SON DAKİKA
reklam
reklam

PKK’nın durumu Batı ve Rusya –II-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 17 Mayıs 2023, Çarşamba - 23:54   Okunma Sayısı:

 

Türkiye’de Kürtçülük konusunu eşeleyen ülkelerden birisi ve en önemlisi Rusya’dır. Rusya’nın Doğu Anadolu’daki konar-göçer veya yerleşik hayata geçmiş aşiretlerle ilgilenmesinin tarihi 1805 yıllarına kadar inmektedir. Rusya’nın açık denizlere inmesi için Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanması, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bir Ermeni devletinin yanında bir Kürt devletinin de kurulmasıyla mümkün olabilecekti.

Rusya’nın doğu vilayetlerimizde görevlendirdiği konsolos ve ataşeler bölgede kışkırtıcı faaliyetlerde bulunmuşlardır. Rusların Erzurum konsolosluğu görevinde bulunmuş olan Auguste Jaba, 1860tarihinde Kürtçe ilk taslak lügatı hazırlamış, Çarlık Rusyası’nın Petersburg Bilimler Akademisinin isteği üzerine lügat haline getirilmiştir.

 

Rusya’nın faaliyetleri

Rusya, Türk İstiklâl Harbi’ne Lojistik destek vermiştir. 1940’lı yıllarda Çarlık ihtirası yine kabarmış, Rusya Boğazlar ve kuzeydoğu Anadolu sınırlarımızı tekrar gündeme getirmiştir. Türkiye NATO’ya girdikten sonra ise Rusya hep huzursuz hep tedirgin olmuştur. 

II. Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler,

 

  • Kafkaslarda sınırın yeniden çizilmesi,
  • Boğazlarda Sovyet üslerinin kurulmasına izin verilmesi,
  • Montrö Boğazlar Sözleşmesinin gözden geçirilmesi gibi kabul edilmesi mümkün

olmayan isteklerde bulunmuşlardır.

Sovyetler, Türkiye ile 1960’lı yıllarda ağır sanayi yatırımlarına girdilerse de soğuk savaşın etkisiyle birbirlerine karşı güven bunalımı içerisinde olmuşlardır. Daha sonraki yıllarda ortak boru hattı projeleri, nükleer santral inşası yapımına girdilerse de “huzursuz ortaklık“ devam etmiştir. Bu huzursuzluklar;

 

  • Soğuk savaş sonrası Dağlık Karabağ sorunu yaşandı,
  • Yugoslavya’nın dağılması sonrası Bosna-Hersek ve Kosova krizleri oldu,
  • 1997-1998 döneminde Rusya’nın GKRY’ye S-300 füze sistemi satmak istedi,
  • Rusya’nın, 2008’de Gürcistan’a müdahaleyle bölge istikrarına darbe vurdu,
  • Rusya’nın 2014’te çıkarttığı krizle Kırım’ı ilhak edip, Doğu Ukrayna’da istikrarsızlığa

sebebiyet verdi.

  • Suriye iç savaşında başlangıçtan itibaren Türkiye le farklı görüşlere yöneldi,
  • Libya’da Türkiye ile iki ülkenin çıkarları çatıştı.
  • PKK ve diğer terör örgütlerine ve yandaşlarına desteği sağladı.

 

PKK’ya Rus desteği

Son madde çok önemlidir. PKK terör örgütüne sağlanan yardımlar arasında Kalaşnikof marka tüfeklerde yüzde 70'lik oranla Rusya ilk sırada yer almıştır. Mayın teminatı konusunda ise ikinci sıradadır. Roketlerde de durum değişmiyor. PKK'nın hastanelere bile atmaktan çekinmediği roketlerin menşei incelendiğinde adres yine Rusya çıkmıştır. Tespitlere göre PKK'nın kullandığı roketlerin yüzde 65’i Rusya’ya aittir.

Rusya'dan PKK’ya yeni yıl hediyesi olarak gönderilen Sam füzeleri, RPG roketatarlar, 60 milimetrelik havan topu ile bunlara ait mühimmat, uzaktan kumandalı mayınlar, gece görüş dürbünleri ve Kalaşnikof marka silahları gören ABD, kendisi de boş durmamış ve TIR’larca mekanize araç, mermi ve roket göndermiştir...

Tabanca ve el bombaların birçoğunda da Rusya imzası var. Bugünlerde terör ve vesayet çukurlarında ismini sıklıkla duyduğumuz suikast silahı Kannaslarda yine Rusya yüzde 50 ile önde görülüyor.

 

ABD’ye tepki Rusya’ya gösterilmiyor

Başkent Moskova’da PKK/PYD/YPG bayrağı dalgalanmaktadır. PKK’yı terör örgütü olarak tanımayan Rusya, terör örgütü PKK’ya böyle bir imkân sağlamaktadır. Amerikalı askerler, Suriye’de PKK unsurlarıyla görüşmeler yapıp, birlikte boy boy fotoğraflar verdiğinde yeri göğü ayağa kaldırıyoruz. Ancak, aynı şeyi Rus askerleri yaptığında, ağzımızı açmıyoruz.

Bir taraftan, NATO genişlemesini desteklediğimizi vurguluyor, diğer yandan Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının NATO’nun genişlemesi yüzünden meşru olduğu yolunda açıklamalar yapıyoruz. Sonra da, hiç sıkılmadan, tarafsızlığımızın altını çiziyor, Ukrayna ile Rusya arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduğumuzu söylüyoruz.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sebebiyle ABD tarafından Rusya’ya uygulanan tek taraflı yaptırımlara haklı olarak karşı olduğumuzu her vesileyle dile getiriyor, diğer taraftan bu yaptırımların Rusya tarafından delinmesine yönelik girişimlere melce sağlıyoruz. ABD’nin kuvvetlerini Suriye’den çekmesi için çağrılar yapıyor, Rusya’nın ve İran’ın Suriye’deki askeri varlığından hiçbir rahatsızlık duymuyoruz. Ya da duyuyor ama söylemiyoruz.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam