İçinde acılar özlemler saklı
Türker de sonunda gerçeği gördü İşte böyle idi yaşam öyküsü
kim diyebilir ki kızıltuğ öldü Herbir dilde söylenirken türküsü
Yakın zamanda yitirdik ali kızıltuğ’u. Ozanlar için “ölüm” sözünü kullanmayı çok da doğru bulmam. bir kişinin bile dilinde söyleniyorsa adı, o kişi yaşıyor de- mektir ya tam da bu nedenle öldü diyemeyiz ali kızıl- tuğ’a. O ki bir kişinin dilinde değil, milyonların dilinde adı ve türküleriyle yaşıyor hala. Ve yüzyıllar boyunca da yaşayacak kervanlarına katıldığı Pir Sultanlarla, karacaoğlanlarla ve cümle ozanlarla... Yerleri yıldızlardadır bilirim, selam olsun onlara...