SON DAKİKA
reklam
reklam

İran’da kadın hakları

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 18 Ocak 2023, Çarşamba - 22:17   Okunma Sayısı:

Kadın dünyanın her yerinde kadındır, zariftir, annelik hisleri olduğu için sevgi dolu, şefkat doludur. Kadın bu özelliklere sahip olmakla birlikte dünyanın her yerinde eşit haklara sahip değildir. Buralarda resmi nikâhla yaşamanın yanında imam nikâhlı bir kadını kabullenmek zorunda kalır. Bu sayı bazen üç ve dört de olabilir. Devletin ideolojik yapısına uygun şekilde kıyafetine, özgürlüğüne hatta doğumuna dahi karışan çok olur.

Bugün dünya üzerinde Afganistan ve İran, kadın hakları konusunda sınıfta kalmış ülkelerdendir. Ne yazık ki, her ikisi de İslam ülkesidir.

 

İran’da yaşananlar

Son üç siyasi rejim süresince İran’da kadınların yasal ve siyasal hakları dalgalanma ve değişkenlik göstermiştir. Kaçarlar Hanedanı İran’ı 1800’lerin sonlarından 1925 yılına kadar yönetmişlerdir. Bir asırdan fazla süren bu dönemde kadınlar, siyaset sahnesinde pek görülmemişler, ekonomiye katkıları ise ev işleriyle sınırlı kalmıştır.

İranlı kadınların daha fazla özgürlüğe sahip oldukları 1925-1979 yılları arasındaki Şah Rıza Pehlevi dönemidir.  Rıza Şah, 1935’te kadınların artık kamusal alanda örtünmeme serbestisini getirince önemli sayıda muhafazakâr kadının tepkisine maruz kalmıştı. Muhafazakâr kadınların bağımlılığı bu dönemde artmıştır.

Şah Rıza Pehlevi, kadınların boşanma haklarını içeren Aile Koruma Yasalarını çıkarmış, asgari evlilik yaşını yükseltmiş ve çok eşlilik geleneğini kısıtlamıştır. Bu yasalara göre, kadınlara mutsuz olmaları durumunda evliliklerini sonlandırabilmelerini sağlayacak boşanma hakkını getirmiştir. Yasa ayrıca kadınlara çocuklarının velâyetini alma hakkı ve tecavüz ve kadının hayatını riske atma gibi belirli koşullar altında kürtaj hakkı vermekteydi.

İslam devrimiyle gelenler

İslam Cumhuriyeti'nin kuruluşundan önce kadınların örtü takması zorunlu değildi. 1979 devriminden sonra Şubat 1979’da İran devlet memurları için başörtüsü zorunlu hale getirilince

liberal ve solcu kadınların protesto gösterileri başladı. 8 Mart 1979 Dünya Kadınlar Günü’nde binlerce kadın, gösteri yürüyüşlerine katıldı. Hükümet, kararını geri çekti, ama 1981'de zorunlu örtünme tüm kadınlar için geçerli kılındı. 1983’te ise örtünmemiş kadınlara 74 kırbaç cezası getirildi.

Cumhurbaşkanı seçilen Mahmud Ahmedinejad, erkeklerin ilk eşinin izni olmadan ikinci bir eşle evlenmesine izin verecek bir "aile destek tasarısı" çıkardı ve birçok kadın tarafından "bir kocanın evlilikten ayrılması ve nafaka ödemeye zorlanmaması durumunda bir finansal güvenlik ağı olarak" görülen Mariye vergisi koydu. Eylül 2008'de İran yargısı, çok eşlilik ve vergi maddelerine ilişkin şikâyetlerle ilgili olarak vergi yasasını yasama konseyine iade etti ve yasa tasarısından çıkarıldı.

 

Kadın haklarıyla ilgili zorunluluklar zorunluluk devam edegelmiş, oy hakkı ve kıyafet kuralları sürekli değişiklik göstermektedir. Bu hak ve statüleri 20’nci yüzyılın başlarından bu yana birkaç kez değişmiştir. Üstelik İran’daki kadın hakları, gelişmiş ülkelerdeki kadınlara göre kısıtlıdır. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2017 Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu cinsiyet eşitliği sıralamasında İran’ın 144 ülke arasında 140’ıncı olduğunu belirtmiştir. İranlı kadınlar, 2017’den bu yana iş gücünün %19’unu oluşturmaktadırlar.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu İnsan Hakları Komitesi, Kasım 2018 ortalarında İran hükümetinin kadınlara yönelik ayrımcılığına ve düşünce özgürlüğünü kısıtlamasına karşı bir kararı onaylamıştır.


Günümüze gelirsek

Amaçları aynı olan protestolar günümüzde daha da sınır tanımaz şekilde devam etmektedir. Gösterilere katılanlara gözaltında dayak, hapis ve idam cezaları verilse de kadınlar sokaktan içeriye girmeye niyetli değildirler

Benim de tanışık olduğum İranlı dostlar, en büyük desteği Türkiye’den göreceklerini belirtmektedirler. Özellikle idam cezaları konusunda hükümetimiz biraz daha girişken olamaz mı? Biz bu acıları yaşamış bir milletiz. Videolarda gördüğümüz ve dinlediğimiz dam edilenlerin yakınlarının feryatları yürekleri parçalıyor. İdam cezasını kaldırmış bir Türkiye neden tepki göstermiyor?

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam