SON DAKİKA
reklam
reklam

SAĞLIK HARCAMALARI 2022

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 6 Ağustos 2023, Pazar - 23:25   Okunma Sayısı:

Vatandaşların sağlık sisteminden en iyi şekilde faydalanabilmesi, hükümetlerin temel görevlerinden biridir. Günümüzde sağlık hizmetlerinin birçoğu hatta tamamı devlet tarafından karşılanmakta bu tedavilerden çok az ücret kesintisi yapılmaktadır.

Birinci basamak sağlık hizmeti sunucularında yapılan hekim ve diş hekimi muayenesinden katılım payı alınmayacaktır. Diğer sağlık hizmeti sunucularında yapılan hekim ve diş hekimi muayenesi nedeniyle uygulanacak katılım payı tutarları aşağıda belirtilmiştir.

İkinci basamak resmi sağlık hizmeti sunucularında ……………… ………………………...6 (altı) TL

Üniversiteler ile ortak kullanılan Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde……7 (yedi) TL

Üniversite hastanelerine bağlı üçüncü basamak sağlık hizmeti sunucularında......................8 (sekiz) TL

Özel sağlık hizmeti sunucularında ………………………….……………………………….15 (on beş) TL.

Kesinti yapılmaktadır. Yukarıdaki bilgiler devlet hastanelerinde veya üniversite hastanelerinde geçerlidir. Birçok özel hastanede de SGK anlaşması bulunmaktadır ama doğal olarak devlet hastanelerinden yüksek fark alınmaktadır.

Tedavi ücreti ve ilaç kesintileri başta engelliler olmak üzere emeklilerden alınmamalıdır. Çünkü en düşük emekli maaşının 7500 TL olduğu bir ortamda bu maaş ile geçinmek oldukça zor hatta imkansızdır. Hastane ve sağlık kuruluşlarına en çok ihtiyacı olan kesim emekliler olduğu bir gerçektir.

Çünkü hepimiz her şeyin başı sağlık olduğunu biliriz ve söyleriz ama özellikle gençlik yıllarında sağlığımızı ön planda tutmayız. Kendimden bir örnek vererek devam edeyim.

Çalışma hayatıma ilkokul ikinci sınıfta manavlıkla başladım. Bu çalışma ortaokul lise yıllarında inşaat işçiliği, hamallık gibi güç odaklı işlerle devam ettikten sonra üniversite öğrenimi için İstanbul’a gittiğimde Tahtakale’de tezgahtarlıkla devam etti. Üniversite bitince ise aynı tempoda 22 yıl çalıştıktan sonra bir fabrikanın satış müdürlüğü görevini üslendim. Ayda ortalama 11000 km. direksiyon sallayarak tüm Türkiye’de bayilik ağını kurmaya çalıştım. Sonuçta önce bel fıtığı ve daha sonra diyaliz tedavisi alarak hayatımı idame ettirmek zorunda kaldım. Diyaliz hastalığının beraberinde getirdiği rahatsızlıklardan dolayı 28 hastanede tedavi oldum. Demem o ki tüm bu rahatsızlıklarımın tedavisi için çok az özel hastaneden tedavi aldım, birçoğunu devlet imkanlardan faydalandım.

Diyaliz hastasının devlete maliyeti aylık yaklaşık 6000 TL civarındadır.11 yıldan bu yana bu tedaviyi aldığıma göre devlet benim için yaklaşık 800000 TL civarında sadece diyaliz tedavim için sağlık harcaması yapmış oluyor. Diğer tedavi ücretlerini, ilaç bedellerini de kattığımızda devlete maliyetim 1000000 TL’nin üzerinde olacağı kesindir.

Devletin verdiği sağlık olanakları bu kadar geniş iken yapılan eleştiriler ve şikayetlerin gerçekle ilgisi yoktur. Kendi yaşadıklarımı anlamaya çalıştım. Eleştiri yaparken biraz da empati yapmak durumundayız.

Ülkemizde yaklaşık 29000 diyaliz hastası bulunuyor. Bu hastaların devlete aylık maliyeti 174.000.000 TL, yıllık maliyeti ise 2,088,000,000 TL dir. Bu rakam sadece diyaliz hastalarının maliyetidir. Diğer kemoterapi alan hastalar, onkoloji hastalıkları ve daha birçok hastalıkların devlete maliyetini hesaplamaya kalkarsak inanılmaz sonuçlar ortaya çıkacağı kesindir. Dolayısıyla eleştiri yaparken okuyup, araştırmak son derece önemlidir. Aşağıda TÜİK tarafından kamuoyu ile paylaşılan 2022 yılı sağlık giderlerini görebilirsiniz.

Türkiye İstatistik Kurumu, Sağlık Modülü 2022 isimli araştırmasının sonuçlarını yayınladı.

2022 yılında hanelerdeki 15 yaş ve üstündeki tüm fertlerin sağlık durumlarını ve sağlık harcamalarının hane halkına getirdiği yükü tespit etmeyi amaçlayan araştırmanın sonuçlarına göre, doktor muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 43,4’üne yük getirdi.

Hanelerin yüzde 7,3’üne doktor muayene ve tedavi harcamalarının çok yük getirdiği, yüzde 36,1’ine biraz yük getirdiği, yüzde 47,7’sine ise yük getirmeği görüldü.

Diş muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 5,5’ine çok, yüzde 25,8’ine biraz yük getirirken yüzde 32,2’sine yük getirmedi.

İlaç harcamaları ise hanelerin yüzde 5,9’una çok, yüzde 37,3’üne biraz yük getirdi. Hanelerin yüzde 50,8’i ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti. Son 12 ay içerisinde hanelerin yüzde 9,0’ı muayene veya tedavi, yüzde 36,6’sı diş muayenesi veya tedavisi, yüzde 6,0’ı ilaç harcaması yapmadı.

GELİR DURUMUNA GÖRE HARCAMALAR

Diş muayene ve tedavisine ilk (en düşük) yüzde 20’lik gelir grubunda olanların yüzde 51,9’unun, ikinci yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 44,8’inin, üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 40,6’sının, dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 36,9’unun, beşinci (en yüksek) gelir grubunun ise yüzde 32,8’inin harcama yapmadığı görüldü.

En düşük yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 49,1’ine doktor muayene ve tedavi, yüzde 27,8’ine diş muayene ve tedavi, yüzde 52,2’sine ise ilaç harcamaları yük getirdi.

En yüksek yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 60,4’ü doktor muayene ve tedavi, yüzde 41,1’i diş muayene ve tedavi, yüzde 65,7’si ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti.

OTURARAK ÇALIŞANLAR AZINLIKTA

Bir işte çalışan 15 yaş ve üstü fertlerin tüm çalıştıkları süre incelendiğinde çoğunlukla bu fertlerin yüzde 28,2’sinin oturarak, yüzde 47,9’unun ayakta durarak, yüzde 18,4’ünün yürüyerek veya orta düzey fiziksel aktivite yaparak, yüzde 5,6’sının ise ağır iş ya da ağır fiziksel aktivite yaparak çalıştığı görüldü.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

zozcivan@hotmail.com

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam