İran’da gencecik insanlar asılıyor. Sebep hükümet karşıtı hareketlere katılmak… Dünya şimdilik seyrediyor. Türkiye ise eski alışkanlığı gereği “olayları takip” ediyor.
Geçmişten bir örnek
2012 yılında İranlı Şeyh Nemr, Suudi Arabistan tarafından kendisine yöneltilen "Protesto çıkarmak, fitne yaratmak, güvenlik güçlerine direnmek ve ateş açmaya çalışmak" gibi suçlamalarla tutuklanmıştı.
Şeyh Nemr’in infaz kararına İran’dan yapılan açıklamada "Şeyh Nemr'in infazı Suudi yönetimine pahalıya mal olur" denilmişti. Şii liderin idam kararına Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler de tepki göstermişti.
Uluslararası Af Örgütü Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Direktör Vekili James Lynch, "Suudi krallık rejimi yetkilileri bu kanlı infaz çılgınlığına devam etmeye niyetli görünmektedir" derken, ortalama her iki günde bir kişinin infaz edildiğini vurgulamıştı.
Ülkelere göre idam cezaları sayısı
Hukuk sistemlerine ilişkin yapının ve olası kusurların ölüm cezası ile ilgili nelere yol açabileceği konusunda Uluslararası Af Örgütü’nün 2019 yılındaki bazı örnek kararlarına bakarsak (Amnesty International, 2020: 12-13);
*Bahreyn, Bangladeş, Çin, Mısır, İran, Irak, Malezya, Pakistan, Suudi Arabistan, Singapur, Vietnam ve Yemen dahil olmak üzere birçok ülkede uluslararası adil yargılanma standartlarını karşılamayan yargılamalar sonrasında ölüm cezaları verilmiştir.
*Bahreyn, Mısır, İran ve Suudi Arabistan’da işkence veya diğer kötü muamele yoluyla alınmış olabilecek “itiraflar” insanları mahkûm etmek ve ölüme mahkûm etmek için kullanılmıştır,
*İran’da en az 13 kamuya açık infaz, yine İran’da 4, Suudi Arabistan’da 1 ve Güney Sudan’da 1 olmak üzere en az 6 kişi 18 yaşından küçükken işlenen suçlardan dolayı idam edilmiştir.
*Uyuşturucuyla ilgili suçlar: Çin 2, İran 30, Suudi Arabistan 84 ve Singapur 2 olmak üzere 4 ülkede en az 118 infazın gerçekleştirilmiştir.
*Çin’de yolsuzluk gibi ekonomik suçlar, Pakistan’da küfür ve peygambere hakaret suçları için Mısır, İran ve Suudi Arabistan’da tecavüz için idam cezaları verilmiştir
*Pakistan, Suudi Arabistan’da farklı şekillerde “ihanet”, “ulusal güvenliğe karşı eylemler”, yabancı bir oluşumla “iş birliği”, “casusluk”, “liderin politikalarını sorgulama”, “isyan hareketine ve terörizme” katılma, “ hükümete karşı silahlı isyan” ve diğer “devlete karşı suçlar” can kaybına yol açsın açmasın ölüm cezası ile cezalandırılmıştır.
*Japonya, Maldivler, Pakistan ve ABD dahil olmak üzere birçok ülkede zihinsel özürlü veya zihinsel engelli kişiler ölüm cezasına çarptırılmıştır,
*Bangladeş ve Lübnan’da sanık hazır bulunmadan (gıyaben) ölüm cezaları verilmiştir.
*Mısır ve Pakistan’da askeri mahkemeler sivilleri ölüme mahkûm etmiştir.
*Bazı ülkelerde ölüm cezası, kasten öldürme içermeyen ve dolayısıyla uluslararası hukukta “en ciddi suçlar” eşiğini karşılamayan suçlar için kullanılmıştır.
İnfazlar
Uluslararası Af Örgütü’nün (Amnesty International) tuttuğu kayıtlara göre 2020 yılı sonu itibarıyla 108 ülke, tamamen ölüm cezasını kaldırmış olmasına karşın aynı yıl içinde toplam 483 kişinin çoğunluğu Çin ve İran’da olmak üzere ölüm cezası infaz edilmiş durumdadır.
Bunun yanında özellikle Çin’in infaz rakamlarını beyan etmediği ve bu nedenle ölüm cezası infazlarının bilinen sayının çok daha üzerinde olduğu belirtilmektedir. Günümüzde ölüm cezasının infazı sırasında kafa kesme, asma, elektrikle infaz, iğne ile infaz ve ateş ederek infaz Cornell Law School’un yayınladığı listeye göre 109 ülkede görülebilmektedir.
Sonuç
Suudi Arabistan ve İran, iki İslam ülkesi… Arabistan, idama mahkûm ettiği Şii lider Şeyh Nemr’i "Protesto çıkarmak, fitne yaratmak, güvenlik güçlerine direnmek ve ateş açmaya çalışmak" gibi suçlamalarla tutuklanmıştı. İran bu uygulamaya Arabistan’ı tehdit edercesine "Şeyh Nemr'in infazı Suudi yönetimine pahalıya mal olur" şeklinde cevap vermişti.
- Şimdi idam ettiği kendi çocuklarına aynı suçlamayı yöneltiyor. Bunun din ile bir ilgisi
olabilir mi?
- Her şey bir yana, söz konusu olan insan hayatıdır. Üniversite gençliği gösteri de yapar,
yürüyüş de yapar. Bunda alınganlık hissedilecek bir şey yok ki? Türkiye “Darağacında üç fidan” olaylarını çok yaşamış ve hukukçuların yoğun tartışmaları sonucu idam cezasını kaldırmıştır. İdam edilen kişinin haklılığı ortaya çıktığında telâfisi mümkün değildir. Dünya, İran’ın bu acımasız tavrına karşı ayağa kalkmalı ve baskı yapmalıdır.
İdam edilecek kişinin cezaevi hücresinin soğuk duvarları arasında beklerken sabaha karşı ayak sesleriyle irkilmesi ve idam sehpasının kurulduğu avluya götürülmesi herhalde yüz defa ölmesi demektir. İranlıların gönderdiği videoları izleyip onun aile fertlerinin feryatlarını duydunuz mu? Oldum olası karşıyım idam cezasına… Sesimizi sosyal medyadan duyuralım mı?