SON DAKİKA
reklam
reklam

Her yerde adalet her şeyde adalet

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 25 Aralık 2022, Pazar - 23:39   Okunma Sayısı:

Adalet duygusunun sarsılması

*Cağaloğlu Anadolu Lisesi müdürü,  6 yaşında cinsel istismara uğrayan kızın başına gelenleri eleştirenleri “imansızlar” diyerek suçlamış. MEB’lığı,  müdür hakkında soruşturma başlatmış.

Bakanlık, acele etmiş. Altı yaşında bir kızın cinsel istismara uğraması, ilgili davanın duruşması mayıs ayına gün planlanması, toplum bastırınca ocak ayının sonuna alınması gibi soruşturmayı daha ileri bir tarihte başlatabilirdi (!).

Adil olmak, yalnız mahkemelerin işi olmamalıdır. Her amir astlarını gözetmeli, ama gözetim görevinde ihmal oluyorsa kendisine de hesap sorulmalıdır. Kısaca söylemek gerekirse Bakanlık bu konuda doğru olanı yapmıştır; ancak kınama veya uyarı gibi eften püften bir cezalandırma olmasın. Kademe ilerlemesinden tutun da başında üç amir olan bir göreve atanmasına kadar nice uygulamalar vardır.

Cumhuriyet’in bütün imkânlarından faydalanarak belli makamlara ulaşmış kişi veya kişiler rahatlıkla bu ülkenin yasalarına ters düşebiliyor, hesap vermeyi hafife alıyorlar. Bu şekildeki uygulamaların adalete olan güveni sarstığını söylemek yanlış olabilir mi?

 

***                          ***                       ***

Hayvan haklarını gözetme

*Pertek Belediyesi kendisine ait feribotun bir seferine ait gelirin sokak hayvanlarına (barınak, sağlık, beslenme) ayrılması

*Bir köpeğin ağzına silah sokarak dilinin büyük bir kısmının kaybolmasına sebep olan cani…

Sen yakalansan da ceza alsan da ne olacak ki?  O güzelim hayvanın artık yemek yiyemeyeceği ve su içemeyeceği belirtiliyor. O güzelim hayvana bir öğretmen sahip çıkmış yine.

Dilerim senin hayatın da bu şekilde son bulur. Zaten o savunmasız hayvanın âhını aldın, onmayacağını bil… İçimden geçen bütün belâ ve küfürleri sana gönderiyorum. Bu caniyi yargılayacak hâkim inşallah buna Hayvan Hakları’nı okuma ve 100 defa yazma cezası da verir.

 

Bu bölüm hayvanlara (!) özeldir

Yukarıdaki başlık kedi köpeğin ayaklarını veya kuyruklarını kesen, silahı köpeğin ağzına sokarak ateşleyen ve dilinin kopmasına sebep olan, motosikletini ya da kamyonetinin arkasına köpeği bağlayıp çeken ve sürükleyen iki ayaklı hayvanlar! Sizler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi kapsamına giriyor musunuz, bilmiyorum ama şu yaptıklarınız size yapılsa bu bildirgeden istifade etmek istediğinizden hiç şüphe etmem…

Bir barınakta dokuz yavrusu yakılan köpeğin yanan yavrularına bakışını hiç unutamıyorum. Ana olmak için insan olmak gerekmiyor. Nasıl durgun, nasıl hüzünlü bakıştı o bakış! Bu yavruların ve ananın âhı, o hayvancıkları yakan kişiyi tutmayacak mı sanıyorsunuz?

 

İki ayaklılara (!)

Bu kategoriye alınacak başka yaratıklar da var: Eşini, kardeşini, sevgilisini bıçaklayan, öldüren hatta yetmiyormuş gibi parçalara ayırıp gömenler! Utanmadan sıkılmadan mahkemede “iyi hal”den yararlanmak için sahte tavırlar sergiliyor ve insan haklarından istifade etmek istiyorsunuz. Yalancılık sizde, ikiyüzlülük sizde, şiddet, anlayışsızlık, kabalık –eğer öküzler alınmazsa- öküzlük, alçaklık sizde…

Adaletin karşısında önce tuzağa düştüğünüzü, iftiraya uğradığınızı, tahrik edilip küçük düşürüldüğünüzü söyleyip cezadan sıyrılmaya veya en alt sınırdan ceza almaya çalışacak, ya da  “Nasıl oldu anlayamadım” diyecek, akli dengenizin yerinde olup olmadığı konusunda şüphe bile uyandıracaksınız.

Önce “iyi hal”den yararlanacak, bir süre sonra da cezaevinden çıkacaksınız. Şunu unutmayın ki, siz bir can aldınız, “ah” aldınız. Hayatını kaybedenin hakkını helâl edeceğini mi zannediyorsunuz?

Hayvan hakları yasası çıkarıldı. Bundan sonra da verimli bir sonuç alınacağına pek ihtimal veremiyorum. İçimizde insana, eşine, anasına ve çocuğuna gaddar davranan o kadar çok insan var ki, ne ceza aldıklarını gördük görüyoruz. Hayvana şiddet uygulayan nasıl bir karşılık görebilir ki? Düşünün eşeğine veya atına dağdan yüklediği odunun veya tarlada içi patates dolu çuvalların üzerine bir de kendisi oturan kişinin üzerine yaptığı hayvana işkence değil midir? Bunun sınırı neye göre tayin edilecek veya kim edecek, cezası ne olacak?

İster hayvan ister insan olsun, eza cefa ettiğiniz varlıklar mazlumdur, mağdurdur. Hepsinin yaşam hakkı vardır. Siz bu vebalin altında ezileceğinizi ve çok daha fazla mağdur olacağınızı bilmelisiniz. Hem de öbür tarafa kalmadan bu tarafta (!).

Dante (1265-1321), “İlâhi Komedya”sında cehennemin kapısına, “İçeri girenler, bütün umutlarınızı bırakın!” sözünü yapıştırmış. Belki başka kapısı da varsa ben de “Hayvanlara özeldir” başlığını asmak isterim.

 

 

 

 

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam