SON DAKİKA
reklam
reklam

Mete Akyol’un gazetecilik anısı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 4 Haziran 2023, Pazar - 23:49   Okunma Sayısı:

Halen emekli olmamıştım. 4 Mayıs 1995 günü gazeteci yazar Sayın Mete Akyol görev yerimde ziyarete gelmişti. Aslında görüşeceği başka bir kişiydi ama öğle arası olduğu için dışarıdaydı.

Bir saat kadar oturduk ve Mete Bey ile konuştuk. Aslında yedi sekiz kez gelmiş ve görüşmüştük. Her geldiğinde yayınlanan kitaplarından birini imzalayarak bana veriyordu.

“Hem Yaşadım Hem de Yazdım”, “Aynen Naklen” ve “Yazamadıklarım” isimli kitaplarını seneler sonra yine okumaya başladım.

 

4 Mayıs günü birliğime geldiğinde onu misafir etmiştim. Önümde Kuleli Askeri Lisesi’nin devre albümü vardı. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay idi. Onunla ilgili bir anısını anlatmaya başladı:

 

Mete Akyol anlatıyor

 

“Yıl 1971… RCD ülkeleri Bakanlar Konseyi’nin ortak toplantı yapmış ve 28 Ocak 1971 günü ortak bildiri yayımlanmıştı. Toplantı sonrasında Şah, birkaç gün Kuşadası’nda birkaç gün de Marmaris’te dinlenmek istediğini bildirmişti. Şah’ın bu isteği yerine getirilsin diye Kuşadası girişindeki bir tepe üzerinde bulunan lüks Kısmet otelinde ağırlanacaktı…

 

… Sunay ve Şah, beton yolda kolkola ilerlerken Şah’ın ayağı kaydı. Daha sonra bir daha topuğu kaydı ve sol ayağı ileri doğru fırladı. Dengesini bir anda kaybetti. Şah sağ dizinin üstüne düşerken can havliyle Cevdet Sunay’a tutundu.  Cumhurbaşkanı Sunay, Şah’ın bu beklenmedik hareketi karşısında zaten güçlükle yürüyebildiği yokuşta ayağı kaydı, dengesini kaybedip tüm ağırlığıyla Şah’ın üstüne yığıldı. Şah’ın o ‘ıh!’ deyişi bugün bile kulaklarımdadır.”[1]

 

Kuleli Askeri Lisesi mezuniyet töreni

 

Ben bu anıyı dinledikten sonra gülümsemiştim. Mete Akyol’a bir yıl sonra aynı Cumhurbaşkanı’nın 27 Temmuz 1972 günü mezuniyet töreni için Kuleli Askeri Lisesi’ne geldiğini, dün kendisi düşen Cumhurbaşkanı’nın bir yıl sonra tören kıtası ve protokolün önünde ilerlerken kendisinin resimlerini çekmek üzere geri geri giden bir gazeteci düşmüştü.

 

Şeref tiribünü ile biz törene katılan öğrenciler arasında Kuleli Okul Komutanı’nın konuşacağı platform arasında ses yayın cihazının yerde serili halde kabloları bulunuyordu. Geri geri giderek resim çekmeye çalışan gazeteci bu kablolara takılarak sırt üstü düşmüştü.

 

Henüz olgunlaşmamış ve genç yaşta olduğumuz için kıkırdamaya başlamıştık. Hemen önümüzde Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç ve Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler bulunuyordu. Gülmemek için dudaklarımızı ısırıyor, heyetin bir an önce önümüzden geçmesi için adeta dua ediyorduk…

 

Mete Akyol Kimdir?

 

Mete Akyol, (d. 11 Ağustos 1935 Ordu-3 Kasım 2016 İstanbul… Mete Akyol'un resmî kimlik bilgilerinde doğum tarihi 9 Ağustos 1935 olarak geçmektedir.). Gazeteci-yazar… İlköğrenimini Ordu Gazi ilkokulunda tamamladı. Orta öğrenimini Talas Amerikan Okulu ve Tarsus Amerikan Koleji’nde yaptı. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nin İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu.

 

Yaşar Kemal, onun için,

“Mete büyük bir dil ustasıdır. Onu birkaç tümceyle anlatmak benim için kolay değil. Mete gazeteciliğimizin tan yerleri ışırken oturmuş, güzellikleri ve insan sıcaklığını cömert elleriyle bize sunan candan bir dost, büyük bir gazetecidir. Onun için ben eski bir yazıcı, dahası da bir röportaj yazarı, bir dost olarak cıvıl cıvıl, sevinç, ışık dolu Mete’nin bir hayranıyım.” demiştir.

 

Çetin Altan, onun için

 

“Mete hem kendi döneminin geçmişindedir, hem de o geçmişi merak edecekler için geleceğinde…” demiştir.

 

Rahmet olsun Mete Akyol’a. Bu kubbede baki kalanın hoş bir seda olduğu bir kez daha gerçekleşmiş oldu.

 

 

 

 

 

 

[1] Mete Akyol, “Yazamadıklarım”, Yılmaz Yayınları, 2. Baskı, İstanbul-1991 s: 107

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam