Ülkemizde konut ve kira sorunu son derece önemini korumakta ve giderek barınma sorununa evirilmeye doğru yol almaktadır. Kamuoyunda en çok ilgi alanı olan konut ve kira sorunu artık her vatandaşın gündeminde kalmaya devam ediyor.
Politika faizlerinin düşmeye başladığı Eylül 2021’den bu yana devam eden yüksek enflasyon nedeniyle doğal olarak inşaat maliyetlerine yansıyan zamlar maliyetleri de olumsuz yönde etkilemiş, yükselen konut fiyatları da özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşların konuta ulaşımını zorlaştırmış, hatta imkânsız duruma getirmiştir. Bu bağlamda maaş ve ücret artışları sürekli olarak enflasyonun altında kaldığından veya kısa bir süre sonra yüksek enflasyon karşısında eriyip giden hane halkı gelirleri, bırakın konut satın almayı kirayı bile ödeyemez duruma getirmiştir. Özellikle büyük şehirlerde ev sahibi kiracı anlaşmazlıklarından doğan olumsuz gelişmeleri neredeyse her gün yazılı ve görsel basından izlemekteyiz. Hükümetin yüksek kira ücretlerinden dar gelirliyi korumak amacıyla uygulamaya koyduğu yıllık %25 artış oranı maalesef uygulamadan uzak kalmıştır. Bu konu tartışmaya son derece açıktır. Çünkü yasa ayrım yapmadan tüm ev sahiplerini ve kiracıları kapsamaktadır. Hâlbuki ülkemizde birkaç veya sadece bir evi olan kiracının yaşam koşulları farklıdır. Günümüz koşullarında sadece emekli maaşı ile geçinmenin mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz. Yıllarca gece gündüz demeden çalışmış bir emeklinin bir evi varsa doğal olarak bundan maksimum getiri elde etmeye çalışacaktır ve %25 uygulaması bu tür vatandaşlar için geçerli olmamalıdır. Diğer tarafta 10 tane evi olan vatandaş için artış oranı veya kiracı olması pek önem arzetmeyebilir. Yasa bu kişileri ayırarak uygulanmalıydı. Nitekim yazılı ve görsel basından izlediklerimize göre bazı kimseler rant elde etmek üzere evlerini boş tutmaktadır ve İstanbul’da bu sayının yaklaşık sekiz yüz bin adet olduğu söylenmektedir. Ortada konut sıkıntısı varken evleri boş tutmak son derece yanlıştır ve hükümet boş evlere vergi getireceği söylentileri yayılmaktadır ve doğru bir karar olacaktır.
Konut sorunu, sadece bu iktidar döneminde değil uzun yıllardan bu yana hükümetlerin temel sorunlarından sadece biridir. Yaşı 50 ve daha üzeri olan vatandaşların hatırlayacağı üzere merhum Turgut Özal döneminde konut sorununu çözmek için ülkemizde kooperatifçilik sistemi yağın bir şekilde uygulanmaya konmuş ve sistem sayesinde özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşlar olmak üzere her sınıftan insanlar ev sahibi olmuştu. Günümüzde yüksek seyreden enflasyon nedeniyle kooperatifçilik sistemi, maliyetlerin hesaplanamaması nedeniyle uygulanamayabilir ama en azından benzer adımların atılması gerekir. Sistemin en güzel yanı kâr amacı olmadığından geniş kitlelere yayılımının kolay olması ve her kesimin ev sahibi olmasına olanak sağlamasıdır.
Ülkemizde konut açığının oluşmasında başlıca sebepler;
*Yıllar önce başlatılan kentsel dönüşüm projesinin son yaşadığımız yüzyılın felaketi nedeniyle hız kazanması ve dolayısıyla kısa süreliğine de olsa kiralık ev ihtiyacının çoğalması
*Deprem bölgesinde yaşayan vatandaşların güvenlik nedeniyle çareyi başka kentlere taşınmakta bulması
*Ülkemize sığınmak zorunda kalan yabancı vatandaşların akın etmesi
*Avrupa’da baş gösteren gaz sıkıntısı nedeniyle özellikle güney bölgelerimize gelen yabancılar
*Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği olumsuzluklar sayılabilir.
Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı üzere önümüzdeki süreçte yeni önlemler alınmadığı taktirde konut sorunu hatta barınma sorunu devam edecektir.
T.C. Merkez bankası,2023 yılı nisan ayına ait konut fiyat endeksini açıkladı. Buna göre;
Buna göre, 2023 Nisan’da bir önceki aya göre yüzde 4,7 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 121,3 yükseldi.
Konut fiyatları nisan ayında İstanbul’da yüzde 114,1 oranında artarken, İzmir’de yüzde 123 ve Ankara’da yüzde 126,1 yükseldi.
Ülke genelindeki konut fiyatları ocakta yüzde 153,1, şubatta yüzde 141,5 ve martta ise yıllık bazda yüzde 132,8 artmıştı. Böylece konut fiyatlarının artış hızındaki yavaşlama nisan ayında da sürmüş oldu.
İstanbul’da 100 metrekare bir evin bedeli nisan ayı itibarıyla 3,5 milyon TL’ye çıktı. (Kaynak: TCMB)
Nisan ayında yıllık bazda en yüksek artış gösteren iller yüzde 147 ile Zonguldak, Bartın ve Karabük oldu.
Bunu yüzde 143,2 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ; yüzde 142,2 ile de Çankırı, Kastamonu, Sinop izledi.
Türkiye'de bir konutun metrekare fiyatı nisan ayı itibarıyla 22 bin 841 TL’ye çıktı. Yani 100 metrekare bir evin ülke genelindeki ortalama maliyeti 2 milyon 284 bin 100 TL’ye ulaştı.
Ankara’da metrekare fiyatları nisan ayı itibarıyla 16 bin 800 TL’ye çıkarken; İzmir’de 26 bin 582 TL’ye çıktı.
İstanbul’da ise metrekare fiyatları nisan ayı itibarıyla 35 bin 114 TL’ye yükseldi. İstanbul’daki 100 metrekare bir evin bedeli nisan ayı itibarıyla 3,5 milyon TL’ye çıkmış oldu.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar