SON DAKİKA
reklam
reklam

Kosova-Sırbistan gerilimi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 15 Haziran 2023, Perşembe - 23:51   Okunma Sayısı:

Kosova’nın kuzeyinde son günlerde gerilim arttı. Sırplar, yeni Arnavut belediye başkanlarının göreve başlamasını engellemek amacıyla Zveçan, Zubin Potok ve Leposaviç’teki belediye binalarına girmeye çalışıyor ve protesto düzenliyor.

 

Bu arada Sırplar, NATO’nun Kosova Barış Gücü birliklerine saldırdığı bildirilmiştir. Kosovalı Sırplar ile güvenlik güçleri arasında 26 Mayıs’ta da arbede yaşanmış, 5 polisin hafif yaralandığı ve 4 ekip aracının zarar gördüğü duyurulmuştu.

 

Bu gelişmeler üzerine Sırp birliklerinden bazılarının sınıra sevk edildiği, Kosova polisi ve NATO’nun Kosova Barış Gücü’nün (KFOR), belediye binalarını tel örgülerle çevirerek bölgedeki personel sayısını artırdığı bildiriliyor.


Sırbistan-Kosova

 

1974 Yugoslavya Anayasası, Kosova’yı özerk bir Sırp bölgesi olarak kabul eder. Bağımsız olma isteği Yugoslav Başkan Josip Broz Tito’nun vefatından sonra kendini göstermiştir. Arnavutlar, 1990’lı yılların ortasında Sırplara karşı bir isyan harekâtı başlattılar. Arnavut liderler 1991’de tek taraflı bağımsızlık ilan ettiler. 1998’e gelindiğinde Arnavutlar, Sırplara karşı kitle protestolarına başladılar. Karşılarında polis ve ordu kuvvetlerini buldular.

 

24 Eylül 1998’de NATO, Miloseviç’i uyararak Kosovalıların üzerine gitmesini engelledi. Aksi takdirde NATO’nun devreye gireceği ültimatomunu verdi. Mart 1999’da görüşmelerden sonuç alınamadı. NATO, 11 hafta süren bombardımanla Yugoslavya’ya saldırdı. Mülteciler evlerine döndü. Suçlular cezalandırıldı

 

Sırbistan, 2008’de tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Kosova’yı halen kendi toprağı olarak görmektedir. Kosova, 117 ülke tarafından 'bağımsız devlet' olarak tanınmakta, ancak ülkedeki etnik gerginlikler ve Birleşmiş Milletler’e (BM) üye olamaması nedeniyle 'Avrupa'nın donmuş ihtilâf bölgelerinden biri' olarak kabul edilmektedir. Her iki yönetim de Avrupa Birliği (AB) arabuluculuğunda 2011’de başlatılan Belgrad-Priştine Diyalog Sürecini devam ettirmeye çalışmaktadır.

 

2016 yılına gelindiğinde gelişmeler biraz daha farklılaşmaya başladı. Rusya, Balkanlarda kaybettiği Sovyetler Birliği’nin eski peyklerini tekrar ele geçirmeyi planlıyordu.

 

Bu nedenle;

 

**Rusya, 2016 yılının Temmuz ayında NATO’nun Varşova Zirvesi’ndeki kararlarla Orta ve Doğu Avrupa’ya yapacağı güç yığınağına karşı hamlelerini başlatmıştı,

**Rusya, NATO'nun yeni kuvvet kaydırma hazırlığına karşı batı sınırında 2, güneyde yeni 1 tümen kurma kararı almıştı,

***Rusya'nın kuracağı yeni tümenlerin her biri 10 bin askerden oluşacak, tümenler Rostov, Smolensk ve Voronezh’de konuşlanacaktı.

 

Bu düşünceler, hayata geçirilmeye kalkınca Galler’de yapılan NATO zirvesinden Ukrayna Krizine karşı Acil Müdahale Gücü oluşturma kararı çıkmış ve NATO, Akdeniz’de kendini gösterme ihtiyacını hissetmişti.

 

Rusya, Sovyet zamanının ihtişamını yeniden yaşamak istemektedir. Bu nedenle Kırım’ı işgal etmiş, Ukrayna’nın NATO kontrolüne geçmemesi için olağanüstü çaba sarf etmektedir. Balkanları karıştırmak ve buradan menfaat elde etmek için de çaba göstermektedir. Sırbistan, Rusya’nın eski dostudur. Sırbistan’ın başına gelen her olayda Rusya onun yanında yer alacaktır. Bugün için NATO, Kosova’daki basit bir ayaklanma olayında bile Türkiye’yi göreve davet ediyorsa Rusya’dan çekindiği içindir.

Türkiye böyle durumlarda itidalli hareket etmiş ve bundan sonra da edecektir. Türkiye’nin Sırbistan ile karşı karşıya gelmesi Rusya’yı üzecek, belki de halen yürüttüğümüz ilişkileri sarsabilecektir..

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam