SON DAKİKA
reklam
reklam

Bıktık artık

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 1 Mart 2023, Çarşamba - 23:31   Okunma Sayısı:

Aşağıda sıralamaya çalıştığım ve bizleri bıktıran konuların yarın yaşayacağımız Marmara depreminde nasıl bir hal alacağını çok merak ediyorum. İstanbul dışında yaşayıp da deprem günü İstanbul’a gelmeye çalışanların ruh halini, ambulansların çığlıklarına kulak vermeyecek sürücülerin tavırlarını, yarılmış yollarda kalan ve yardım bekleyen insanların ağlayışlarını düşünmek bile istemiyorum.

 

En azından depremle ilgili bilinçlendirme yapılırken bu konuların israrla vurgulanması önem arz edecektir.

 

Gelelim bugün İstanbul’da yaşadıklarımıza

 

*Ani ve sert dönüşler yapan azgelişmişlerden,

*Kara kaplı camları olan araçların bağıran motor ve ciyaklayan lastik seslerinden, plakasız araçlardan, içlerindeki kara gözlüklülerden,

*Çengelköy ve Beylerbeyi trafiğinin devamlı tıkanmasından, (Sebebi Boğaz köprüsüne girecek araçların çift sıra yapmalarından ve trafik ışıklarına riayet edilmemesinden)

*Metrotrenlerin yürüyen merdivenlerinde sol tarafın açık tutulması yazılarla belirtilmesine ve anonslarla duyurulmasına rağmen yine de çakılı kalan tiplerle merdivenlerin geçilmez hal almasından,

*Sahilde park eden araçların kalkışları sırasında yolu istediği gibi kesmelerinden,

*En küçük yağmurda bile göllenen yollardan ve bu yollarda yayalara su sıçratan sürücülerin pervasızlığından,

*Ambulanslara yol vermeyen sürücülerin dangalaklığından,

*Telefonu eline alıp “Alooooo!” dedikten sonra, o mekânda kendisinden başka kimse yokmuş gibi bağıra çağıra el kol hareketleriyle konuşanlardan,

*Kamu kuruluşlarının santrallarındaki operatörlerin bulunduğu yeri bile tarif edemeyecek kadar kapasitesiz olmalarından,

*Başlangıç ve bitiş günlerini belirtmeksizin, duyuruya yer vermeksizin tali yollarda rastgele yapılan kazı çalışmalarından, sokak giriş ve çıkışlarına uyarı levhalarının konulmamasından,

*Beklediği aracın geldiğini görünce sigarayı yutarcasına içine çeken, izmariti parmak hareketiyle fırlatıp tükürüğünü de attıktan sonra sigara dumanını otobüsün içinde üfleyenlerden,

bıktık artık…

 

Araç bekleyen genç

 

Sigarasını attıktan sonra kokan nefesini otobüsün içine salarak, “Arkaya doğru yürüsene!” diyen adama, "Yürümek isteseydik otobüse binmezdik" diyen genci tebrik ediyorum. 

 

İstanbul’u bu kafadaki dört ayaklılarla paylaşmak istemiyorum, istemiyoruz... Polis ne yapsın, Belediye ne yapsın bu yaratıklara? Sinirlerim tahrip oldu, aynı şeyleri görmekten duymaktan. Daha fazla asabımı bozmak istemiyorum. Yine kibarlık yapayım ve lütfen sözcüğünü şarkı sözlerinin başına alarak kullanayım:

 

                                                 “Arkanı dön ve çık!

                                                  İstenmiyorsun artık”

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam