SON DAKİKA
reklam
reklam

EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ MAYISTA ARTTI

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 16 Temmuz 2023, Pazar - 15:45   Okunma Sayısı:

Ekonomi bilimi bir derya gibi çok geniş bir kapsama alanındadır. Ülkelerde ve dünya genelinde sürekli güncelliğini korur. Öncelikle ekonominin temel ögelerinden bazıları Milli gelir, enflasyon, ihracat, para politikası, yoksulluk sınırı, üretim, ithalat sayılabilir.

*Milli gelir bir ekonomide bir yıl içerisinde üretilen mal ve hizmetlerin toplam değeridir.

Bir ülkenin milli geliri ne kadar yüksekse kişi başına düşen milli gelir de o kadar yüksek olacaktır ve ülke halkı zenginleşecektir. Zenginleşen ülke halkı iktisat kuralı gereği (kişinin geliri arttıkça harcamaları da artar.) harcamalarını arttıracak, halkın alım gücü yükselecek ve genel ekonomi canlanacaktır. Genel ekonominin hareketlenmesi basit ifadeyle yeni işyerlerinin açılmasına yol açacaktır. Ve dolayasıyla devletin vergi gelirleri de artacağından devlet yatırımları hız kazanacak yeni istihdam sahaları oluşacaktır.

*Enflasyon konusuna gelince ülke halkımızın en çok üzerinde durduğu, en çok etkilendiği ekonomik faktördür. Maaş ve ücretlerin enflasyonun üzerinde olması çalışan ve emekli kesimin en büyük beklentisidir. Enflasyonun düşük olması, ülkede yeterli miktarda üretim yapıldığını, halkın gelir seviyesinden yakınmadığını, stok maliyetlerinin düştüğünü işaret eder. Enflasyonu düşük olan ülkelerde halkın ekonomi yönetimine olan bağımlılığı ve güveni tamdır.

*İhracat en önemli iktisadi faktörlerinden biridir. Üretim olmazsa istihdam olmaz, üretim olmazsa ihracat olmaz, üretim olmazsa ihtiyaçlar ithal girdileriyle karşılanmaya çalışılır; bu durumda cari açık büyür, ülkeden döviz çıkışı hızlanır ve merkez bankasının döviz rezervi düşer. İhracatın bir diğer özelliği de üretimde kalitenin artması, yeni ürünlerin hizmete girmesi şeklinde açıklanabilir. Dolayısıyla ihracat, üretimle doğru orantılıdır. Bir ülkede üretim çoksa ihracat da çok olacaktır ve en önemlisi ülkeye döviz girdisi sağlanacaktır.

*Para politikaları: Ülkemizde para politikaları merkez bankası tarafından yönetilir. Hepimizin bildiği gibi faiz baz alınır. Başka bir deyişle faiz düşerse döviz kurları artar. Tasarruf sahipleri bankalardaki mevduatını TL’den döviz hesaplarına aktararak daha yüksek gelir elde etmeyi amaç edinirler. Dövizin yükselmesiyle birlikte enflasyon da artışa geçer. Bu da halkın aleyhine olacağından halkın ekonomi yönetimine olan güven azalma eğilimine girer. Diğer taraftan faizin yükselmesi kredi maliyetlerini yükseltecektir ve üretim maliyetlerine olumsuz yansıyacaktır. Belki de üretim miktarının azalmasına yol açabilir. Bu konu oldukça hassas bir konudur. Faiz dengesini döviz kurlarıyla optimal dengede tutmak esas alınmalıdır.

*Yoksulluk sınırı bir kişinin ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gereken minimum aylık değerdir. Yoksulluk sınırının altında yaşayan vatandaşların genel nüfusa oranı ne kadar yüksekse yoksul vatandaşların sayısı o kadar az olacaktır.

*Üretim konusuna yukarıda değinmiştik. Ülkelerin ekonomik büyümesine katkı sağlayan en önemli unsurlardan biridir. Üretim, istihdam ve sağladığı ihracat girdileriyle ekonomik kalkınmaya etkili olmaktadır.

*İthalat ülke ihtiyaçlarının yeterli miktarda üretilmemesi durumunda başvurulan çözüm yoludur. Bazen yerli sanayi ile rekabet için de ithalat yoluna gidilebilir. İhracatın ithalatı karşılama oranı 1 ise ülkeye ithal girdisi kadar ihracat çıktısı gerçekleşmiş demektir. Her zaman ihracatın ithalattan fazla olması tercih edilir.

Ekonomik güven endeksi her ay TÜİK tarafından yayınlanmaktadır. Geçtiğimiz mayıs ayında TÜİK tarafından açıklanan verilere göre ekonomik güven endeksi aylık bazda %1,4 oranında artarak 103,87 seviyesine ulaşmıştır. Bu değer 100 ün üzerinde olduğu taktirde ülke vatandaşlarının ekonomiye güven duyması şeklinde yorumlanır.100 ün altında ise ekonomiye güven az anlamı çıkar.

Tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endeks olan ekonomik güven endeksi nisan ayında 102,2 iken, mayıs ayında yüzde1,4 oranında artarak 103,7 değerini aldı.

Bir önceki aya göre mayıs ayında tüketici güven endeksi yüzde 4,0 oranında artarak 91,1 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 0,4 oranında artarak 116,7 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 4,3 oranında artarak 92,2 değerini aldı.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

zozcivan@hotmail.com

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam