SON DAKİKA
reklam
reklam

Başımız sağ olsun! -II-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 16 Şubat 2023, Perşembe - 19:58   Okunma Sayısı:

Üç büyük depremi (ikisi muvazzaflık dönemi 1977 Çaldıran-Muradiye ve 1993 Erzincan, diğeri emekli olarak Yalova depremi) yaşamış bir kişiyim. Hepsinde de görev almıştım. 1998 yılında emekli olunca 1999 Yalova depreminde Beşiktaş Kaymakamlığında 20 gün süreyle gönüllü olarak sabahlara kadar çalışmıştım. (O günkü Kaymakam Mehmet Emin Bey’e buradan selam ve iyi dileklerimi gönderiyorum.)

 

Toplanan yardım malzemelerinin tasnifi, başında görevlendirdiğimiz kişiye verdiğimiz yazılı talimatlar, telsizler ve konuşma kuralları, güzergâhlar ve jandarma karakollarının tlf. no.ları, arıza halinde yapılacak işler, yardım istenecek noktalar… gözümün önünden bir film şeridi gibi geçiyor.

 

Hepimiz üzgünüz. Belki de dünyanın başına gelen bu büyük felâketi başka hiçbir ülke yaşamayacak, yaşamasın da! Halkımız yekvücut olmuş, yardım yapmakta her yönden her şekilde birbiriyle yarışıyor. Kahramanmaraş depreminde salgın hastalık görülmedi ama özellikle tuvalet sorununun halledilememiş olması hastalıklara davetiyedir.

 

Karaborsacı, soyguncu, hırsız hatta organ tacirlerinin ortaya çıktığını duyduk haberlerde. Bu ülkenin her sıkıntılı döneminde fırsatçılar ve menfaat düşkünleri türemiş, ancak adalete hesap vermek zorunda kalmışlardır.

 

Hatay’a giden TIR ve diğer bazı araçları durdurup yardım malzemelerini gasp etmek isteyenler tespit edilip yakalanmışlardır. Arkalarındaki güçlü dayanak kimlerdir? Gerçekten bireysel veya küçük bir grubun yaptığı eylem midir, yoksa PKK’ya malzeme temin etmeye çalışanların marifeti midir? Bunların şiddetle üzerine gidilmelidir.

 

Coğrafya kader midir?

 

Yaşadığımız coğrafya itibariyle depremden kurtulmak imkânsız, ancak bunun felâket halini almasını önleyebiliriz. Bu çalışmayı deprem öncesi ve deprem sonrası diye ele alabiliriz.

1.Depram öncesi, yapı tekniği ve anlayışıyla ilgilidir. Benim ihtisas alanımın dışında olduğu için ilgililere bırakıyorum.

  1. Deprem sonrası

    Yazacağım çok şey var. İnanın içim kan ağlıyor, gözlerim doluyor. Gazete yazılarımı yeniden gözden geçireceğim. Biz bu acılara layık millet değiliz, ama bu acılar da Anadolu'nun ve onun asil insanının kaderi değildir. Daha düne kadar yeni imar affı çikarılmadı mı? İki kez üst üste tekrarlanmadı mı? İmar affı,  trafik affı,  vergi affı,  hapistekiler için genel veya kısmı af? Neyin affıdır bunlar, bu yetkiyi kim kime veriyor?

 

Yapılması gerekliydi

 

    Yapılacak her türlü müdahale kısa sürede ve süratle olmalıdır. TSK, disiplinli ve her konuda örgütlenmiş en güçlü kuruluştur. Geniş bir alanı kapsayan bölgelerde deprem, yangın, sel baskını, su taşkını gibi olaylarda bir kuşatma harekâtı şeklinde bölgenin etrafı sarılarak görevlendirilen askerler helikopterle indirilmeliydi Malzemeler havadan atılacak şekilde müdahale planları yapılmalıydı.

    Helikopterler için yedek pistler,  İstanbul için yedek yanaşma yerleri,  sahra hastanelerinin kurulacağı alanlar sık sık gözden geçirilerek bu özellikteki yerlerin otopark, istif yeri, pazar yeri, lunapark şeklinde kullanılmaları yasaklanmalıdır.

    Aklımıza ilk gelen kurtarma ve yardım malzemeleri oluyor. Olağanüstü Hal ilan edilmesi doğrudur, ama karavanlar, konteyner tuvaletler, mokampların seyyar tuvaletleri, seyyar fırınlar toplanıp bölgeye sevk ettirilmeliydi.

    Valilikler jandarma, emniyet ve KK. birlikleriyle koordine ederek daha ilk saatlerden itibaren şehrin etrafını çevirttirmeli yağmacılık, hırsızlık ve böbrek ticareti için gelenleri yakalatmalı ve adalete teslim etmeliydi.

    Elektrikli şarjlı cihazlar için elektrik üreten mekanizma veya araç temini (Elektrik üreten gemimiz var, ama ihtiyacımızı karşılamıyor.), jeneratörler, gemici feneri, el feneri ve ışıldak gibi aydınlatma gereçleri günler geçmesine rağmen bölgede tam olarak sağlanamamıştır. Her şehirde deprem malzemelerinin konulup muhafaza edildiği deprem kulübeleri yok olmuştur.

    Özellikle çocuklar için psikologlar eşliğinde psikolojik destek vermek amacıyla bölgeye destek ekiplerinin gönderilmesi olumlu bir gelişmedir.

    Üç beş eski kazak,  delikli iki battaniye göndererek yardıma destek(!) olmak şeklinde algılanan yardımların yapılması onuruna düşkün Anadolu insanı için gurur kırıcıdır. Yardımların ulaşabılmesi için yarılan yollardan araç gidememesi karşısında helikopter filolarının devreye sokulması olumlu bir uygulamadır.

    Bankamatiklerin sık sık doldurulması ve devreye sokulması gerekir. Daha ilk anda içlerinde önemli donanımları olan TIR hastaneler, sağlık ocağı görevi görecek konteynerler yeniden ele alınmalı ve yedeklenmeliydi. Yaralıları hastanelere götürmektense TIR hastanelerde tedaviye başlamak daha uygundur.

    Toprak altında kalmanın ne olduğunu en iyi bilen vefalı maden işçisi kardeşlerimiz enkaz altındakilere umut olmak için geldiler, canla başla çalıştılar. Daha kendi acıları küllenmeden her şeyi unuttular ve enkaz altındakilere umut oldular. Madenci kardeşlerimize, her türlü tehlikeyi göze alarak enkaza giren gözü peklere, sağlık personelimize ve yabancı kurtarma ekiplerine övünç nişan veya madalyaları verilmelidir.

    Yabancı yardımcı grupların her biri bir il’e verilerek birbirleriyle yarışma halinde çalışmaları sağlanabilirdi. Yunanistan yardım ekibini gönderdi. İnsanlık felaket zamanlarında kötülükleri unutuyor. Katimerini gazetesi “Hepimiz Türk’üz” diye başlık attı. İsrail elinden gelen yardımı yapıyor.

    Twitter’in kısıtlanmasına anlam veremedim. GSM operatörleri üç gündür irtibatın sağlanmasında yaşanan sıkıntıları gidermekte zorlandılar.  

    Hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmetler diliyorum. Sağ kalanlara acil şifalar, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.  

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam