Kurtuluş Savaşı yılları ve sonrası
Kurtuluş Savaşı yıllarında yeniden ele alınmış, 8 Nisan 1923’te Doğu Anadolu’ya tren rayı yapma ve rayların 20 km etrafındaki madenleri işletme hakkını vermeyi içeren Chester projesi Meclis’te tartışılmış, yıllarca Rusya tehdidinden dolayı demiryolu ulaşımının sağlanamamasının iktisadi ve siyasi zararları ortaya konulmuştur.[1]
Sivas-Erzurum hattı Anadolu’nun tam ortasından geçeceği için gelecekte demiryolu hatlarının bel kemiği olarak nitelendirilmiştir. Bu hattın Sivas-Erzurum kısmı çok sarp ve engebeli bir araziden geçmektedir.
Üstelik bu hat, döşenecek hatlar içinde en uzun olanıdır.[2] Demiryolunu Erzurum’a ulaştırma hedefi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında ülke yöneticilerinin her fırsatta dile getirdikleri bir konudur.[3]
Mustafa Kemal (Atatürk) ve İsmet Paşa’nın bakışı
1924 Pasinler depreminden sonra Erzurum’a gelen Mustafa Kemal Paşa, “Bu defa Erzurum’a gelirken ayrı ayrı bölgelerden geçtim. Memleketin doğusu ile batısı ve merkezi arasındaki bağlantı, Cumhuriyet idaresinin kâfi göremeyeceği bir derecededir. Bunun için doğuyu, diğer vatan parçalarına bağlayacak bir demiryolunun buraya kadar uzatılmasını Türkiye Cumhuriyeti için hayati bir mesele sayıyorum”[4] demek suretiyle konunun önemini vurgulamıştır.
İsmet Paşa da Ankara-Erzurum demiryolunun gerekliliğini, “Eğer Ankara-Erzurum demiryolu mevcut olsaydı, Avrupa’nın Sakarya seferine girmesi şüpheli olurdu” şeklinde ifade etmiştir.
Ankara-Erzurum demiryolunun gerekliliğini İsmet Paşa da: “Eğer Ankara-Erzurum demiryolu mevcut olsaydı, Avrupa’nın Sakarya seferine girmesi şüpheli olurdu”[5]
Kanunlar ve hattın inşası
Hattın Sivas-Erzurum arasındaki kısmı ile ilgili ilk kanun 20 Mayıs 1933 tarihinde kabul edilmiştir. Söz konusu kanun, Sivas-Erzurum hattı ile Malatya’dan başlayarak Divrik civarında bu hatla birleşecek bağlantı hattının yapımlarını kapsamaktadır. Uzunluğu yaklaşık 548 km[6] tutan hattın yapımı için bütçeden 80 milyon lira ayrılmasına ve sekiz senede bitirilmesine karar verilmiştir.[7]
Sivas-Erzurum hattı güzergâhının belirlenmesinde Bayındırlık Bakanlığı Zara istikametinden Genelkurmay Başkanlığı ise Divriği üzerinden geçirilmesi yönünde fikir beyan etmişlerdir. Bayındırlık Bakanlığı hattın Divriği istikametinden geçirildiği takdirde arazinin çok engebeli olduğu ve yapım maliyetlerinin artacağını belirtmesine rağmen, Genelkurmay Başkanlığı bölgedeki demir cevherinden dolayı güzergâhın daha ekonomik olacağı yönünde görüş bildirmiştir.[8]
Sonuç
Anadolu insanının kendi sermayesi, mühendisi ve işçisiyle yapılan Sivas-Erzurum hattının yapımına 1933 yılında başlanmış ve 1939 yılında tamamlanmıştır. Güllübağ, tren yolu gelmeden önce çevre illerle düzgün bir bağlantısı olmayan demir yatağı Divriği’nin zenginliklerinden de istifade edemiyordu. Demiryolu sayesinde bölgede kendini tanıtmayı bilmiş, dışarıya açılmada büyük rol oynamıştır.
Cumhuriyet döneminin en önemli projelerinden biri olan Sivas-Erzurum demiryolu projesi bölgenin dışarıya açılmasında önemli bir araç olmuştur. Osmanlı Devleti’nde demiryolu yapımında ekonomik gelişmeye hizmet edici yanı olmakla birlikte emperyalist sömürünün iktisadi varlıklarımız üzerinde yaratacağı etkilerinin göz ardı edilmemesi gerekir.
Yeni demiryolu politikasıyla öncelikle ülkenin her tarafına devlet otoritesinin götürülmesi ve ülke savunması amaçlanmıştır. Sivas-Erzurum demiryolu, ülkenin doğusunu Ankara’ya bağlamak amacıyla planlanmıştır. İstasyonun yapılmasından sağlanan faydalar şöyle sıralanabilir:
**Askeri açıdan önemi büyüktür ve stratejik avantaj sağlamıştır,
**Ulaşımda sağlanan kolaylık, eğitime ve ticarete olumlu yansımalar yapmıştır,
**Okuyan öğrenci sayısında hızlı bir artış olduğu görülmüştür,
**Divriği demir tesisleri, cevher ve demir madeni naklinde üretim miktarını arttırmıştır,
**Bugün için önemli oranda turistik amaca hizmet etmektedir. (Rafting, dik yarların arasında özellikle yazın düşük debiyle ve sakin şekilde akan Fırat Nehri üzerinde botlarla gezinti, resim çekme, video kayıt yapma, doğa turlar vb)
Güllübağ tren istasyonu ve tren hattı, Türk insanının doğanın zorlu koşullarına karşı vermiş olduğu amansız mücadelenin büyük bir başarı öyküsüdür.
[1] TBMM Zabıt Ceridesi, I/28, s.436-515.
[2] Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 030.10-0.151.69.2.
[3] Murat Küçükuğurlu ve Gürkan Fırat Saylan, “Şimendiferin Erzurum Yolculuğu”, Atatürk Üniversitesi
Türkiyat
Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, Sayı:38, Erzurum, 2008, s.317-318.
[4] Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri I-III, Ankara, 1989, s.210-212.
[5] İsmet Paşa’nın Siyasi ve İçtimai Nutukları, Başvekâlet Matbaası, Ankara, 1933, s.294.
[6] Fatih Dervişoğlu, Nuri Demirağ Türkiye’nin Havacılık Efsanesi, İstanbul, 2007, s.82)
[7] TBMM Kavanin Mecmuası, Cilt:12 s.347.
[8] İhsan Çalapverdi, Sivas-Erzurum Demiryolu İnşası 1933-1939, Divriği Defterleri Yayın No:6, İstanbul, 2008,
s.13-14.