Yıllarca biriktirdiğimiz resimleri dizdiğimiz albümleri incelerken eşim, 2019 yılında Louvre Müzesi’ni gezerken çektiği bir resmi gösterdi. Resmin açıklamasında “Sakız Adası Katliamı” yazılıydı. Sanat ve sanat tarihiyle ilgili yayınları araştırınca Fransız Ressam Eugene Delacroix (26 Nisan 1798-3 Ağustos 1863)’in 1824 yılında yaptığı bir tablo olduğunu öğrenmiş oldum.
Ressam Delacroix, doğum tarihi itibariyle Fransız Devrimi sırasında dokuz yaşında bir çocuk olarak bu dönem içinde yaşanan ayaklanmaları, idam ve ölümleri görmüş ve idamlarla büyümüştür. Bu durum onun hassas bir yapıya sahip olmasının nedenleri arasında olabilir.
Delacroix 1824 yılında yani 26 yaşında “Sakız Adası Katliamı” isimli tablosunu yapmış ve Paris Sergisi’ne yollamıştır. Eser, sanat çevrelerinde bir anda geniş yankılar uyandırınca devlet tarafından satın alınmıştır.
Sakız Adası’nın yeri ve kısaca tarihi
Sakız Adası Anadolu sahillerine en yakın adalardan biridir. Karaburun Yarımadası’nın veya Çeşme’nin tam karşısındadır. Yüzölçümü 900 km2 civarındadır. Kendisine bağlı iki adası daha vardır: Koyun Adası ve Balık Adası…
Sakız Adası, Fatih Sultan Mehmet döneminden başlayarak Osmanlılara vergi vermeleri koşuluyla Cenovalıların yönetiminde bağımsızlığını korumuştur. Kanuni Sultan Süleyman’ın vefatından hemen önce, 15 Nisan 1566’da Kaptan-ı Derya Piyale Paşa tarafından fethedilmiş, 347 yıl Osmanlı egemenliğinde kalmıştır. 1913 Balkan Savaşı sonunda Yunanistan’a geçmiştir. Osmanlı hâkimiyetinde olduğu süre içinde ise;
- Garp ocakları mensuplarının Fransa kıyılarına ve gemilerine saldırılarından şikâyetçi
olan Fransa Kralı XIV. Louis, denizci Duquesne’i görevlendirerek mukabil harekete geçmesini istemiştir. 24 Temmuz 1681’de Sakız Adası önlerine gelen Duquesne, Sakız Adası koylarında bulunan Trablus gemilerine saldırarak şehri dört buçuk saat süreyle top ateşine tutmuş, Müslüman ve Hristiyanların can kaybına, yapıların büyük tahribatına sebep olmuştur.
- Osmanlı Devleti ile Kutsal İttifak güçlerinin çarpıştığı Mora Savaşı’nda Venedikliler
Papalık, Floransa ve Malta donanmalarının da yardımıyla 8 Eylül 1694 günü Sakız’ı kuşatmış, Silâhdar Hasan Paşa, 1370 askerle kaleyi koruyamayacağını anlayınca Kaptan-ı Derya Helvacı Yusuf Paşa’dan yardım istemiş, ancak kuvvet takviyesini alamamıştır.
Ada, 21 Eylül’de vire ile Antonio Zeno’ya teslimi müteakip Müslümanlar Venedik gemileriyle üç gün içerisinde Anadolu sahillerine nakledilmiştir. Tahliye işleminden sonra Mezomorta Hüseyin Paşa, Koyun Adaları muharebesiyle Venediklileri yenilgiye uğratarak Sakız Ada’sını 22 Şubat 1695’te yeniden Osmanlı topraklarına katmıştır.
Venedikliler kaçarken kiliseler dahil Rum mallarını yağmalamışlardır. Yerli Rum halkının, Katoliklerin Venediklilere yardım ettiğini söyleyerek şikâyette bulunması üzerine Katoliklerin imtiyazları kaldırılmış ve Fransız Konsolosluğu içindeki kilise hariç, Katolik kiliseleri Rumlara verilmiştir. Ada’da çok az sayıda Katolik kaldığı için kale varoşundaki kiliselerden biri valide sultan, bir diğeri Serasker İbrâhim Paşa adına camiye çevrilmiş ve. Sakız Adası’nın yeniden tahriri yapılmıştır.
- Osmanlı topraklarında çıkarları olan dış güçler, imparatorluğun içten çökmesini
hızlandırmak için Hristiyan halka milliyetçilik ve egemenlik düşüncelerini aşılamışlardır. İmparatorluğun kendi içinde baş gösteren bazı olaylar bu parçalanma için elverişli bir zemin hazırlamıştır. Kampoformiyo Antlaşması (1797) ile yedi Yunan adasına yerleşen Fransızların Rumlar arasında yaptığı kışkırtmalar, 1799–1805 yılları arasında bu adalarda Fransızların yerine geçen Ruslar tarafından da sürdürülmüştür.