SON DAKİKA
reklam
reklam

TARIMDA İHRACAT REKORU

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 16 Temmuz 2023, Pazar - 15:09   Okunma Sayısı:

İhracat rakamlarımız genel olarak tüm zamanların rekorunu kırmaya devam etmesine rağmen ithalat rakamının gerisinde kalmaya devam ediyor ve dolayısıyla dış ticaret açığımızı minimuma indirmeye çalışıyoruz. Genelde tarım ülkesi olmamıza rağmen başta bakliyat ürünleri başta olmak üzere bazı tarım ürünlerini ithal etsek de tarım sektöründe ocak-mayıs döneminde ihracatımız en yüksek seviyesine ulaşmış durumdadır.

Ülkemizde sıkı ve sürdürülebilir bir tarım politikası maalesef yoktur ve yüksek enflasyonun getirdiği olumsuzluklardan dolayı bazı ekim alanlarımız boş kalmaktadır. Hükümet, çiftçiye bütçenin elverdiği ölçüde destek vermektedir ama bazen yetersiz kalmakta, tarım üreticilerimiz kendilerini maddi olarak kurtarmadığı gerekçesiyle tarlalarını ekmemeyi yeğlemektedir. Dolayısıyla başta tohum, fide, yakıt, gübre olmak üzere verilen destekler tekrar gözden geçirilmeli saymaya çalıştığım çiftçinin olmazsa olmazı olan ürünlerden ilk akla gelen KDV ve ÖTV alınmamalıdır. Örneğin yüzölçümü bizin Konya ilimiz kadar olan Hollanda tüm dünyaya tarım ürünü ihracatı yapmaktadır. Hâlbuki bizim sıkı ve sürdürülebilir bir tarım politikamız olsa Hollanda’ya üçe beşe katlamamız işten bile olamaz.

Ülkemizde gıda enflasyonu sürekli olarak TÜİK tarafından açıklanan Tüketici fiyat endeksinden yüksek çıkmaktadır. Bunun esas sebebi çiftçinin kullandığı ilaç ve tohum başta olmak üzere ürünlere gelen zamlardır. Dolayısıyla çiftçiye verilen destekler tekrar gözden geçirilmelidir.

İhracat, ülkenin ekonomik kalkınması, millî gelirin artması, refah düzeyinin yükselmesi, ülkeye döviz girdisinin sağlanması açısından olmazsa olmaz bir faktördür. Genel olarak sanayi ürünleri ve tarım ürünleri ihracatımız yüksek rakamlara ulaşmıştır ve ocak mayıs döneminde tarım ürünleri ihracatımız rekor seviyededir. Ancak yeterli değildir. Dış ticaret açığını minimuma düşürmek için katma değeri yüksek, ithal ikame ürün üretmek durumundayız ki enflasyonla baş edebilelim. Günümüzde sanayi ürünlerinde yapılan üretimin en az yüzde elliden fazla hammadde ve ara malı yurtdışından döviz ödeyerek tedarik etmekteyiz ve yerli ve milli paramız yurt dışına gitme zorunluluğu hasıl olmaktadır. Bir de döviz kurlarının yüksekliği nedeniyle hammadde ve yarı mamule ödediğimiz bedel yükselince üretim maliyetleri artmakta ve doğal olarak tüketici fiyatlarına yansımaktadır. Bu da karşımıza enflasyon olarak çıkmaktadır. Hâlbuki üretimde kullandığımız hammadde ve yarı mamulleri kendimiz üretsek hem maliyet düşecek hem de yurt dışına paramız gitmeyecektir ve enflasyonla mücadelemiz daha da kolaylaşacaktır.

Ülkemizde tarım alanları maalesef verimli şekilde kullanılmamakta, verimli topraklarımız yerini apartman ve sitelere bırakmaktadır. Hâlbuki toprak da bir fabrikadır ve ekildiği sürece yılda bir veya daha fazla mahsul vermektedir. Binalar kıraç alanlar kullanılarak yapılabilir. Yüksek enflasyon nedeniyle giderek yaygınlaşan rant anlayışı maalesef tarım sektörüne zarar vermektedir.

Tarım ürünlerinde en çok olumsuz etkilenen üretici ve son tüketicidir. Çiftçi ürettiği ürünü satabilmek için çeşitli maliyetlere (komisyon, nakliye, fire vd.) katlanmak zorunda olduğu hepimiz tarafından bilinmektedir. Son tüketiciye gelene kadar birkaç aracıdan ve çeşitli maliyetlerden geçen ürün fiyatı katlanmaktadır. Ve bu sebeple gıda enflasyonu sürekli olarak yüksek seyretmektedir.

Konumuza dönecek olursak tarım sektörü ocak-Mayıs 2023 döneminde 14 milyar 58 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek tüm zamanların en yüksek rekoruna ulaşmıştır. Böylesine ciddi rakamların gerçekleşmesinde uygulanan ekonomi politikalarının rolü oldukça önem taşımaktadır. Ocak -mayıs döneminde yapılan tarım ihracat rakamı %4,8 artarak ülkemizin toplam ihracatının %13,7 sine ulaşmıştır.

Tarım bünyesinde faaliyet gösteren 10 sektörden 4'ü, yılın 5 ayında ihracat rekoru kırdı. Söz konusu dönemde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, yaş meyve ve sebze, zeytin ve zeytinyağı, süs bitkileri ve mamulleri sektörü tüm zamanların en yüksek dış satımını yaptı.

Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri 4 milyar 738 milyon dolar, yaş meyve ve sebze 1 milyar 424 milyon dolar, zeytin ve zeytinyağı 480 milyon 269 bin dolar, süs bitkileri ve mamulleri 76 milyon 512 bin dolarla tüm zamanların en yüksek ocak-mayıs ihracatını gerçekleştirdi.

Ocak-Mayıs 2023'te geçen yılın aynı dönemine göre, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri yüzde 7,6, yaş meyve ve sebze yüzde 22,5, zeytin ve zeytinyağı yüzde 188,8, süs bitkileri ve mamulleri yüzde 1,2 ihracat artışı kaydetti.

 

Ülkelere göre bakıldığında, yılın 5 ayında hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri Irak'a 837 milyon 249 bin dolar, yaş meyve ve sebze sektörü Rusya Federasyonu'na 402 milyon 401 bin dolar, zeytin ve zeytin yağı sektörü İspanya'ya 172 milyon 874 bin dolar, Hollanda'ya süs bitkileri ve mamulleri 19 milyon 878 bin dolar tutarında dış satım yaptı.

Hollanda'ya süs bitkileri ve mamulleri sektörünün ihracatı 3 milyon 795 bin dolar, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin Irak'a ihracatı 33 milyon 766 bin dolar azaldı.

Zeytin ve zeytinyağı sektörünün İspanya'ya dış satımı 165 milyon 227 bin dolar, yaş meyve ve sebze sektörünün Rusya'ya dış satımı 113 milyon 349 bin dolar arttı.

İller bazında bakıldığında, İstanbul'dan 1 milyar 477 milyon dolar hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, Antalya'dan 34 milyon 529 bin dolarlık süs bitkileri ve mamulleri, 358 milyon 894 bin dolarlık yaş meyve ve sebze, İzmir'den 213 milyon 27 bin dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihracatı gerçekleşti.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

zozcivan@hotmail.com

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam