Milli Mücadele bütünüyle bir efsanedir, bir destandır. Bugüne kadar her dönemini ayrıntılarıyla incelemeye çalışmışımdır. Kişiler, olaylar ve yerler arasında sağlıklı bağlantı kurabilmek için yeniden başlamayı ve olayların geçtiği yerleri görmeyi hep tercih etmişimdir.
Düzenli ordu dönemi ve sonrasının birçok ismi bizlerce bilinmektedir. Kuva-yı Milliye dönemindeki olaylar ve kahramanlar ise pek hatırlanamamaktadır. İsimleri arka planda kalmış bu yiğit ve eşsiz kahramanlardan birisi de Yahya Kaptan’dır. Kendisi “denizci kaptan” değildir.
Makedonya Köprülü köyü
1891 yılında Makedonya’nın Köprülü köyünde doğmuştur. 1891 yılında bir Bulgar şakisi amcasına saldırınca onu öldürmüş ve Makedonya Dağlarına çıkmıştır. Balkan Harbi başladığında Osmanlı kuvvetlerine Sırp ordusu hakkında gizli bilgiler vermiş, Köprülü kasabasında idam edilecek olan Türk esirlerini kurtarmasıyla ün yapmıştır.
Enver Paşa’nın kurduğu Teşkilât-ı Mahsusa’ya girdikten sonra Sırplara karşı çete savaşlarına katılmıştır. Bu görev nedeniyle kendisine “kaptan” ünvanı verilmiştir. Sırbistan dönüşünde Irak cephesinde görevlendirilmiş ve Arap aşiretlerine karşı mücadeleler vermiştir.
30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile Boğazların işgali başlayınca İstanbul’a dönmüş, Bekirağa Bölüğünü basarak Halil Paşa’nın kaçırılmasında rol oynamıştır. İttihatçıların İngilizler tarafından tutuklanması üzerine timini dağıtarak Tavşancıl’a yerleşerek buradaki Rum çapulcularının halka uyguladığı şiddete karşı ekibini oluşturmuş ve çarpışmalara devam etmiştir.
Kuva-yı Milliye’ye katılış
Daha ana kucağına muhtaç, baba ocağına hasret bir çocuk ailesinden bir kişinin öldürülmesiyle Makedonya Dağlarına dağa çıkar. İstiklâl Savaşı için Kuva-yı Milliye oluşturulduğunda 28 yaşındadır. Çanakkale muharebelerinden adını duyduğu Mustafa Kemal Paşa’sına hayrandır. Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf çekerek emrinde olduğunu bildirir. Ne kadar eğitim almış olabileceğine siz karar verin.
İngiliz ve Yunan desteğindeki çapulculara karşı İstanbul’dan Anadolu’ya yapılacak geçişler için Kocaeli Yarımadası üzerinde güzergâh emniyetiyle ilgili verilen görevi seve seve kabul eder. Hatta Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a gitmek için Kocaeli Yarımadası üzerinde gizli yollardan Anadolu’ya geçmeyi düşündüğünde Yahya Kaptan’a görevler verilse de deniz yoluyla gidiş tercih edildiği için bu görevi ifa edememiştir.
Yeni görevler ve acı son
Osmanlı hükümetinin, işgalci İngilizlerin, İngiliz yandaşlarının ve yerli çapulcuların kendisine yönelik düşmanca tavırları Yahya Kaptan’ı yıldırmıyor, üstelik onların korkulu rüyası oluyor. İngilizlerin ısrarlı baskıları üzerine İstanbul hükümeti yakalanması konusunda emirler veriyor ve Tavşancıl’a kuvvet gönderiyor.
Her devirde neye veya kime hizmet ettiğini bilmeyen insanlar olmuştur. Bir muhbir kadın, Yahya Kaptan’ın Tavşancıl’da saklandığı evi gösteriyor, ev kuşatılıyor ve Yahya Kaptan yakalanıyor. Günlerden 8 Ocak 1920’dir. Daha 28 yaşında iken İstanbul hükümetinin bir memuru tarafından katledilerek başı gövdesinden ayrılıyor.
Bu toprakların kaderi
Uygarlığın Batı’dan geldiği söylenir, söylenir de beraberinde getirdiklerinden hiç söz edilmez. Çıkar sağlamak için mazlum milletler yaratan Batı, bunu günümüzde birçok yerde gösteren tavırlarını hâlâ sürdürmektedir. Bu güçlere destek veren kişi, kuruluş ve siyaset adamlarının gelecekte onurla anlatacakları pek bir şeyleri olmayacaktır.
Cemiyetler
Teşkilât-ı Mahsusa, Karakol Cemiyeti veya Kuva-yı Milliye gibi örgütlerin bir görev talimatı vardır. Genel anlamda düşman birliklerine karşı şaşırtıcı baskınlar yapmak ve zarar vermek şeklinde görevler yürütürler.
Bu teşkilâtların mensupları, baskın tarzında saldırılar yaparak zulüm yapan çapulculara ve işgal güçlerine karşı halkı koruyan insanlardır. Aralarında hırsızlık, gasp gibi olaylara kapılan birkaç kötü niyetli çıkabilecek olsa da kendi aralarında onu saf dışı bırakırlar. Bugün anladığımız anlamda çek senet tahsilâtı ve soygun yapan anlamda çete değildirler.
Kısa ömrü süresince bir cesaret sembolü olarak ün yapmış olan kahraman Yahya Kaptan’ı saygı ve minnetle anıyorum. Tavşancıl Tepelerindeki mezarından mahzun ve sessiz şekilde İzmit Körfezi’ne bakmaktadır.
Onurlu yaşamı boyunca başını dik tutan, bütün serveti yoksulluk olan, yurt sevgisini aile sevgisinden daha üstün tutan Yahya Kaptan! Sen ve senin gibilerin adı sonsuza dek yaşatılacaktır. Tavşancıl Sırtlarında başını doruklara yaslamış olarak nurlar içinde yat! Selam olsun sana!