Oxford Dictionaries, Z Kuşağı'nı "1990'ların sonlarında veya 21’inci yüzyılın başlarında doğan, çok genç yaşlardan itibaren dijital teknoloji, internet ve sosyal medya kullanımına aşina olarak algılanan nesil" olarak tanımlamaktadır.
Teknolojide nasıl ki gelişmeler oluyorsa kuşaklarda da elbette gelişmeler olacaktır. Bu maddi ve fikri yapılar birbirlerinin bütünleyicisidirler. Vapurda gidiş gelişlerimde artık aşinası olduğum genç simalardan her defasında bir şeyler öğreniyorum. Fikirlerini samimiyetle paylaşan bu cıvıl cıvıl gençlerle birarada olmaktan son derece memnuniyet duyuyorum.
Z Kuşağının Eğitim ve Öğrenime bakışı
- Öncelikle günümüzün ezberci eğitiminden adeta nefret ediyorlar. Din eğitimini de
ezberci bulduklarını, kutsal kitaplarda yazan konulara büyük çoğunluğun uymadığını, mabetlerin siyasi alana kaydığını anlattılar. Bu özellikleri nedeniyle okul ve üniversitelerin yetersiz kaldığını, üniversitelerin dünya üniversiteleri arasında ilk 500 arasına giremediğini, akademik camiadan dünyayı etkileyecek makaleler çıkmadığını söylediler.
- Farklı öğrenme biçimlerini kendi aralarında tartıştıklarını, ancak devlet liseleri varken
özel okulları ve dershaneleri kastetmedilerini, bu uygulamanın fırsat eşitliğini ve eşit öğrenim hakkını ortadan kaldırdığını vurguladılar.
- Uygulamalı öğrenmeyi, hatta üniversiteye girişle birlikte fabrikaların ilgili ünitelerini
gezmeyi, üretim sırasını görerek öğrenmeyi tercih ediyorlar. Bu yönleriyle meraklı, araştırmacı ve sorgulayıcı özellik sergiliyor ve teknolojiden azami ölçüde yararlanmak istiyorlar. Hepsinde de yaratıcı özellik ve farklı ilgi alanlarına yönelim öne çıkıyor.
- Öğrenci olmaları nedeniyle gelirleri olmadığı için arkadaş gruplarıyla sosyal faaliyetlere
katılamadıklarını, müzikle uğraşamadıklarını, diğer sanat faaliyetlerine ilgi gösteremediklerini söylediler.
İlk tespitlerim
Z kuşağı gerek eğitim gerekse iş hayatında yer edinmeye başlayan, toplumda söz sahibi olan bir jenerasyon olarak önemli bir grubu temsil eder. Değişen dünya ile birlikte büyüyen, tüm farklılıkları direk olarak benimseyen Z kuşağının eğitim ve iş hayatına bakış açısı da önceki kuşaklardan farklı görünüyor. Bu kuşak;
- Özgür ruhlu,
- Dinamik ve değişime açık,
- Sosyal medyayı aktif kullanan, teknolojiyi yakından takip eden, girişken ruhlu,
- Bilgiye çabuk ulaşan
- Sorgulayıcı olmaları nedeniyle olaylara farklı bakış açısıyla bakmayı yeğleyen, enerjik
kişilerden oluşuyor. Bu özellikleri dikkate alındığında Z kuşağının iş hayatına bakışını da şöyle özetlemek mümkündür:
- Sınırlandırılmış sürelerden, sınırları çizilmiş bir çalışma şekillerinden hoşlanmıyorlar.
Sonuç odaklı çalışmayı tercih ediyorlar,
- Yaptıkları işin sosyal hayatın önüne geçmesini kabul etmiyor, esnek bir yapıya daha
yakın duruyorlar. Saat dilimlerini hiç benimsemiyorlar.
- Pandemi süresinde alışkanlık haline gelen uzaktan veya evden çalışma şeklinde ısrarlı
davranıyorlar.
- Çalışmalarının desteklenmesini ve takdir edilmeyi istiyorlar,
Galiba biraz da siyasete uzak durmayı tercih ediyorlar. Siyasetin Türkiye için yeni ufuklar açmadığını, siyasetçilerin güven vermediğini söylüyorlar. Geleceğin Türkiye’si böyle bir nesille adım atacak. Umuyorum daha güzel günler göreceğiz.