Depremde ihtiyaç duyulacak para ve yoksula yardım
Bir fenerimizden başka şeylerimizin olmasını istiyorsak devamlı düşünmeli ve düşündüklerimizi gerçekleştirmeliyiz. Yaraların sarılmasında herkes için geçerli olan eldeki paradır. Biriktirdiği birkaç kuruşunu bankada bulunduran bir insanın depremde hissedebileceği para ihtiyacını anlatmaya gerek var mı?
Elektrikler kesilmiş, banka görevlileri kendi dertlerine düşmüş veya bankanın bir bölümü hasara uğramış, bankamatiklerden yararlanılamıyor. Dolayısıyla bankamatiklerin emniyeti de öncelikler arasında yer alıyor. Normal zamanlarda test ve tatbikatlarla denenen Banka-Emniyet birimleri arasındaki alarm hatlarının hemen kontrollerinin yapılması, aksaksız çalışacak bir para tamamlama sisteminin (ekip, araç, zamanlama) sağlanması gerekir.
Büyük veya en çok yaralı barındıran hastanelerde şubesi olmayan bankaların güvenlik görevlisi gözetiminde para dağıtımı yapacak mobil ekip/ler oluşturulması sıralanabilecek diğer konulardır. Üstelik hem insancıl hem de yaşamsaldır.
Okullar
Öğrenimin askıya alınmasından ziyade bir hafta 10 gün sonrasıyla ve şokun atlatılmasını takiben alınacak yeni önlemlerle devam ettirilmesi tercih edilmelidir. Burada dikkat edilecek husus çocuk kaçırmalara karşı dikkatli olunmasıdır.
Özel hastaneler
Özel hastanelerin “Depremde Tahliye Planları” yapılmamış olabilir. Hastanelerin depolarında depremde kurulmak üzere büyük çadırların temin edilmiş ve çadır kurulacak yerlerin önce belirlenmiş ve ayrılmış olması gerekir.
Görev bölümü, doktorların getirilmesi, komşu hastanelerle koordinasyon (doktor takviyesi, serum, ilâç ve malzeme eşitlemesi) yapılmasının insan hayatıyla bağlantılı olduğunu belirtmeye gerek var mı? Tayin gören, görevden ayrılan ve yeni gelen sağlık personeline bu yönde brifingler veriliyor ve denetleniyor mu?
Kesintisiz haberleşme ve radyo yayınları
En modern cep telefonlarının ve sabit telefonların deprem sırası ve sonrasında bile çalışmadığını görmüştük. Yedekleme amacıyla ilkel bile olsa telgraf hatlarının kullanılması düşünülmeli, depremle ilgili gelişmeleri verecek olan radyo frekansları belirlenmiş olmalıdır.
Ceza ve tutukevleri
Toplu yerler arasında sayılması nedeniyle çok katlı cezaevlerimizde deprem sonrası yaşanacak bir paniğin yaralanmalara sebep olabileceği ihtimal dahilindedir. Yaralıların güvenlik içinde hastaneye sevkleri, kullanılamayacak derecede hasar görmüş yolların alternatiflerinin ele alınması ve yapılması herhalde düşünülmüştür.
Sözün kısası
Çözümsüz kalınan veya çözümün uzadığı noktalarda halk galeyana gelebiliyor. Bunu son olarak Yunanistan’da meydana gelen orman yangınlarında da gördük. Üç büyük depremde de gereksiz yığılmalar ve görevlilerle atışmalar yaşanmıştır. Bunun sebeplerinden en önemlisi problem olan kişilerin problem çözmekle görevlendirilmiş olmalarıdır. Halkı azarlayan, olayları umursamayan ve bilgisizliğiyle, tecrübesizliğiyle, kabalığıyla çözüm üretemeyen vasıfsız insanların torpille, aracılıkla ve kayırmayla şefkat isteyen görevlere getirilmemesi gerekir.
“Gözün olanı gördüğü, beynin ise olacağı gördüğü” söylenir. Mutlaka planlarda bu konular yer alır da halk bunlardan bîhaberdir. Bizim memlekette konuşanı değil bağıranı dinlerler. Ne yazık ki, halkımız da görevli saydığı bağırana boyun eğer. Umarım bu durumlara bir daha düşmeyiz.