Rusya Ukrayna'nın 60 bin ton tahılını yok etti
Basında çıkan haberlerde Rusya’nın, pazartesi günü BM ve Türkiye’nin arabuluculuğunda varılan ve Ukrayna tahılının Karadeniz’den güvenli geçişine imkân tanıyan tahıl anlaşmasını askıya aldığı, birkaç saat sonrasıyla da Ukrayna’nın tahıl ambarlarına ve Odesa ile Mikolayiv limanlarına saldırılar düzenlediği belirtilmişti.
Saldırılarda ağır füzelerin kullanılması ve Karadeniz kıyısındaki Chornomorsk limanına da saldırı yapılması sonucu ortaya çıkan zarar, Ukrayna Altyapı Bakanlığınca bir dizi fotoğrafla dünyaya sunulmuştur. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy “her bir füze saldırısının yalnızca Ukrayna’ya değil dünyada normal ve güvenli bir hayat sürmek isteyen herkese bir darbe olduğunu” savunduğu olay hakkında Odesa askeri sözcüsü Serhiy Bratchuk, saldırıların kapsamının çok geniş olduğunu ve 60 bin ton Ukrayna tahılının yok edildiğini söylemiştir.
Dünyanın gözü Ukrayna tahılında iken bazı Rus yorumcuların söylediklerine bakın:
**Tahıl ambarlarına verilen zararın Kiev'in Rus füzelerini ve İHA'larını engellemekte yetersiz olduğunun kanıtladığını savunmuşlar,
**37 adet Rus füzesinin düşürülmüş olmasına rağmen bunun yeterli olmadığına dikkat çekmişler,
**Rusya Odesa’yı bombalamasının Kırım ile Rusya arasında bağlantıyı sağlayan Kerç köprüsüne yapılan saldırıya karşı düzenlenen bir "intikam saldırısı" olduğunu söylemişler.
Rusya gibi emperyalist bir devletin yorumcularından ancak bu beklenebilir. Dünya ağlarken hâlâ Rusya tarafına yontmak…
Rusya tarafından alınan kararın aktarıldığı açıklamada, “20 Temmuz 2023 saat 00.00’dan itibaren, Karadeniz’den Ukrayna limanlarına giden tüm gemiler potansiyel askeri yük taşıyıcısı olarak değerlendirileceği, bu tür gemilerin ülkeleri de Ukrayna ihtilafında Kiev rejimi tarafında yer almış kabul edilecek. Karadeniz’in kuzeybatısı ile güneydoğusunda uluslararası sularda bulunan bazı bölgeler de seyrüsefer için geçici olarak tehlikeli olarak ilan edildiği” bildirilmiştir.
Batı’nın tepkileri
Fransa ve Almanya da Rusya’nın saldırılarını kınamış. Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock Rusya lideri Vladimir Putin'in Odesa'yı bomba yağmuruna tutarak dünyayı Ukrayna tahılından mahrum bıraktığını ve bu nedenle de dünyanın en yoksul kesimine zarar verdiğini ileri sürmüştür.
İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly, “Girişim, başlangıcından bu yana küresel gıda fiyatlarının düşürülmesinde ve dengelenmesinde önemli rol oynayarak dünya pazarlarına 32 milyon tondan fazla gıda ürünü ulaştırdı. Rusya birkaç aydır anlaşmanın düzgün şekilde işlemesini engelledi. Bunu yaparken, Rusya kendi çıkarlarına hizmet ediyor ve sonuç olarak daha yüksek gıda fiyatları ödeyen en fakir ülkeler dahil dünyadaki herkesin ihtiyaçlarını göz ardı ediyor” demiştir.
Rusya’nın düşünceleri
Batı, Ukrayna’ya misket bombası satacak, tahılını dünya piyasalarına süren Ukrayna elde ettiği parayla silah alıp Rusya’ya vuracak, Rusya’nın istekleri yerine getirilmeyecek…
Batı'nın Rus gıda ve gübresine yaptırım uygulamaktan vazgeçmesi halinde Rusya, kararından döneceğini belirtmiştir. Ukrayna gıda ihracatının son ana kadar “Kiev ve Batılı küratörlerinin çıkarlarına hizmet etmeyi” amaçladığı savunulan açıklamada, tahıl girişimiyle bugüne kadar 32,8 milyon ton yükün ihraç edildiği, bunun 26,3 milyon tonunun Avrupa Birliği (AB) dahil olmak üzere yüksek ve orta gelir düzeyindeki ülkelere gönderildiği ifade edilmiştir.
AB’nin Temmuz 2022’den bu yana Rusya’ya karşı 5 defa yeni yaptırım paketi açıkladığı anımsatılan açıklamada, ABD ve İngiltere’nin de sınır ötesi sınırlamalarını eksik etmediği ifade edilmiştir. Açıklamada, sonuç olarak Rus banka ödemeleri, sigorta ve nakliye lojistiği ile yedek parça tedariki ve yurt dışı varlıklarının tamamen bloke edildiği kaydedildiği, Etiyopya, Yemen, Afganistan, Sudan ve Somali başta olmak üzere en yoksul ülkelere, toplam 922 bin 92 tonla yüzde 3’ten daha az tahıl gönderildiği bilgisi verilmiştir.
Sonuçta olacaklar
**Tahıl fiyatlarında artış olacağı,
**Milyonlarca insanın açlık çekeceği,
**Kaçak nakliyatı körükleyeceği,
**Savaşın devam edeceği,
**Anlaşmanın yeniden yürürlüğe girmemesi halinde yeni bir göç dalgasının ortaya çıkacağı,
**Türkiye açısından da, Türk ve Rus liderler birçok meseleyi kendi aralarında hallediyorlardı. Yeniden anlaşmayı sağlayamadığı takdirde Batı’nın gözünde Türkiye’nin “etkisiz” görüleceği söylenebilir.