Dolar veya Euro kuru, ulusal para biriminin yabancı para karşılığında aldığı değerdir. Basit bir şekilde ulusal paranın talep artışı veya arzındaki azalış paranın değerini yükseltir. Örneğin TL’nin arzındaki azalış veya talebindeki artış paranın değerini yükseltecektir.
Talep ve arz nasıl artar nasıl eksilir? Biraz da bu konuyu irdeleyelim.Ülkede tasarrufun ön planda tutulduğu varsayımı ile,tasarruf sahipleri,bankalara vadeli hesap açarak faiz alıyor ve bu faiz ,dövizden çok gelir sağlıyorsa normal olarak tasarruf sahibi faizde kalmayı tercih edecektir.Ancak tersi olduğu durumlarda ise tasarruf sahipleri dövize yöneleceğinden kurlar artma eğilimine girecek ve bu durum bu şekilde devam edecektir.Faizlerin artması diğer yandan sanayi maliyetleri açısından kredi maliyetlerini de arttırarak üretüm maliyetine yani enflasyona sebep olacaktır.Dövizin artması ise yurtdışından sağlanan girdi maliyetlerinin yükselmesine sebep olacaktır.Dolayısıyla faiz de kur atışı da enflasyonu körükler.
Enflasyon ise fiyatların genel olarak artması, paranın değerinin düşmesi anlamına gelir. Faiz de paranın veya sermayenin sağladığı kazanç oranıdır. Bu temel göstergenin birbirine uyumu ülke ekonomisi için çok önemlidir. Ögelerin herhangi birinde oluşan artış veya azalış diğer ögeleri de etkiler. Ülke ekonomisi için makro açıdan bakıldığında ülkenin sağlıklı bir büyüme içinde olması için faiz, enflasyon ve döviz kuru artışlarının birbirine yakın ama yüksek seviyede olmamalıdır. Aksi taktirde ülkenin refah düzeyi olumsuz yönde etkilenecektir.
Toplam talep ve arz seviyesi arasındaki düzeyin arasındaki dengenin bozulması, enflasyonun en belirgin sebebidir. Nüfus yoğunluğunun yoğun ve kaynakların kıt olduğu ülkelerde enflasyon yüksektir. Enflasyon ortamında fiyatlar hızlı yükseliş gösterdiğinden üreticilerin kazancı düşmekte, üreticinin alım gücü zayıflamaktadır. Dolayısıyla üretim karsız olduğu için girişimciler üretime yönelmez ve para finansal piyasalara yönelir ve dalgalı bir finans piyasası oluşur.
ENFLASYON, FAİZ VE DÖVİZ KURU ARASINDAKİ İLİŞKİ
Merkez bankaları faizi enflasyonla mücadele etmek için kullanır. Ekonomistler, faiz ve enflasyon arasındaki ilişkiyi sürekli tartışma konusu yaparlar. Enflasyonu yaratan sebepler;
*Bütçe açığı: Bir ülkede belli bir zaman diliminde yapılan tüm yatırımların, iç ve dış tasarruflar toplamına eşit olmaması bütçe açığı yaratır. Para arzındaki artış, talep artışı getirir ve enflasyonun yükselmesine sebep olur. (Kamu açığı) Kamu gelir ve giderleri arasındaki dengesizliğin verdiği kamu açıklarıyla baş edebilmek için dolaşımda bulunan para miktarını arttırmak, yeni vergiler koyma ve yeni vergi oranlarını arttırmak veya borçlanma gibi finansal çözümler aranır. Kamu açığının kapatılması için para arzının çoğaltılması (para basılması) talep artışı kaynaklı enflasyonist baskılara sebep olacaktır.
Enflasyonun yükselmesinde başka bir etken de üretimde artan maliyetlerdir. Maliyet artışları üretimde söz konusu olunca enflasyonla mücadele için maliyetlerin düşürülmesi yolu seçilir. Faiz, paranın maliyeti olduğu için faiz indirimi ekonomi yönetimi tarafından benimsenebilir. Kamu açığını düşürmek için iç borçlanmanın gündeme gelmesi, faiz oranlarında baskıya neden olacaktır. Özel sektöre verilecek kaynakların kamu kesimine yönelmesi ve kamu kesiminin borçlanma ihtiyacından dolayı, faizler yükselecek, üretim azalacaktır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde kaynakların kıtlığı nedeniyle dış borçlanma seçeneği ortaya çıkabilir. Bu dış borçlanmanın enflasyona etkisi, borç alınan paranın verimli şekilde kullanılmasına bağlıdır. Vadesi geldiğinde ödenecek borcun reel faiz oranı borç alınan para ile sağlanan büyümeden daha düşük olması gerekir. Dış borçların verimli kullanılmadığı durumlarda, tekrar iç borçlanma gündeme gelecek. Dolayısıyla borçlanma maliyetleri yükselir ve faiz artışına neden olur.
Faiz, enflasyon ve döviz kuru ulusal ekonomini üç temel ögesidir ve bu üç öge birbirini yakından ilgilendirir. Bu üç temel öge mutlaka dengede kalmalıdır. Aksi taktirde ekonomide sorunlar yaşanacaktır.
Farklı iktisatçılar enflasyonun kaynağını açıklamaya çalışmışlardır. Farklı görüşlerin analizi faiz ile enflasyon arasındaki ilişkiyi anlamak için ilk önce enflasyonun kaynağı bilinmelidir. Enflasyon, talep artışı kaynaklı ise talebi kısmak ve tüketimi azaltmak için faiz artışına gitmek gerekebilir. Böyle bir durumda talep artışına bağlı enflasyonun faizlerin artışına sebep olabilir. Maliyet artışı sebepli enflasyonda ise üretim maliyetlerini düşürmek için faiz indirimine gidilebilir. Böyle bir durumda maliyet artışı kaynaklı enflasyon faizlerin düşmesine sebep olacaktır.
ENFLASYON DÖVİZ KURU İLİŞKİSİ
Döviz kurundaki artış enflasyonun yükselmesine neden olacaktır. Bu ikilinin ilişkisine bakıldığında döviz kurlarında meydana gelen artış, fiyatların yükselmesine sebep olacaktır. Döviz kurlarının yükselmesi, ithal ürün maliyetlerinin yükselmesine neden olacaktır. Böyle durumlarda enflasyonda meydana gelen yükselişten ülkenin dış pazarda rekabet gücünün düşmemesi için yerli paranın değerinin düşürülmesi söz konusu olabilir.
Döviz kurları, fiyat mekanizması olarak kabul edilir. Bugünkü ekonomide globalleşmenin de etkisiyle merkez bankaları faizleri dünyadaki genel eğilime göre karar almaktadır. Dünyada eğilimler göz önüne alınarak alınan bu kararlar döviz kuru riskini arttırarak enflasyonun yükselmesi, büyümenin düşmesi gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir.
Kaynak: https://www.integralforex.com.tr/dolar-kuru
. Alışkanlık zincirleri çok hafif hissedilir ama kırmaya çalışınca ne kadar ağır olduğunu anlarsınız.
Warren Buffet
ZAFER ÖZCİVAN
Satış Direktörü-Sektör Uzmanı