İngiliz yolcu gemisi Titanic, 269 metre uzunluğunda, 28 metre genişliğinde ve 52.310 ton ağırlığında devasa bir gemiydi. Omurgadan tepeye 53 metre ayrılmış, bunun yaklaşık 10 metresi su seviyesinin altındaydı. Kaptan Edward John Smith, Titanik’in süvarisidir. O zamanın en büyük gemisine komuta ederek ilk seferine çıkmıştır. (New York Times Arşivi)
Titanic, 10 Nisan 1912’de ilk yolculuğuna çıkmak üzere İngiltere’nin Southampton kentinden ayrılmıştır. Rotasını batıya kırarak New York’tan önce Cherbourg, Fransa ve Queenstown’a uğrar ve İrlanda’ya yönelir. Yolculuğa devam ederken Newfoundland’ın 375 mil güneyinde bulunduğu sırada saat 23:40'ta buzdağına çarpar. 15 Nisan 1912 günü saat 02:20 civarında batar. Bu kazada 1500 yolcu hayatını kaybeder. Bazı yolcular, Kuzey Atlantik Okyanusu’nun sularındaki hipotermiden dakikalar içinde suda ölür. (Frank O. Braynard Koleksiyonu)
McKay Bennet, Titanik’in battığı bölgeye ulaşan ilk gemilerden biridir, kaptanı da De Carteret’tir. Carteret, kazanın olduğu bölgeye geldiğinde oradaki tek buzdağını görür. Bu nedenle de trajediden oradaki buzdağının sorumlu olduğu varsayılır. Buzdağıyla çarpışma sonucu Titanic'in gövde plakalarının, geminin birkaç yerinde içe doğru bükülmesine neden olur ve bir anda içine su fışkıran on altı su geçirmez bölmesinden beşini açar. Sonraki iki buçuk saat içinde gemi yavaş yavaş suyla dolar ve batar. (Amerika Birleşik Devletleri Sahil Güvenlik)
Geminin enkazı 3784 metre derinlikte yatmakta olup 90 atmosferlik Venüs yüzeyinden yüksek basınca maruz kalmaktadır. Hayatta kalan yedi yüz on iki kişi kalmıştır.
(Ulusal Denizcilik Müzesi / Londra)
Yorumlama
- Derin denizlerde yüzeye göre en büyük farklardan biri suyun basıncıdır. Basınç her 10
metrede bir atmosfer artar. 10.000 metrede, 1000 atmosfer, 1.000 m’de 100 atmosfer basınç olursa geminin battığı 3.785 m’de 378 atmosferlik basınç vardır. Bu basınç altında ancak çok az sayıda canlı yaşayabilir.
- Belgelere göre, kayıp denizaltının sahibi Ocean Gate şirketi, denizaltı aracının
geliştirilme biçiminden kaynaklı güvenlik sorunları yaşanabileceği konusunda defalarca uyarılmıştır. ABD ve Fransa kaybolan denizaltı için kurtarma sistemi göndereceklerini belirtmişler. Titanik’in enkazına inen denizaltıyı arama çalışmalarında su altından sesler tespit edildiği açıklanmıştır.
Şirketin eski denizcilik operasyonları direktörü David Lochridge, 2018’de Seattle Bölge Mahkemesinde görülen bir davaya göre, geliştirilmekte olan denizaltının daha fazla test edilmesi gerektiğini ve "aşırı derinliğe" ulaştığında yolcuların tehlikeye girebileceğini belirten bir rapor yazmıştır.
Buna karşılık Ocean Gate şirketi, Lochridge’i gizlilik anlaşmasını ihlâl etmekle suçlayarak karşı dava açmış ve 2018’de işten çıkarmıştır. Şirket, Lochridge’in "bir mühendis olmadığını ve mühendislik hizmetleri vermesi için işe alınmadığını" belirtmiştir.
- Gemi battıktan sonra söylenenler çene çalmanın ötesine geçemez. Olay I. Dünya Savaşı
içindedir. O günün teknolojisi yakmak-yıkmak, vurmak kırma, batırmak-düşürmek şeklinde sadece tahrip etmeye programlanmıştır.
- Kaldı ki, bu olaydan 41 yıl sonra 4 Eylül 1953 günü İsveç’e ait kuru yük gemisi
Nabolant şilebiyle çalışan Dumlupınar denizaltımız bile Çanakkale Boğazı Nara Burnu açıklarında çarpışmış ve 87 m. derinlikte yatıyor olmasına rağmen yine de denizaltıya ulaşılamamış, personeli kurtarma veya denizaltıyı çıkarma faaliyeti icra edilememiştir.
- Türksat 5A’nın 31 derece doğu yörüngesindeki konumuna yaklaşık dört ay sonra
ulaşacağının tahmin edildiği ve yaklaşık 36.000 km yükseklikteki yer sabit yörüngede görev yapacağı açıklanmıştı. İnsanoğlu daha uzaktaki aya çıkıyor ama 3.785 m veya daha sığ durumdaki 87 m suyun altına inemiyor. Tabiatın gücüne bakın, ne kadar çaresiz kalabiliyoruz, değil mi?