Barzanî, büyük abisinden sınırsız destek ve yüz bulmuş olacak ki, şürekâsı PKK da cesaretlenmiş… Güneydoğu Anadolu bölgemizde kurtarılmış ilçelerle başlattığı çalışmalarını genişleterek kurtarılmış bölgelere, bir adım daha öteye giderek kantonlara ve tabii ki bağımsız bir Kürdistan devletine ulaşmak isteyen terör örgütü, hedef ve hayalleri için yeniden kendisini toparlamış ve yeni saldırılara geçmiştir. PKK terör örgütü için bölünmenin sınırı yoktur...
Büyük Kürdistan hayali
Varsayalım ki, Irak’ın kuzeyinde bir Kürt devleti kuruldu. Bu topraklarda Araplar, Türkmenler, Kürtler, Acemler olabileceği gibi farklı din ve mezheplerden de insanlar olacaktır. Bu insanlar da başka güçler tarafından kışkırtılarak yeni bölünmeler yaratılacak ve kurulan devlet mutlaka çatırdayacaktır. Gelin şimdi tek tek ele alalım:
Fikir yürütme
1.PKK terör örgütü tarafından ele geçirilmek veya devlet kurmak istenen toprakların bir kısmı, 1915’lerde ABD’nin Ermenistan’a vermeyi vaat ettiği yerlerdir. Aslında Türklerin Anadolu’ya girişinden önce buralarda Ermeniler vardı. Bu vatandaşlarımız acaba “Bu toprakları siz alın biz bakalım” derler mi?
Güneydoğu Anadolu’da da Haçlı krallıkları vardı. Kim iddia edebilir, bölgede bugün Kürt olarak kendini tanımlayan ancak soyu bu krallıklara dayanan vatandaşlarımızın olmadığını? Onlar da hak iddia ederse ne olacak?
2. Kuracağınız devletin dışa açılımı, Akdeniz’e ve Karadeniz’e bağlanması ve Körfez’e uzanması nasıl olacaktır. Türk devleti de yeni kurulan devlete harp ilan ederse sığınma ne tarafa olacak, o toprakları kim savunacaktır. Kobani olayı en son ve canlı örnektir.
3. Devlet kurmak o kadar kolay olsa bugün Filistin devleti yıllarca süren bir mücadeleyle geldiği noktada hâlâ tanınmayı beklemezdi. Demokrasinin yerleşmesi ise asırları alacaktır.
4. Cizre’de yaşanan oyun, devlete karşı oynanan bir oyundur. Nelere mal olduğu ortadadır. Bölgedeki Kürt asıllı vatandaşlarımız ellerinde Türk bayraklarıyla PKK’ya karşı gösteriler yapmaya ve neredeyse lânetlemeye başlamışlardı. Hiç mi gerçek payı yoktu?
Yarın kurulması hayal edilen Kürt devletinde ekonomik istikrarın hemen sağlanacağını zannetmek kocaman bir hayaldir. Bu güveni veremez ve halkı memnun edemezseniz ellerinde Türk bayraklarıyla terör örgütüne karşı tavır koyan Kürt insanını karşınızda bulursunuz. Halk bunu en doğal hakkı olarak yapar.
5. İki arada bir derede kalmış hukuk sistemimizle adaletsizlikleri çözmeye çalışırken siz hangi hukuk sistemini benimseyeceksiniz? Seçtiğiniz sistem halkın ihtiyaçlarına cevap verebilecek midir?
6. Toprakların savunulması için askerlik sisteminiz nasıl olacak? Asker ihtiyacını nasıl karşılayacaksınız? Güneyinizde Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi, doğunuzda İran ile kuzeyinizdeki ve batı tarafınızdaki ülkeler size göre düşman ülkelerdir.
Bölgenin yüzölçümü yaklaşık 58.000 km2’dir. Harp gücünü nasıl oluşturacaksınız? IRA, nüfusunu ve mukavemet gücünü İngiliz istihbarat ve güvenlik güçlerinin imkân ve kabiliyetleriyle karşılaştırdı, veriler aleyhine çıkınca İngiltere ile masaya oturdu. Yeniden filizlenen Katalan dirilişine ve direnişine ise hiç aldanmayın.
7. En önemli unsur hava gücüdür. Pilot eğitimi, uçak alımı ve yedek parça ihtiyacının karşılanmasını nasıl düşündünüz? Barzani, yıllarca mücadele verdi; ama hâlâ Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi diye zikrediliyor. Hava gücü de yok. “ABD’den destek alır, Yunanistan ve İsrail’den yardım görürüz” diyorsanız milli olma özelliğiniz kalmaz. Bu ülkelere karşı koyarsanız hemen tepelenirsiniz. Hatırlarsanız, I. Dünya Savaşı’nda Van’ a kadar gelen ülke de Rusya idi.
Düne de bakalım
Hava şehitleri gününde Ağrı İsyanı’nın bastırılmasını ima ederek Atatürk’ü ve İnönü’yü tenkit eden Belediye Başkanı/Başkanları, Ağrı’nın uçaklar tarafından dövüldüğünü kastederek milli hislerimizi zedeleyici konuşmalar yapıyorlardı. Bugün de Ağrı Dağı, Gabar Dağı dövülüyor. Demek ki, değişen pek bir şey yok. İsyan, terör ve ayrılıkçı hareketler dün nerede ve nasıl karşılık bulmuşsa bugün de karşılık buluyor, yarın da bulacaktır. Dün Cumhuriyet hükümetlerini tenkit eden sizler, bugün bu hükümeti, yarın da başka hükümetleri tenkit etmeye devam edeceksiniz. Özerklik, kanton, bağımsızlık gibi ülkenin parçalanmasına yol açacak fikirlerinize isterseniz bir süre ara verin ve bir daha düşünün.
Ve...
Değmeyin bu milletin gamlı yaslı gönlüne, basmayın kuyruğuna! Sizler olmasanız Doğulusuyla Batılısıyla bu insanlar gül gibi yaşayacaklar. Bu ülkede yeni Dağlıcalar yaratılmak ve aziz vatanın şerefli çocukları heba edilmek isteniyor. Bunu Hitler, Mussolini, Stalin ve benzeri kasaplar da denemek istedi. İnsanların kimlikleriyle, etnik yapılarıyla ve inançlarıyla oynadılar. Dünyayı kana buladılar. Bugün kendileri yok ama o değerler var. Anadolu topraklarına yerleşmişliğimizin basit siyasi çıkarlar doğrultusunda muhasebesi yapılırsa yarın da elin oğlu kalkar, bütünüyle Anadolu’yu tartışmaya açar. Kendi kendimizi kurutmaya çalıştığımız bir dönem yaşıyoruz.
Etrafımızda sınırımızın delinmesine ve bağımsızlığımızın gölgelenmesine yol açabilecek gelişmeler olmaktadır. Artık birbirimizi yemekten vaz geçelim.