Vapurdan notlar
Bu yazının kurgusu trende başladı. Başlıkta da yazdığım gibi her sabah iki vagonun birleştiği yerde. Kısa notlar alarak vapura hazırlık yapıyordun. Hayvanlarla, eğitimle, müzelerle ilgili notlar almaya başladım. Daha vapurda nelerle karşılaşacağımı bilmiyorum.
…Kadıköy’den 08.15’te Beşiktaş’a hareket edecek olan vapurdayım. İşine giden yolcuların neredeyse % 75’i bir şeyler yemekle meşgul. Gençlerin kulaklarında kablolu kulaklıklar, ellerinde mikrofonlar… Tek kanala ayarlanmış olan televizyon, İBB’yi tanıtan icraat programı sunuyor, bitince de siyasilerin atışmalarını verecek. Daha önce de iktidar partisinin yayın organı gibi çalışıyordu bu televizyonlar. Bu görüntüleri her sabah görmekten bıktık.
Merak ederim bu programların izlenmesine kim karar verir veya kısıtlama getirir? Sokaklarda kazma vurulan asfalt yollar, derin çukurlar, trafiğe kapalı alanlar… Bunları her zaman görmek mümkündür. Vatandaş, işlem için Belediye’ye başvuruda bulunuyor. O işlemin yapılabilmesi için başka birim ve kurumlardan belge isteniyor.
Yeni dökülmüş bir asfalt yola kazma sallanırken neden önceden müsaade alınmıyor? Veya asfalt yapılmadan önce İSKİ, BEDAŞ-TEDAŞ, Doğalgaz gibi işletmeler neden haberdar edilmiyor? Ya da yol yapılırken yerin altında neden büyük ve geniş kanallar yapılarak bu kazma işinin önüne geçilmiyor?
Emekli maaşı, sigortası olmayan günlük ne iş bulursa yapan (şimdi bunu da bulmak zor) insanlar var bu ülkede… Park ve bahçelerde sorumluluk veya görev verilemez mi? Parklarda yatan insanların görüntüleri belediyeleri ilgilendirmiyor mu? Bu kişilerden güçleri oranında temizlik, kâğıt ve şişe toplama, istifade etmek düşünülmez mi?
Hayvanlar
Kendi haline sokağa atılmış evcil hayvanlar, sokak hayvanlarının sayısını ikiye katladığı gibi bu hayvanları psikolojilerinin bozulacağı, saldırgan tavır sergileyecekleri veya düzenli aşılarının yapılamayacak olması nedeniyle hasta olabilecekleri, hastalık yayabilecekleri ihtimal dahilindedir.
Bu hayvanlar polis, jandarma ve TSK kışlalarında barındırılabilir. Özel eğitim verilerek bazı hastalıklar için hasta olanlara hizmet verecek hale getirilebilir.
Almanya’da bir akvaryum patladı ve 1.500 balık telef oldu. Bir kedi veya köpek için dünyayı ayağa kaldıranlar, bu kadar sayıdaki balık için ne yapacaklar, diye merak ediyorum. Bu dilsiz yaratıkların hakkını kim koruyacak? Alman hükümeti nasıl bir tavır alacak? Bizde olduğu gibi işin fıtratında bunlar da vardır mı diyecek, yoksa zorunlu kontrollerin zamanında yapılıp yapılmadığını araştırıp sorumsuzları adaletin karşısına mı çıkaracak?
Halkın eğitimi
Her ile lise seviyesinde eğitim verse bile nice üniversite açtık, ama okul sonrasına onlara çalışma ortamı hazırlayamadık. Halkın eğitilmesi gereken nice konular bir kenara bırakılmış durumda. İpe sapa gelmez tartışmalarla, patlak gözlerle ve boğazında parmak gibi çıkmış damarlarla bağırıp çağırarak bir şeyler anlatmaya çalışanlar, hiç gerçek konulara girmiyorlar. Siyasilerin birbirlerini suçlamalarından, milletvekillerinin kavgalarından, boş vaatlerden bıktık artık.
Kimsenin bu kısır konuşmalardan ve verimsiz lâf ebeliğinden kapabileceği bir şey yok. Bari enerji kaybı olmasın, zaman boşa geçirilmesin. Vapurlarda müzik yapanlar küçük bir mutluluk ve renk katıyor yolculuğa… Keşke üniversite öğrencilerimiz, gün içinde karşılaştığımız olumsuzlukları küçük skeçler halinde oynasalar da bizlerin eğitilmesine katkıda bulunsalar...
Televizyon ve sosyal medya
Bol diziler, vıcık vıcık eş bulma, bilye dağıtmış aileyi toplama, cin çıkarma, masterchef programına arka kapıdan bile giremeyecek kişilerin yaptığı yemek programları ekranları işgal ediyor.
Bunlar ne kültürümüze ne de sanatımıza katkı sağlayabilecek programlardır. Kâğıt fiyatlarının artması, ders kitapları başta olmak üzere her türlü kitabın satışında azalmaya neden olmuş, müzelerin gezilmesi ana babalara yük getirmiş, tiyatroya, konsere ve gezilere gitmek ise halkın eğitiminde yeni noksanlıklar yaratmıştır.
Her sabah Kadıköy’den Karaköy’e, bazen de Beşiktaş’a giderken bindiğim vapurda yanımdaki veya karşımdaki kişi/lerle konuşurum. Kızkulesi’nin yanından geçerken “Kızkulesi’ni kimin yaptırdığını sormuştum. Fatih yaptırdı, diyen kişi 27 senedir İstanbul’da ve müteahhitlik yapıyormuş.
Alın size kültür…