GATA Başhekim Yardımcısı Ali Edizer, sosyal medyada erkeklere “ikinci eşi alın” çağrısıyla tepki çekmişti. Bu sözleri nedeniyle de Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından hakkında inceleme başlatılmış, sözleşmesi feshedilerek görevden alınmıştı.
Aynı devlet bugün bu hassasiyeti gösteremiyor mu, yoksa Ali Edizer kurban mı edilmişti?
İrticanın kolları
TSK’dan 1998 yılında emekli olup gazetelerde yazı yazmaya başlayınca yazdığım yazıların ilki irtica tehlikesini anlatıyordu. Bugün 2023 yılındayız. Aradan geçen 25 yılda değişen bir şey olmadığı apaçık görülüyor. Şekil aynı kişiler değişik ya da niyet aynı yollar değişik olabiliyor.
Bu devlet, adama en seçkin yerlerde en yüce görevleri vererek şereflendiriyor; ama gelin görün ki, adamın niyeti bozuksa yapacak pek bir şey olmuyor demektir.
“Dervişin zikri, fikri, fiili bir olmalıdır” derler. Cumhuriyet devrimlerini, Atatürk’ü de aşmış daha gerilere giderek II. Mahmut’un setre pantolonuna bile dil uzatabilen bir kitle var. IŞİD uzantılarıyla işbirliği yapan parti, tarikat veya klikler seçim zamanı yaklaştıkça iktidara gelmenin yollarını arıyorlar.
*Kadına karşı şiddet hareketleri ve hayvanlara işkence edilmesi veya dövülmesi,
*Tabanca satışları ve geçmişteki verilere göre ateşli silahlarla işlenen suçların artması,
*Güneydoğu sınır bölgemizden şehitlerimizin gelmesi, her çeşit terör örgütüne dış dünyanın destek vermesi,
*Atatürk ve İsmet İnönü’ye açık veya örtülü şekildeki saldırıların boyut değiştirmesi ve İstiklâl Savaşı mücahit kadınlarından olan Kara Fatma’nın mezarına el atılmasına kadar varmıştır.
Fatma Seher kimdir?
Kara Fatma namıyla maruf Fatma Seher, 1888 yılında Erzurum’da doğmuş olup Yusuf Ağa’nın kızıdır. "Kara" lâkabını Mustafa Kemal’den almıştır. Balkan Harbi’nde kocası Derviş Erden ile birlikte Edirne’de düşman tarafından kuşatılmış olan Yanık Kışla’da bulunmuş, askerlik hayatını onunla paylaşmıştır.
- Dünya Savaşı’nda kendi ailesinden dokuz on kadınla birlikte Kafkasya cephesine gitmiştir. Kendisiyle yapılan bir mülâkatta, Erzurum ve Van’da kardeşleri Ermeniler tarafından şehit edilen 43 kadını silah arkadaşı diye yanına aldığını ve Şark vilayetlerinde Ermenistan için çalışanlara karşı gereken vazifeleri yerine getirdiklerini, 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi’nden sonra eşi Binbaşı Derviş Erden’in vefat ettiğini anlatmıştır.
İstiklâl Harbi yılları
İstanbul’un 16 Mart 1920’deki işgali üzerine Üsküdar’a, oradan da Bolu ve Ankara yoluyla Sivas ve Erzurum’a geçmiş ve Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa’dan kendisini görevlendirmesini istemiştir. Üsteğmen rütbesini Mustafa Kemal’den alan Fatma Seher, aşçılık, hasta bakıcılık, hemşirelik gibi pek çok görevin yanında İstiklal Harbi’nde 300 kişilik birliği komuta eder.
Savaşın sona ermesinden sonra İstanbul'a yerleşen Fatma Seher, devletin kendisine bağladığı maaşın tek bir kuruşuna bile dokunmadan Kızılay’a bağışlar. Fatma Seher, 2 Temmuz 1955’te 67 yaşında İstanbul Darülaceze’de hayatını kaybetmiş ve Kasımpaşa’daki Kulaksız mezarlığına defnedilmiştir. 6 Ekim 2020 günü tv ekranlarında Kurtuluş Savaşı kahramanı Kara Fatma (Seher)’in Kasımpaşa-Kulaksız’daki mezarı bayrak direğinin sökülmek istenmesiyle tahrip edildiği haberini dinleyince kahrolmuştum.
Mezarında rahat uyumasına bile tahammül edemeyen zihniyetteki kişi veya kişiler bayrak direğini sökmeye kalkmışlar, sökemeyince tahrip etmişlerdir. Yazıklar olsun o kalın kafalılara!
Fatma Ana, sen rahat uyu! Senin elinden düşürmek istemediğin ve onun uğruna can verdiğin bayrağı havada tutacak nice yiğitler var bu topraklarda… Sana şükran ve minnetlerimizi sunuyoruz. Bugün senin ölüm günün değilse bile anma günü olsun, rahmetler olsun sana!