SON DAKİKA
reklam
reklam

Kutsal kitaplara saldırı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 14 Şubat 2023, Salı - 18:23   Okunma Sayısı:

Müslüman dünyasını ayağa kaldıracak her olayın arkasından İsveç bayrağı yakılıyor. Bu yapılmamalı. Bu işleri İsveç’te yapan birkaç kişi ise, yapmayan milyonlarca kişinin gururu neden kırılıyor? Onlar da ay yıldızlı bayrağımızı yakarlarsa üzülmez miyiz?

 

Rasmus Paludan kimdir?

 

Rasmus Paludan, Danimarkalı-İsveçli bir avukat ve you touber olarak bilinmektedir. Danimarka’daki sağcı siyasi parti Hard Line’ın kurucu siyasetçisi ve lideridir. Son zamanlarda yaptığı olaylar ile gündeme gelmiş bir isimdir. Rasmus Paludan, hangi dinden olduğu bilinmemektedir. Kur’an-ı Kerim’i yaktığı için Müslümanların şimşeklerini üzerine çekmiştir. Paludan’ın eylemi, ilk kez de olmuyormuş. 

 

Paludan, 2019 yılında da İslamofobik eylemler gerçekleştirmiş, Eylül 2020’de İsveç’in güneyindeki Malmö kentindeki Rinkeby’de Kuran yakmıştı. El Cezire haber ajansının aktardığına göre Paludan’ın İsveç’e girişi iki yıl süreyle yasaklanmıştı. 2021 senesinde Doğu Yüksek Mahkemesi tarafından ırkçı ve aşağılayıcı ifadelerden suçlu bulunmuş ve üç ay hapis cezası almıştır. Mağdur olan Somalili bir kadına da tazminat ödemek zorunda kalmıştır.

 

Ne mutlu yumuşak huylu olanlara!

Ne mutlu barışçı olanlara!     (İncil: Luka 6: 20-23)

 

Senin ülkende inançlara özgürlük ve güvence getirilmiş, ülkenin nüfusuna göre ateist sayısı da oldukça yüksek. Anayasanızda fikir özgürlüğü inanç özgürlüğünün üstünde mi? Eğer böyle davranırsan bir gün ırkçılıktan yargılanabilirsin. Ya da senin gibi bir fanatik senin peşine takılır, sana adım attırmaz. Bak, sana en yakın kitap yumuşak huyluluktan ve barıştan bahsediyor. Üstelik avukatlığı da hazmedememişsin.

 

Tevrat yakılamadı.

 

Sen Tevrat’a da el attın yakmak için… II. Dünya Savaşı’nda Yahudi avcılığına çıkan Naziler bile onların kutsal kitaplarına dokunmamışlar. Dolayısıyla sen ırkçıdan da ırkçısın

 

            ***                       ***                      ***

 

**İslam’a ve Kuran’a karşı oluşun nedenleri;

 

    --Geçmişte Osmanlı’ya karşı duyulan nefret,

    --Kadına karşı uygulanan şiddet,

    --PKK, FETÖ, IŞİD gibi terör örgütlerinin yaptıkları eylemlere İslam’ın adını bulaştırmaları,

    --Suudi Arabistan, Libya gibi ülkelerin adalet sisteminin dünya hukuk sistemiyle uyuşmaması,

    --İslam’ın din adamları tarafından evrensel bir perspektifle anlatılamıyor olması

 

***                       ***                      ***

 

**Her akşam uyku makinesinin karşısına geçiyoruz. Günün yorgunluğunu, hayat şartlarının ağırlığını yaşayan bizler, siyasilerin gereksiz üfürme ve palavralarını dinliyoruz. Bu yetmiyormuş gibi bir de yine her akşam aynı kişiler tartışma programlarına çıkartılıyor. Türkiye bu kişilerin ürettikleri fikirler doğrultusunda mı yol almaya itiliyor?

   Neden memleketin evlâtları işçi, köylü, sanatkâr, esnaf veya öğrenci kitlesinden birer kişi çıkartılmıyor? Bu yöntem elbette bir farklılık yaratacak, programa bir renk katacaktır.

***                       ***                      ***

 

**Bu ülkeyi karpuz gibi ortasından ikiye bölen bir yapı oluştu:

 

    “Ben FETÖ’cü değilim, sensin FETÖ’cü…” 

 

     Siyasilerin, spor kesiminden kişilerin, basında yazı yazanların, askerlerin, polislerin arasında “Apaçi baltası” gibi elden ele dolaşıyor suçlamalar. Bu şekilde karşısındakini suçlayanlar sütten çıkmış ak kaşıktırlar (!).

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam