Göçmen karşıtı ve AB’ye mesafeli Finler Partisi, Nisan ayındaki seçimlerde ikinci parti olmuştur. Bu sonuç, parti tarihindeki en iyi sonuç olarak kayda geçmiş ve Finler Partisi, seçimi birinci bitiren Ulusal Koalisyon Partisi ile koalisyon yaparak hükümete girmiştir. Parti lideri Riikka Purra kurulan hükümette maliye bakanlığının yanı sıra başbakan yardımcısı olarak da görev yapmaktadır.
Haziran ayında ise, Purra’nın partisinden Vilhelm Junnila, 2018’deki bir konuşmasında Adolf Hitler’e yaptığı atıflar nedeniyle ekonomi bakanlığından istifa etmek zorunda kalmıştı. Ulusal Koalisyon Partisi’nden Başbakan Petteri Orpo liderliğinde kurulan dört partili koalisyon, Finlandiya halkına sıkı göç politikaları izleme vaat etmişti
Rikka’dan boncuklar
Finlandiya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Riikka Purra, 2008 yılında farklı blog yazılarındaki tekrar tekrar yaptığı ırkçı paylaşımlar gün yüzüne çıkmaya başlamış. Neler mi yazmış?
**Bir yazıda, trende karşılaştığı bir grup genç göçmen için, “Bana bir silah verseler, trende cesetler olurdu, görürdünüz” ifadesi,
**Bir başka yazıda ise Somalili ve Türk göçmenleri hedef alarak, “Türk maymunlar” ifadesini kullanıyor.
**Riikka adıyla yazdığı bir başka yazıda ise, “Bugün Helsinki’de dilenci ve siyah çocuklara tükürmek isteyen kimse var mı” diye soruyor.
Rikka’dan özürler
Purra 15 yıl önceki bu ifadelerini ‘aptalca’ olarak tanımlayarak kırdığı kişilerden özür dilediğini söylemiş. Twitter hesabından da yaptığı açıklamada, “Ben mükemmel bir insan değilim, hatalar yaptım” ifadelerini kullanmış. Irkçı söylemlerin Finlandiya medyasında haberleştirilmesi sonrası özür açıklaması yapan Riikka Purra, koalisyondaki diğer parti liderleri ile birlikte, “ayrımcılığa karşı ve eşitliğe bağlı” olduklarını belirten bir hükümet bildirisine de imza attı.
Purra, 31 yaşında kullandığı ırkçı sözler için “Şiddetin, ayrımcılığın ve ırkçılığın hiçbir türünü onaylamıyorum.” savunmasını yapmış. Halen 46 yaşında olan isim“ şu andaki aklıyla böyle şeyler yazmayacağını da söylemiş. Skandal üstüne skandal…
Yabancılarla ilgili yasalar
- Kökleşmiş bir İsveç, Rus, Yahudi ve Tatar azınlığın bulunduğu Finlandiya, 1970’li
yıllara kadar daha çok göç veren bir ülke konumundayken sanayileşip zenginleşmeye başlayınca göç için cazip olmaya başlamıştır. 1990’lı yıllarda Somali’den, Yugoslavya’dan, İran ve Irak’tan gelen mülteciler, Finlilerle evlenerek iş, öğrenim, aile birleşimi, sığınma gibi konulara yoğunlaşmışlardır.
1919 yılında yürürlüğe giren ve yedi kez yenilenen Yabancılar Kararnamesi ile katı bir göç politikası yürütülmüş, yabancı işgücüne istisnalar dışında müsaade edilmemiştir. Finlandiya’da ilk “Yabancılar Yasası” 1984’te yürürlüğe girmiştir. 2000’li yıllarda işsizliğin yanı sıra başta sanayi olmak üzere değişik işkollarında doğan kalifiye işçi eksikliği nedeniyle Finlandiya da artık yabancı işgücü almaya ve hatta yabancı işgücünün gelmesini teşvik etmeye başlamıştır.
Bu nedenle küresel ekonomik krizin arifesinde hazırlanan ve 25 Şubat 2009’da yürürlüğe giren Yabancılar Yasası oldukça liberal bir yasadır. Ancak küresel ekonomik krizin ortaya çıkması ve işsizliğin artması nedeniyle toplumda Yabancılar Yasası’nın katılaştırılması yönündeki talepler artmış ve 2010 yılının Ağustos ayında mevzuatlarda bazı değişiklikler yapılarak Finlandiya’ya yönelik göçün kısıtlanması yoluna gidilmiştir.
Irkçılık başa iş açar
- Avrupa Konseyi’ne bağlı Irkçılığa ve Ayrımcılığa Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI),
2019 yılında bir rapor yayımlamış ve Finlandiya’nın ırkçı sözlerle mücadele etmesi ve göçmenlerin entegrasyonu konusunda daha iyi çalışmalar yapması gerektiğini belirtmişti. Raporda, Finlandiya’da kamuoyunda ve internette Müslümanları, Afrikalıları, Yahudileri ve iltica talebinde bulunan kişileri hedef alan ırkçı sözlerin artmasına tepki gösterilmişti. Özellikle Neo-Nazi örgütlerin nefret içerikli sözlere başvurduğunun altını çizerek bu tür suçları işleyenlerin şikâyet edilmesi gerektiği kaydedilmişti.
- Hollanda’da hükümet, koalisyon ortaklarının, göç politikası ve çatışma bölgelerinden gelen mültecilerin savaş sona erince ülkelerine gönderilmesini öngören yeni iltica planı konusunda anlaşma sağlayamaması üzerine düştü. Başbakan Mark Rutte istifa etmiştir.
Rutte, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada, “Koalisyona siyasi destek ortadan kalktı. Bu çok üzücü. Bu görmezden gelemeyeceğimiz bir siyasi gerçek. Farklılıklar aşılamaz derecede” demiştir.
Rikka’ya uyarı
Bn. Rikka, geçmişte söylediklerin başına iş açmasın. Sizdeki yasalar bizdekilere benzemez, mutlaka uygulanır. Ya hükümetten gidersin ya da hükümetle düşersin. Bak, Hollanda canlı örnek!