SON DAKİKA
reklam
reklam

ABD-Çin hasımlığı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 14 Nisan 2023, Cuma - 23:10   Okunma Sayısı:

II. Dünya Savaşı 1945 yılında bitmiş, milyonlarca insan hayatını kaybetmişti. Maddi hasar ise bugünün diliyle belki de milyarlarca dolara mal olmuştur. Avrupa, yaralarını sarmaya ve yeniden kalkınma hamlelerini başlatmış olmasına rağmen Uzak Doğu’da özellikle Çin, hâlâ kendi hâkimiyet alanını genişletmenin ve Uzak Doğu’daki Komünist partilerin gelişmesini sağlamanın derdine düşmüştü.

 

Bu çabaların kurduğu ağlara takılan devletler devletler ise birbirleriyle iktisaden, siyaseten ve askeri güçlerle boğuşmaya başladılar. Bu ülkeler; 

 

*1950’den 1953 yılına kadar Kuzey ve Güney Kore Savaşları,

*Vietnam Savaşları,

 

Her iki savaşı da Soğuk Savaş döneminin ABD-Sovyetler mücadelesi şeklinde görmek mümkündür. Bu dönemde Sovyetler Doğu Avrupa hâkimiyeti peşinde koşarken Çin, Uzak Doğu’yu dizayn etmeye çalışıyordu.

 

Kore Savaşı

 

II. Dünya Savaşında Japonya’nın mağlup olmasıyla Müttefik Devletlere teslim olan Kore, savaştan sonra ABD ve Sovyetlerin anlaşamadığı konular arasında yer almıştır. Bu anlaşmazlığı çözmek için Sovyet yanlısı Kuzey Kore ile Amerikan yanlısı Güney Kore kurulmuş ve 38 enlem aralarında sınır olarak kabul edilmiştir. Sovyet destekli Kuzey Kore’nin işgali ile Doğu Bloku lehine başlayan savaş, Güney Kore’nin ABD desteğini almasıyla Batı Blokuna döndü. Savaşı döndüren Batı Blokunun Kuzey Kore’yi işgal etmeye başlaması ile Çin sınırına yaklaşması savaşa daha önce ilgisiz olan Çin’in tepkisine yol açtı.

Çin, daha önce kendi idaresi altında olan Tayvan Adası’nı tekrar geri alma planları yapıyordu. Komünist yönetim, tıpkı bugün Rusya’nın NATO’yu uzakta tutmak istemesi gibi Amerikan emperyalizmini kendi yakınına sokmak istemiyordu. Bu nedenle Kore Savaşı Çin-ABD Savaşı haline dönüşüyordu. Hatta II. Dünya Savaşı’nı Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı iki atom bombasıyla bitiren ABD, yine atom silahlarının kullanılabileceğinden söz etmişti. Temmuz 1953’te iki Kore arasında 38’inci enlemin sınır olarak kabul edildiği anlaşma imzalanmıştı.

 

ABD yeni ittifak arayışında

 

Kore Savaşı devam ederken ABD, 1951 yılında iki Pasifik ülkesi olan Avustralya, Yeni Zelanda ve Filipinler ile Çin’e karşı güvenlik anlaşmaları imzalamıştır. Geçen hafta bu konuda yazdığım yazıda ABD’nin Avrupa güvenliği konusunda Rusya’ya karşı set oluşturduğunu, Çin’e karşı da doğuda kuşatıcı faaliyetler içinde olduğunu yazmıştım.   

 

ABD’nin o günlere ait faaliyetlerinden birisi 1954 yılında yapılan Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilâtı (SEATO), daha sonra Güney Vietnam ve Laos Krallığını da himayesi altına almıştır.

SEATO 1977 yılında dağılmıştır ama günümüzde Japonya’nın da katıldığı yeni bir ittifak oluşturulmuştur. Daha sonra bu çevreleme planlarına Pakistan da katılmıştır.

 

1955’ten 1975 Yılına Vietnam Savaşı

 

Çinhindi bölgesi, II. Dünya Savaşı esnasında Japon İmparatorluğunun eline geçse de buradaki hâkimiyeti uzun sürmedi. Japonya’nın mağlubiyeti ile Vietnam, Laos ve Kamboçya arasında üçe bölünen Çinhindi bölgesi, Vietnam’ın da 1954’te kendi içinde bölünmesiyle dörde bölünmüş oldu. Vietnam, ABD’ye yanaşınca yeniden savaş çıkmış, bu savaş 1945 Fransız işgaliyle birlikte 30 yıl kadar sürmüştür. Çin, bu bölgede egemen olmuştur.

Çin Komunizminin daha fazla yayılmasını önlemek amacıyla 1967 yılında Güneydoğu Asya Uluslar Birliği kurulmuştur. Özellikle 1997 yılında Japonya’nın da dahil edildiği bu birlik bölge ülkelerinden büyük katılıma sahne olmuştur. Türkiye de 23 Temmuz 2010 yılında bölge ülkeleriyle bir ticaret anlaşması yapmıştır.

 

Yorumlama

 

ABD’nin Çin’e bakışı ve onu dizginlemeye çalışması bugünün meselesi değildir. Kökleri yarım asır öncesine dayanmaktadır. ABD’nin Çin’i kontrol altında tutmak istemesinin sebepleri arasında,

 

*Komünist yönetimin Uzak Doğu’da yayılmasını önlemek,

*Dünün sosyalist imparatorluğu olan Rusya’nın tek lider sultasıyla yönetilmesine sağlayacağı desteği kesmek,

*Uzak Doğu ve Afrika limanlarını kiralamak suretiyle ticari hacmini büyültmek isteyen Çin’i yeni tedbir ve uygulamalarla zayıf düşürmek istemesi yatmaktadır.

  

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam