SON DAKİKA
reklam
reklam

Kaliningrad (AB bağrında hançer)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 29 Ocak 2023, Pazar - 23:32   Okunma Sayısı:

 II. Dünya Savaşı biteli 78 yıl oldu. Bu büyük savaşa katılan ülkeler, birbirlerinin topraklarına girdiler, milyonlarca insanın ölümüne sebep oldular. Baktılar ki, bir yerde durmak gerekiyor, anlaşmalara yöneldiler.

 

Almanya'ya ait olan İsviçre ve eski Doğu Prusya topraklarının sınırları, Potsdam Konferansı sonrasında yeniden çizilmişti. Sovyetler Birliği ve Polonya arasında paylaşılan bu topraklar üzerinde Belarus ve Kaliningrad gibi iki küçük ülke oluşturulmuştu. Her iki ülke de 1945’ten beri Rus hükümranlığı altında bulunuyordu.

 

Kaliningrad, NATO’nun koruma altına aldığı Estonya, Litanya ve Letonya’nın uzanımında, ama Rusya anakarasından ayrı bir şekilde Baltık Denizi kıyısında bulunuyor. 2013 yılından beri Rusya Federasyonu, Atlantik Paktı’na uzanan batıdaki en uç bölgesi olarak gördüğü Kaliningrad’a füze sistemleri yerleştirmiş ve Baltık donanması için üsler inşa etmiştir.

 

ABD, buraya yerleştirilecek füzelerin Rusya ile tansiyonu yükselteceği kaygısıyla başlangıçta fazla tepki göstermemiş, ancak füzelere nükleer başlık takılması yeteneği gündeme gelince telâşa sürüklenmişti.

 

400 kilometre menzili olan İskender füzelerinin, 1987’de imzalanan Orta-Menzilli Nükleer Füzelerin Sınırlandırılması Anlaşması’nı ihlâl etmediği ve nükleer başlık taşıyabilen füzelerin hedefinde Polonya ve Almanya’nın yer aldığı belirtilmişti. Şimdi ise Rusya’nın AB ülkeleri, Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler ve Ukrayna ve Baltık ülkeleri üzerinden nüfuz mücadelesini sürdürdüğü görülmektedir.

 

Baltık Denizi ve Baltık ülkeleri

 

2014 yılından bu yana Rusya ve NATO ülkeleri arasındaki gerilimin yükselmesi sonrasında, İsviçre bölgesi Baltık Devletleri güvenlik açısından büyük önem kazandı. Batılı ve Rus askeri uzmanlar, Baltık devletlerini ve Baltık Denizi’ni kontrol altına almak amacıyla Rus ordusu ve donanması için Kaliningrad’da üsler inşa edildiğini belirtmişlerdi.

 

Rusya, kendi toprak parçası Kaliningrad’a Litvanya üzerindeki demir yoluyla ulaşabilmekte ise de, NATO üyeleriyle çevrili bölgede karşılıklı atışmalara maruz kalmaktadır. Finlandiya, İsveç ile Letonya, Litvanya ve Estonya arasında deniz yoluyla yapılacak lojistik deniz harekâtı daha kolay olmasına rağmen hava harekâtı, koridorun dar ve kısa olması nedeniyle biraz daha risklidir.

 

NATO ve Rus güçlerinin hava ve denizde sürtüşmeleri

 

Rus savaş uçakları, 2016 yılında Baltık Denizi’ndeki bir Amerikan savaş gemisine saldırı simülasyonu gerçekleştirmiş ve Rus SU-24’lerinin Amerikan destroyerinin birkaç yüz metre uzağından uçmuştu.

Benzer ihlâller Rus savaş uçakları tarafından alçak uçuş sırasında denizde dalga yaratmak, elektronik dinleme ve yanıltma yapmak, fotoğraf çekmek şeklinde devam ettirilmektedir. Bu gelişmeler üzerine ABD, Rusya’yı Doğu Avrupa’daki NATO müttefiklerine saldırmaktan caydırma amacıyla bölgedeki askeri mevcudiyetini arttırma hatta İkinci Dünya Savaşı sonrasının en yüksek seviyesine çıkartma kararı almıştı.

 

Rusya, 2022’nin son ayında Baltık Denizi’nde askeri tatbikata başlamış, tatbikata 1500’den fazla asker, bir düzine savaş gemisi ve Hava Kuvvetlerinin katılımıyla geniş çaplı bir komuta ve kurmay heyeti atılmıştı.

 

Tatbikatın bir parçası olarak, savaş gemisi taktik grupları, belirlenen zamanda üslerinden ayrılarak filo kuvvetlerini konuşlandırmış, düşmanın gemilerini ve uçaklarını imha etmek için uygulamalı 

füze ve topçu ateşleri açılmıştı. Baltık kıyısındaki küçük, Rusların açtığı bu ateşlerden son derece tedirgin olmuşlardı.

 

Ukrayna Savaşı’nda Rusya’nın içine düştüğü sıkıntılı durum, AB ve ABD ambargoları, Avrupa kıtasının doğusuna silah ve asker yığılması gibi konuları düşünürsek Rusya’nın NATO güçleri tarafından çevrelenmek istemediği, fırsat buldukça taciz ve tahrik hareketlerine yöneleceği, Ukrayna Savaşı’nda acımasızlığını sürdüreceği söylenebilir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam